Deluder türkçesi Deluder nedir

  • Aldatan kimse.
  • Aldatıcı.
  • Kandıran kimse.
  • Sahtekar.

Deluder ingilizcede ne demek, Deluder nerede nasıl kullanılır?

Deluders : Sahtekar. Aldatan kimse. Aldatıcı. Kandıran kimse.

Delude : Gözünü boyamak. Avutmak. Göz boyamak. Ayartmak. Kandırmak. Yanıltmak. Aldatmak. İğfal etmek.

Deluded : Avutmak. Kandırmak. Aldatılmış. Kandırılmış. Aldatmak. Ayartmak.

Deluded himself : Kendini yanlış yönlendirdi. Kendini yanılttı. Kendini kandırdı. Kendini avuttu.

Deludes : Göz boyamak. Aldatmak. Ayartmak. Avutmak. Gözünü boyamak. Yanıltmak. Kandırmak. İğfal etmek.

Deluding : Ayartmak. Kandırmak. Aldatma. Avutmak. Aldatan. Aldatmak.

Deluges : Şiddetli yağmur. Büyük sel. Suya boğmak. Su baskını. Sel basmak. Yağmuruna tutmak. Akın. Yağmur. Sel. Su basmak.

Delurk : İnternette çevrimiçi bir haber grubunda aktif olarak yer almak (bir süre pasif olarak katıldıktan sonra).

Delusion : Vesvese. Düş. Kandırma. Aldanma. Hayali. Hayal. Kuruntu. Hulya. Yanlış inanç. Saplantı.

Self deludingly : Kendini yanlış yönlendirerek. Kendini kandırarak. Hayali bir güven hissi ile.

İngilizce Deluder Türkçe anlamı, Deluder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deluder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Coloured : Renkli. Siyahi. Göz boyayıcı. Beyaz ırktan olmayan. Boyama. Boyanmış. Etki altında kalmış. Renklendirilmiş. Siyah.

Dupers : Aldatan. Hile yapan. Gırgırcı. Dümenci. Aldatan kişi. Hilekar.

Consign : Emanet etmek. Tahsis etmek. Bırakmak. Kesin satışı daha sonra yapılmak üzere mal gönderilmesi biçiminde gerçekleştirilen, mal bedelinin sonradan ödendiği ve tamamen güvene dayalı bir satış ve ödeme yöntemi. Göndermek. Teslim etmek. Konsinye satış. Tevdi etmek. Sevk etmek.

Drop off : Çok azalmak. Dalmak. Düşüş göstermek. Düşüş yaşamak. Boşaltmak. Gerilemek. Araçtan indirmek. Uyuyakalmak. Uykuya dalmak. İndirmek.

Bunko : Alavere dalavere. Dolandırıcılık oyunu. Hilekar. Kazıklama. Üçkağıtçı (kağıt oyunlarında). Düzenbazlık. Güveni suistimal suçu. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Dolandırıcılık.

Counterfeiter : Düzmeci. Sahte para basarak piyasaya süren kişi. Bir markanın özdeşini yapan ve kullanan kişi. İkiyüzlü. Sahteci. İki yüzlü. Kalpazan.

Catchy : Çekici. Hoş ve kolaylıkla akılda kalan. Hileli. Akılda kalıcı. Cazip. Akılda kolay kalan. Hoş. Alımlı. Kolayca akılda kalan.

Artful : Akıllıca düşünülmüş. Ustalık gerektiren. Sanatlı. Cin fikirli. Beceriyle yapılmış. Ustalıklı. Akıllıca yapılmış. Kurnaz. Şeytan.

Speechify : Nutuk çekmek. Kafa şişirmek. Söylev vermek. Fazla konuşmak.

Deluder synonyms : misdeliver, deluders, speak, trickers, set down, serve, tricker, debaucher, bamboozler, bunco steerer, verbalise, process, baffling, mouth, cheater, chimeric, bunkos, goldbrickers, bamboozlers, colorable, cozener, colored, deceitful, talk, inveigler, con artist, adulterators, colourable, imposter, corrupted, sophisticator, confusional, beguiling.

 

Deluder zıt anlamlı kelimeler, Deluder kelime anlamı

Take away : Çalmak. Çıkarmak. Paket yaptırıp götürmek. Almak. Ortadan kaldırmak. Elinden almak (bir hakkı). Çekmek (desteği). Alıp götürmek. Kaldırmak. Dışarıya çıkarmak.

Junior : Yaşça küçük. Daha genç. Mevki veya kıdemce küçük olan kimse. Küçük. Çocuk. Genç. İki kişiden küçük olanı. Ast. Lise veya üniversitede sondan bir önceki sınıf öğrencisi. Küçük kimse.

Deluder ingilizce tanımı, definition of Deluder

Deluder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An impostor. One who deludes. A deceiver.