Narrations türkçesi Narrations nedir

Narrations ingilizcede ne demek, Narrations nerede nasıl kullanılır?

Off screen narration : Öyküleme. Öykülü filmlerde, filmin kişilerinden birinin ya da filmde hiç görünmeyen bir üçüncü kişinin, filmin öyküsünü anlatması durumu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Narration : Öyküleme. Öykü. Anlatı. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Anlatma. Öykülü filmlerde, filmin kişilerinden birinin ya da filmde hiç görünmeyen bir üçüncü kişinin, filmin öyküsünü anlatması durumu. Kaleme alma. Anlatım. Hikayeleme. Oyundaki kişilerden birinin oyunun konusunu anlatmasından; başta, sonda, kimi kez de, ortada, oynanmakta olan bölümleri özetlemeğe ve yorumlamağa başlamasından ortaya çıkan anlatım çeşidi.

Narrating : Anlatmak. Öyküleme. Öykülemek.

Narrative : Bildirme ve tasarlama kiplerine, ek-fiilin duyulan geçmiş zamanının getirilmesiyle oluşturulan birleşik kip. görülen geçmiş zaman kipi ile emir kipinin rivayet birleşik kipleri yoktur. al-ır-mış, al-ıyor-muş, al-mış-mış, al-acak-mış, al-say-mış, al-a-y-mış, al-malı-y-mış vb. Öyküsel. Fıkra. Öykü. Anlatı. Rivayet. Hikaye. Öykülü. Hikaye türünden.

 

Narrative folk dance : Öykülü halk oyunu. Bir olayı anlatmak amacıyla oynanan halk oyunu. bk. halk oyunu.

Narrativize : Hikaye anlatan edebi esere dönüştürmek. Rapor formuna dönüştürmek (ayrıca narrativize).

Narraters : Sunan. Bir oyunun perdeleri arasında hikaye veya tanımlayıcı metin okuyan kimse (ayrıca narrator). Anlatan kimse. Anlatıcı. Hikaye anlatan kimse. Anlatan.

Narratives : Hikaye anlatma. Öykü. Hikaye. Rivayet.

Narrative historiography : Öyküsel tarihçilik. Olayları, aralarındaki nedensel ilişkileri ve zaman sırasını gözetmeksizin, yüzeysel olarak öykülemeyi ön planda tutan ilkel tarih yazıcılığı.

Narratively : Hik3aye tarzında. Anlatım veya öykü ile. Anlatımla.

İngilizce Narrations Türkçe anlamı, Narrations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Narrations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Subdivision : Parselasyon. Parselleme. Genellikle tarımsal nitelikte olan belli bir toprak parçasının, kentin düzentasarısına ve bayındırım kurallarına uygun biçimde, anayolları ve yeşil alanları belirtilmiş yapı alanlarına adacıklara, küçük parçalara ayrılması işlemi. Bölüm. Yerbölümleme. İfraz. Bir daha bölme. Parsellenmiş arazi. Altbölüm. Ayırma.

Carryovers : Müdevver zarar. Nakli yekun. Aktarma. Sarkıntı. Devren gelen mal veya eşya. Repor işlemi. Hasılat bakiyesi. Ertelenmiş iş. Makineye su yürümesi.

Rehearsals : Tekrar. Prova (tiyatro). Prova (tiyatro terimi). Prova. Tekrarlama. Sayıp dökme.

Indication : Bir hastalıkta izlenecek tedavi yöntemi ve müdahalenin belirlenmesi, indikasyon. bir ilacın hangi hastalıklara ve hangi biçimde uygun olacağını veya bir operasyonun hangi koşullarda gerekli olduğunu ifade eder. İndikasyon. Belirti. Endikasyon. Gösterge. Tayin. İşaret. Ölçüm. Bildirme.

 

Conclusion : Son. Varılan sonuç. Netice. Sonuç bölümü. Sonuç. Ceza. Nihayet. Vargı. Kanı. Anlaşma.

Conveyances : Bilgi. Taşıt. Taşıma. İhbar. Vasıta. Nakletme. Sevk. Gönderme. Devretme.

Ending : Nihayet. Ecel. Fiil çekimi eki. Bitirme. Çözüm sahnesi. Gramer, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Bir oyunun gelişimi içinde düğümlerin çözülmeye başladığı kesim. Ölüm. Bir filmin sona erişini gösteren, filmin sonunda yer alan görüntüler; bu görüntülerin ortaya koyduğu belirli durum. Bitiş.

Recitation : Nakletme. Ezbere okuma. Ezberden okunacak parça. Kıraat. Ezberden okuma. Sözlü yoklama. Ezberlenen parça. Öğrencilerin, işlenen konular ya da üniteler çerçevesinde kazandıkları bilgi ve beceri yönünden durumlarını; düşünme ve kavrayış bakımından olgunluk derecelerini anlamak ve değerlendirmek amacıyla, soru-yanıt yönteminden yararlanarak yapılan küçük sınav.

Affaires : İlişki. Mesele. Aşk ilişkisi.

Exposition : Fuar. Serim. Uluslararası sergi. Açımlama. Sunukluk. İzahat. Serimleme. Arz ve beyan. Eğitim, tiyatro alanlarında kullanılır.

Narrations synonyms : close, expressions, version, pronouncement, mobilisation, expression, account, drayages, delivering, inditing, drawing up, lecture, novel, wordings, conveyance, mobilizations, narrative, recital, airy fairy, devolution, screen story, mobilization, telling, expressionism, claptrap, expressional, claptraps, introduction, history, section, baloney, romance, commentary.