Speeching türkçesi Speeching nedir

Speeching ingilizcede ne demek, Speeching nerede nasıl kullanılır?

Speechification : Kafa şişirme. Nutuk çekme.

Speechifier : Nutuk çeken kişi. Kafa şişiren kimse. Nutuk çeken kimse.

Speechify : Söylev vermek. Kafa şişirmek. Nutuk çekmek. Fazla konuşmak.

Speechifying : Söylev vermek. Kafa şişirmek. Nutuk çekmek.

Speech act : Söz edimi. (dilbilim) konuşma işi. Söz eylemi. Belirli bir ifadede bulunma faaliyeti (örneğin bir evlenme teklifi tehdit etme vs). Sözeylem.

Speech chain : Söz zinciri.

Speech compression : Konuşma sıkıştırma. Söz sıkıştırma. Konuşma sıkıştırması. Ses kalitesine zarar vermeden konuşma kaydı içeren bir dosyayı sıkıştırma.

Speech community : Konuşma topluluğu. Dil topluluğu. Dilseltopluluk. Dilsel topluluk.

Speech centre : Konuşma merkezi.

Speech center : Konuşma merkezi.

İngilizce Speeching Türkçe anlamı, Speeching eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Speeching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Homilies : Vaaz. Dini öğüt. Uzun konuşma.

Parlances : Jargon. Dil (özel). Dil. Deyim. Tabir. Deyiş.

Disquisitions : Tez. Bilimsel inceleme. Tetkik. Soruşturma. Araştırma.

 

Defending : Koruma. Savunan.

Dialogue : İletişim. Bir oyunda iki kişi arasında söylediği, oyuna göre düzenlenmiş sözler. Diyalog. Söyleşme. İleti. İkili söyleşi. İkili konuşma. Bir oyunda iki kişinin birbiriyle konuşması.

Advocacy : Yan tutma. Aktif destek. Tarafını tutma. Müdafaa. Fikir savunuculuğu. Taraf tutma. Tarafgirlik. Taraftarlık. Yasal savunma.

Narrations : Öyküleme. Anlatım. Hikaye. Hikayeleme. Nakil. Kaleme alma. Anlatı. Anlatış. Öykü.

Advocacies : Fikir savunuculuğu. Aktif destek. Tarafını tutma. Müdafaa. Tarafgirlik. Taraftarlık. Taraf tutma. Avukatlık. Yasal savunma.

Conversation : Bireyler arasında geçen ve ölçünlü bir gidişi olmamakla birlikte bilgi amaçlı konuşma. Laf. Görüşme. Konuşu. Lakırdı. Söyleşi. Hareket. Cinsel birleşme. Sakım.

Address : Ünvan. Söylev vermek. (sorunların) üzerine gitmek. Nutuk çekmek. Göndermek. Hitap etmek. Birincil ya da ikincil bellekte, bir verinin bulunduğu yeri ve bu yere nasıl erişilebileceğini tanımlayan veri. genellikle, özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan veri. erişki sözcüğü de kullanılabilir. Kendini bir işe adamak.

Speeching synonyms : peroration, a glib tongue, indication, colloquies, backfield, delivery, colloquium, dialog, declamations, discourses, advocation, deliveries, way of talking, dialoguing, concourses, rehearsal, chin wag, lecture, apologies, recitation, colloquy, sermoning, form of expression, recitations, pronouncement, dissertations, sermons, sermonic, rehearsals, parlance, causeries, apologia, concourse.

Speeching zıt anlamlı kelimeler, Speeching kelime anlamı

 

Acceleration : Hız verme. İvme. Vadeden önce muaciliyet kespetme. Süratlenme. Bilgisayar, fizik, uzay, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Borçlunun, anlaşmaya uymaması yüzünden, alacaklının, süreden önce alacağını isteyebilmesi. Hızlandırma. Hız artması. Birim zamandaki hız değişimi tutarı; hızın değişim hızı. Alacağı hızlandırma.

Deceleration : Yavaşlama şeridi. İvmenin tersi. Hız kesme. Hız azaltma. Hız azalması. Hızını azaltma. Yavaşlama. Yavaşlatma.

Speeching antonyms : unagitated.

Speeching ingilizce tanımı, definition of Speeching

Speeching kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of making a speech.