Harangue türkçesi Harangue nedir
- Konuşma yapmak.
- Uzun ve tumturaklı konuşma.
- Sıkıcı konuşma.
- Vaaz vermek.
- Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak.
- Nutuk vermek.
- Nutuk çekmek.
- Nutuk atmak.
- Nutuk.
- Söylev vermek.
- Uzun ve sıkıcı konuşma.
- Dırdır.
- Tirat söylemek.
Harangue ingilizcede ne demek, Harangue nerede nasıl kullanılır?
Harangued : Nutuk atmak. Dırdır. Söylev vermek. Tirat söylemek. Nutuk çekmek. Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak. Uzun ve tumturaklı konuşma. Nutuk vermek. Konuşma yapmak. Sıkıcı konuşma.
Haranguer : Tutkulu veya cafcaflı bir konuşma yapan kişi. Sıkıcı söylev veren kişi. Ders veya konferans veren kişi.
Haranguers : Ders veya konferans veren kişi. Sıkıcı söylev veren kişi. Tutkulu veya cafcaflı bir konuşma yapan kişi.
Harangues : Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak. Dırdır. Nutuk vermek. Sıkıcı konuşma. Söylev vermek. Nutuk çekmek. Tirat söylemek. Nutuk atmak. Uzun ve tumturaklı konuşma. Konuşma yapmak.
Haranguing : Konuşma yapmak. Nutuk atma. Nutuk çekmek. Söylev vermek.
Gharana : Hindistan'a ait klasik müzik. Klasik hint müziği veya dansı okulu.
Maharanis : Mihracenin karısı.
Hari hara : Vishnu ve shiva tanrılarının birleşimi olan hindu tanrısı.
The bukharan quarter : Bukharan mahallesi. Kudüs'teki merkezi otobüs istasyonunun yakınında bulunan mahallenin adı.
Saharan : Sahra'ya özgü. Sahra. Kuzey afrika'daki sahra çölü'ne ait.
İngilizce Harangue Türkçe anlamı, Harangue eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Harangue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Confers : Bir ünvanı tevcih etmek. Danışmak. Ödül ile onurlandırmak. Müzakere yapmak. Müzakere etmek. Görüşmek. Sunmak. Vermek. Bahşetmek.
Oration : Hitabe. Söylev. Konuşma.
Nagging : Azarlama. Durmadan hatırlatan. Bıkıp usanmadan eleştiren. Rahatsız edici. Vırıltı. Can sıkıcı. Kusur bulma. Ardı arkası kesilmeyen. Dırdırcı. Dırdır eden.
Perorations : Söylevin sonu. Söylev sonu.
Address : Ünvan. Adres yazmak. Kendini bir işe adamak. Adres. (sorunların) üzerine gitmek. Hitap etmek. Söz yöneltmek.
Orations : Hitabe. Söylev. Konuşma. Söylevler.
Preached : Vaazetmek. Telkin etmek. Tavsiye etmek. Öğüt vermek. Vaaz çekmek. Vaaz etmek. Öğütlemek. Vaaz.
Make a speech : Bir konuşma yapmak. Sunum yapmak.
Give a speech : Bir konuşma yapmak.
Harangue synonyms : orating, disquisition, grumbles, quacks, haranguing, orated, preach to, ranting, disquisitions, sermonic, sermon, declaimed, grumbled, sermonise, discoursed, speech, sermoning, grouch, declaims, screed, rant, orate, preach, oratorize, declaiming, jaw, speak, sermonize, allocution, declamations, dissert, moan, hold forth.
Harangue ingilizce tanımı, definition of Harangue
Harangue kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A popular oration. Ranting. To make an harangue. Declamation. In a bad sense, a noisy or pompous speech. A speech addressed to a large public assembly. A loud address to a multitude. To declaim. To address by an harangue.

Bu kısımda Harangue kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Harangue ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Harangue anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Harangue ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.