Hikaye nedir, Hikaye ne demek

Hikaye; Edebiyat alanında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimedat olarak kullanılır.

  • Bir olayın sözlü veya yazılı olarak anlatılması
  • Aslı olmayan söz, olay.
  • Gerçek veya tasarlanmış olayları anlatan düz yazı türü, öykü.
  • Hastanın rahatsızlığı ile ilgili geçmişi, epikriz.
  • Hastalığın teşhis ve tedavisiyle ilgili her türlü bilgi, epikriz.

Edebi anlamı:

Hayalde tasarlanan meraklı bir takım olayları anlatarak okuyanda heyecan veya zevk uyandıran ve çoğu ancak bir kaç sayfa tutan yazı.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: hikâye birleşik kipi].

Hikaye ile ilgili Cümleler

  • “Eve geldim, olup biteni hikâye ettim.”
  • Hikayeyi tekrar anlat.
  • Hikayemi anlatmama izin verilecek mi?
  • Hikayeyi duyunca çıldırdı.
  • Onun hikayesinden oldukça zevk aldık.
  • “Salonunda toplanmıştık geçen gece beş on kişi / Vardı onun kendine has bir hikâye söyleyişi”
  • Anlattıkları hep hikâye idi.
  • Bu Mustafa Jackson'un gerçek hikayesi.
  • Ne üzücü bir hikaye!
  • Hikayenin sonunu tahmin ettin mi?
  • Hikaye on altıncı yüzyıla kadar geri gider.
  • Hikaye nasıl?
  • Paul dün gece bir kısa hikaye okuyordu.
  • Ben sadece dedektif hikayeleri okurum.
  • Hikaye doğru. Yalnızca isimler değiştirildi.
  • Bir İran kedisi hakkında eski bir hikaye var.

Hikaye hakkında bilgiler

Hikâye ya da öykü, gerçek ya da gerçeğe yakın bir olayı aktaran kısa, düzyazı şeklindeki anlatıdır. Kısa oluşu, yalın bir olay örgüsüne sahip olması, genellikle önemli bir olay ya da sahne aracılığıyla tek ve yoğun bir etki uyandırması ve az sayıda karaktere yer vermesiyle roman ve diğer anlatı türlerinden ayrılır. Öyküde, olayın geçtiği yer sınırlı, anlatım özlü ve yoğundur. Karakterler belli bir olay içinde gösterilir. Bu karakterlerin de çoğu zaman sadece belli özellikleri yansıtılır. Konu tümüyle düş ürünü olabilir ya da son derece gerçekçidir. Genellikle ironik bir rastlantı yoluyla oluşturulan özel bir an üzerindeki yoğunlaşma sürpriz sonlara olanak verir. Eski Yunan’daki fabl ve kısa romanslar, Binbir Gece Masalları öykünün habercileridir. Ama öykü ancak 19. yüzyılda romantizm ve gerçekçilik akımlarının etkisiyle psikolojik ve metafizik sorunları masalsı bir anlatımla yansıtmaya başladı. Rusya’da Gogol, Dostoyevski, Turgenyev ve Çehov’un öyküleri, öykü türünün edebi eserler arasında sağlam bir yere oturmasına büyük katkı sağlamıştır. Bilinen ilk öykü örneği ise İtalyan yazar Giovanni Boccaccio'nun Decameron adlı eseridir. Eser temel olarak 1348 yılında İtalya da ortaya çıkan bir veba salgınını konu alır.10 gün boyunca anlatılan 100 öyküden oluşur. Mutluluklar, kadın erkek ilişkileri, gönül yaraları, yerinde verilen yanıtlar, çıkar peşinde koşan din adamları öykülerin başlıca konularını oluşturur.

 

Hikaye ile ilgili Atasözü veya Deyim

hikaye etmek : ayrıntılarıyla anlatmak, söylemek.

Hikaye anlamı, tanımı

Gelecek zaman kipinin hikayesi : İleride gerçekleşecek bir oluş ve kılışı geçmişe aktararak bildiren bileşik kip türü. -AcAk gelecek zaman kipi üzerine i-di hikâye ekinin getirilmesi ile kurulur. Çekimi de. şah. çokluk çekimi dışında şah. ekleri hikâye ekinden sonra gelir: gelecektim, okuyacaktım, görüşecektik, bulacaktınız, gideceklerdi gibi. Bu birleşik kipte ileride gerçekleşecek bir oluş ve kılış geçmişe aktarılarak anlatıldığı için anlamda gerçekleşmemiş bir oluş ve kılış söz konusudur: Bu aptallık bukağılarını söküp atacaktı; gidecekti; gerçek hayata ve hayatının gerçeklerine dönecekti (T. Buğra, Yalnızlar, s. 145). Eğer kendini hülya dediğin o vahşi cazibeye kaptırmamış olsaydın, demin önümüzden geçen genç kıza bakacaktın, o da sana bakacaktı, gülümseyecektin, o da sana gülümseyecekti (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından: Bir gence Nasihatler, s. 98). Ömrümde bir kere zafer kazanacaktım (A. H. Tanpınar, Huzur, s. 11). Muhakkak ki şimdi içeri gireceklerdi (P. Safa, Matmazel Noraliya’nın Koltuğu, s. 151) vb

