Speechify türkçesi Speechify nedir

  • Nutuk çekmek.
  • Kafa şişirmek.
  • Söylev vermek.
  • Fazla konuşmak.

Speechify ingilizcede ne demek, Speechify nerede nasıl kullanılır?

Speechifying : Söylev vermek. Kafa şişirmek. Nutuk çekmek.

Speechification : Kafa şişirme. Nutuk çekme.

Speechifier : Nutuk çeken kimse. Nutuk çeken kişi. Kafa şişiren kimse.

Speeching : Tekellüm. Konuşma. Diskur. Nutuk. Konuşma yeteneği. Söylev. Anlatma. Hitabe. Konuşma tarzı. Savunma.

Speech act : Söz eylemi. Sözeylem. Belirli bir ifadede bulunma faaliyeti (örneğin bir evlenme teklifi tehdit etme vs). Söz edimi. (dilbilim) konuşma işi.

Speech band : Söz kuşağı. Üzerinde yalnız sözleri taşıyan ses kuşağı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Speech correctionist : Gördüğü özel öğrenim ve meslek çalışmaları ile konuşma özürlerinin düzeltilmesi alanında yeterlik kazanmış olup bir okul ya da özel eğitim kurumunda bu işle görevlendirilen kimse. Konuşma özürü uzmanı.

Speech analysis : Konuşmanın sesli tutanaklarının çözümlenerek sözcüklerin tanınması ya da konuşanın kimliğinin tanınması için gerekli donanımı, çözümleme yöntemlerini içeren ve bunu bilgisayara sesle giriş olanakları geliştirmek üzere kullanmayı uman araştırma alanı. konuşma çözümleme deyimi de kullanılabilir. Konuşma çözümleme. Konuşma analizi. Söz çözümleme.

 

Speech compression : Konuşma sıkıştırması. Söz sıkıştırma. Ses kalitesine zarar vermeden konuşma kaydı içeren bir dosyayı sıkıştırma. Konuşma sıkıştırma.

Speech community : Dilsel topluluk. Dilseltopluluk. Konuşma topluluğu. Dil topluluğu.

İngilizce Speechify Türkçe anlamı, Speechify eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Speechify ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Declaim : Hararetle konuşmak. Heyecanlı konuşma yapmak. Bağırıp çağırmak. Yüksek sesle söylemek. Yüksek sesle okumak. Resmi bir şekilde söylemek. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Yüksek sesle konuşmak.

Discoursing : Bahsetmek. İşlemek. Muhavere. Üzerinde durmak. Mükaleme. Konuşmak. Karşılıklı konuşma.

Address : (sorunların) üzerine gitmek. Ünvan. Göndermek. Söz yöneltmek. Adres yazmak. Konuşma yapmak. Adres. Birincil ya da ikincil bellekte, bir verinin bulunduğu yeri ve bu yere nasıl erişilebileceğini tanımlayan veri. genellikle, özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan veri. erişki sözcüğü de kullanılabilir.

Yammers : Bağırmak. Yakınıp durmak. Durmadan konuşmak. Ağlamak. Yakınmak. Caz yapmak. Sızlanıp durmak. Sızlanmak. İnlemek.

Harangue : Konuşma yapmak. Vaaz vermek. Uzun ve sıkıcı konuşma. Tirat söylemek. Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak. Nutuk atmak. Dırdır. Uzun ve tumturaklı konuşma. Nutuk vermek.

Harangues : Dırdır. Konuşma yapmak. Nutuk atmak. Nutuk vermek. Sıkıcı konuşma. Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak. Tirat söylemek. Uzun ve tumturaklı konuşma.

 

Give a speech : Konuşma yapmak. Bir konuşma yapmak.

Disserts : Çekişmek. Tartışmak. Bir konu hakkında söylev vermek. Sürtüşmek.

Bitch : Cadı. Sevimsiz şey. Orospu. Karı. Cadaloz. Dırdır etmek. Dişi köpek. Kevaşe. Berbat etmek.

Discourse : Araştırma. Nutuk. Ayrıntılı bir şekilde konuşmak. Konuşmak. Vaız. Söylemek. Tez. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. İşlemek. Konuşma.

Speechify synonyms : dissertate, declaims, hold forth, yammered, speechifying, make a speech, declaimed, dissert, deliver a speech, discoursed, haranguing, yammer, present, discourses, deliver, declaiming, harangued, orate.

Speechify ingilizce tanımı, definition of Speechify

Speechify kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To harangue. To make a speech.