Deices türkçesi Deices nedir

  • Buzlarını temizlemek.
  • Buzsuzlaştırmak.
  • Buzunu gidermek.
  • Buz çözmek.
  • Buzunu çözmek.
  • Buz giderme.

Deices ingilizcede ne demek, Deices nerede nasıl kullanılır?

Deice : Buzlarını temizlemek. Buzunu çözmek. Buzlanmayı önlemek. Buz çözmek. Buz giderme. Buzsuzlaştırmak. Buzunu gidermek. Buz tutmasını önlemek.

Deiced : Buz giderme. Buzlarını temizlemek. Buzunu çözmek. Buz çözmek. Buzsuzlaştırmak. Buzunu gidermek.

Deicer : Buzsuzlaştıran. Buz çözücü. Buz giderici. Buzunu çözen. Buz kırıcı. Buz önleyici.

Deicers : Buz kırıcı. Buz çözücü. Buzunu çözen. Buz önleyici. Buzsuzlaştıran. Buz giderici.

Deicide : İlahın öldürülmesi.

Agnus dei : İsa amblemi olarak kullanılan kuzu şekli.

Deific : Tanrısal. İlahi. Tanrı gibi.

Apodeictic : Aşikar. Su götürmez. Bariz.

Deideologize : İdeolojiden arındırmak.

Vox populi vox dei : (latince) genel halkın sesi tanrı'nın sesidir. Halkın sesi tanrı'nın sesidir.

İngilizce Deices Türkçe anlamı, Deices eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deices ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Straightener : Düzeltici. Doğrultucu.

Remote : Endirekt. Pek az. Ücra. Uzak. Çok eski. Soğuk (davranış). Ecnebi. Çok uzak. Küçük.

Gadget : Küçük alet. Püf noktası. Hile. Makine. Alet. Dalgametre. Üçkağıt. Zımbırtı. Dalga. Küçük aygıt.

 

Lighter : Yakan kimse. Layter. Daha hafif. Yakıcı aygıt. Işıkçı. Tutuşturucu şey. Yakıcı alet. Çakmak. Tutuşturucu. Mavna.

Interlock : Birbirine kenetlenmek. Birbirine kenetlemek. Kenetlenmek. Birbirine bağlamak. Kilitlemek. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Başka amaçla kullanılmakta olduğu için ya da günlenmemiş olduğu için bilginin erişimini ya da kullanımını engelleyen her türlü donanım ya da yazılım tekniği. Bağlantı. Bağlamak. İç içe geçmek.

Take up : Alıcı makara. Kısaltmak (elbise). Almak. Yürütmek. Alıcı, gösterici, basım aygıtı vb. aygıtlarda, filmin pencere önünden geçtikten sonra sarıldığı makara. Tutmak. Karışmak. Kaldırmak. Meşgul olmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Drive : Uzun vuruş. Arabayla götürmek. Zorlamak. Vurmak. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Dürtü. Bir oyuncunun, topla ilerlerken ya da dururken, savunan tarafın bıraktığı boşluklardan sepete doğru birden dalışı. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteçte oluşan kirlenim seviyesi için belirleyici olan ve kirlenim ile doğru orantılı bir etken. Acele etmek. Coşku.

Style : Biçim. Ad takmak. Şekillendirmek. Üslup. Bilgisayar, bitki, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şekil vermek. Model yaratmak. Demek. Moda. Biçem.

Cryptograph : Şifreli yazan alet. Kriptograf. Şifre yazı. Kriptolamak.

Unfreeze : Eritmek. Serbest bırakmak.

Deices synonyms : drop forge, gizmo, throwing stick, exercise device, prophylactic device, dart thrower, baby's dummy, signaling device, lifting device, throwing board, musical instrument, spear thrower, contraceptive device, ignition interlock, gas fixture, birth control device, rhetorical device, elastic device, billiard marker, pto, plectron, holding device, control surface, source of illumination, breathing machine, suction cup, agglomerator, dental appliance, drop press, bird feeder, birdfeeder, robot pilot, power takeoff.

 

Deices zıt anlamlı kelimeler, Deices kelime anlamı

Blessed : Bereketli. Mutlu. Huzurlu. Kutsal. Kutsanmış. Mutluluk veren. Kutlu. Mübarek. Allah'ın.