Dekompresyon nedir, Dekompresyon ne demek

Dekompresyon; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Basıncın herhangi bir biçimde ortadan kalkması.

Derin deniz dalgıçlarında ve yükseklere çıkan pilotlarda atmosferik basınçtaki azalmasının normal koşullarda da devam etmesi durumu. Kontrol altına alınamaz ise dekompresyon hastalığı biçimlenir.

Yapay olarak bu durumun düzeltilmesine yönelik geliştirilen teknik.

Dekompresyon hakkında bilgiler

Vurgun veya dekompresyon hastalığı, kısa sürede yüksek basınçlı bir bölgeden alçak basınçlı bir bölgeye geçilmesi nedeniyle vücutta gaz kabarcıklarının oluşmasına bağlı olarak görülen rahatsızlık. Özellikle dalgıçlar, pilotlar veya su altı inşaat işçileri gibi basınç değişimine maruz kalan kimselerde rastlanır. Dekompresyon sözcüğü "basınç azalması" anlamına gelir. İnsan vücudu yeryüzündeki normal hava basıncı altında (deniz seviyesinde yaklaşık 760 mmHg) yaşamaya alışıktır. Bu basınç düzeyinde -başta azot olmak üzere- atmosferdeki bazı gazlar vücut dokularında çözelti hâlinde (sıvı hâlde) bulunurlar. Hava basıncı düşmeye başlarsa, dokulardaki gazlar yavaş yavaş kana karışırlar ve solunum yoluyla vücuttan atılırlar. Ancak vücuda etki eden basınç aniden düşerse (örneğin basınç ayarlaması olmayan bir uçak aniden yüksek bir irtifâya çıkarsa) bu gazlar dokularda kabarcık hâline gelirler. Dalış esnasında dalgıçların vücuduna etki eden basınç gitgide artar. Dalgıcın soluduğu havanın da basıncı aynı oranda artar. Dalış uzadıkça ve derinlik arttıkça dalgıcın vücudunda daha fazla basınçlı hava soğurulur. Dalgıç yüzeye çıkmaya (yükselmeye) başladığında vücuttaki fazladan gazların atılması için yeterli zaman ayırmazsa (hızla yükselirse) dokularda gaz kabarcıkları meydana gelir. Atmosferdeki gazların yaklaşık %78'i azot (nitrojen), %21'i oksijendir. Azot, dekompresyon rahatsızlıklarına en fazla neden olan gazdır. Havadaki oksijen vücuttaki hücreler tarafından kullanılır ve atık ürün olan karbondioksit (CO2) sürekli olarak, solunum yoluyla vücuttan atılır. Azot ise -o anki çevre basıncında- dokular doyana kadar vücutta birikir ve basınç azaldığında fazlalık kısmı serbest kalır.

 

Dekompresyon anlamı, tanımı

Dekompresyon hastalığı : Vurgun hastalığı

Deniz seviyesi : Kara ile denizin birleştiği ve yüksekliğin sıfır olarak kabul edildiği nokta.

Ortadan kalkma : Zevâl (bk. sona erme).

Karbondioksit : Renksiz, kokusuz, yoğunluğu 152,0 °C'de ve 36 atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz (CO2).

Basınçlı hava : Kompresör tarafından bir yere basılan tazyikli hava.

Yüksek basınç : Basınçölçerde 760 milimetre üstünde bulunan ve güzel havayı belirten hava durumu.

Alçak basınç : Barometrede 760 milimetre altında bulunan, kötü havayı işaret eden hava durumu.

Hava basıncı : Yer yuvarını çevreleyen havanın yeryüzündeki bir alana uyguladığı kuvvet.

 

Yavaş yavaş : Yavaş bir biçimde, ağır ağır, adım adım, aheste aheste, aheste beste, sepil sepil. Azar azar. Gitgide.

Derin deniz : Aradenizlerin, geniş yer kaplayan ve derinliği 2000-6000 m. arasında değişen kesimlerine verilen ad.

Rahatsızlık : Rahatsız olma durumu, tedirginlik. Hastalık.

Atmosferik : Atmosferle ilgili, cevvi.

Düzeltilme : Düzeltilmek işi.

Esnasında : Sırasında, olduğu anda.

Nitrojen : Azot.

Koşullar : Şerâit.

Ayarlama : Ayarlamak işi, kalibraj. Düzene koyma, regülasyon.

Kabarcık : İçi su, hava dolu ufak kabartı veya kürecik. Metal biliminde sıvı veya katıların içinde oluşan gaz hacmi. Kabartı. Vücutta oluşan sivilce gibi küçük şişkinlik.

Fazlalık : Çokluk, gereğinden artık olma durumu.

Diğer dillerde Dekompresyon anlamı nedir?

İngilizce'de Dekompresyon ne demek ? : decompression