 

Geniş zaman kipinin hikayesi : Geçmişten geleceğe uzanan geniş bir zaman kesitini içine alan, fiilin sürekli olarak yapıldığını bildiren oluş ve kılışları geçmiş zamana aktararak veren birleşik kip: -r, -Ar, -Ir/-Ur geniş zaman eklerine i-di hikâye ekinin eklenmesi ile kurulur: gelirdim, otururdu, söyleşirdi, anlatırdınız, görürlerdi gibi. || Bu birleşik kipin olumsuzu -mazdı ekiyle kurulur: almazdım, gelmezdim, oturmazdı, konuşmazdık, görmezlerdi ve benzerleri Kalfa büyük hanımla hiç geçinemezdi (R. N. Güntekin, Kızılcık Dalları, s. 90). Bunların yanında, her zaman küçük, fakir kulübeler de göze çarpardı (H. N. Zorlutuna, Aydınlık Kapı, s. 110). Cuma ve pazarları Küçüksu, Göksu, Kalender, Çubuklu gibi incesaz yerlerine, mesirelere gidilirdi (. Ş. Hisar, Boğaziçi mehtapları, I. Boğaziçi medeniyeti, s. 9). Dünyada hiç bir güzelliğin kalmayacağından korkardım (T. Buğra, Yalnızlar, s. 161). O bu yolu ötedenberi severdi (A. H. Tanpınar, Huzur, s. 37). Katılsaydınız ne kadar verimli bir toplantı yapıldığını görürdünüz. Onlar hiç yazlığa gitmezlerdi vb.

Gereklilik kipinin hikayesi : Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın yapılması gerekli olduğunu geçmiş zamana aktararak bildiren tasarlama kipi: dinle-meli-y-dim, dinle-meli-y-din, dinle-meli-y-di, dinle-meli-y-dik, dinle-meli-y-diniz ve benzerleri –Ah! ben şu zamanda bir sadrazam olmalıydım… Ben devletin başında bulunmalıydım ki!… gibi dilekler çarpar da şaşardım (A. Rasim, Gülüp Ağladıklarım, s. 47). Orada olmalıydım da görmeliydim (M. C. Kuntay, Üç İstanbul). Evet hiç olmazsa Fahir’le bir ay dost kalmalıydı (A. H. Tanpınar, Huzur, s. 89) vb.

Görülen geçmiş zaman kipinin hikayesi : Geçmiş zamanda gerçekleşmiş bulunan ve tarz bildiren bir oluş ve kılışın yine geçmiş zamana aktarılarak anlatılması. Eki -DI/-DU’dur. Bu birleşik kip, çekimde iyelik kökenli şahıs ekleri alır: bildi-y-di-m, bildi-y-di-n, bildi-y-di, bildi-y-di-k, bildi-y-din-iz, bildi-y-di-ler gibi. Ben… şey bundan yirmi beş gün önceydi. Bir gece Niko’ların hani şeyine meyhanesine gittiydim (T. Buğra, Küçük Ağa, s. 138). Mühim diyeceklerim var dediydin(….) Dediydim. Var (T. Buğra, göst. e. s. 137). Barka: “sormayın kardeşler” dedi: “Çocuk dalgıçlığa girişeli bir ay ya oldu ya olmadıydı (H. Balıkçısı, Deniz Gurbetçileri, s. 48). Bu imansızın arkasından birbirimize nasıl bakıştık (F. R. Atay, Zeytindağı, s. 30) vb.

Hikaye birleşik kipi : Fiil kipinin gösterdiği oluş ve kılışın geçmiş zamanda gerçekleştiğini bildiren birleşik çekim türü. Asıl fiilin kipleri ile i- fiilinin görülen geçmiş zamanının veya ekleşmiş şeklinin birleşmesi ile ortaya çıkar. Emir dışındaki bütün kiplerin bir hikâye biçimi vardır: || geniş zamanın hikâyesi: oku-r-du-m, oku-r-du-n ve benzerleri || şimdiki zamanın hikâyesi: oku-yor-du-m, oku-yor-du-n ve benzerleri || Görülen geçmiş zamanın hikâyesi: oku-du-y-du-m, oku-du-y-du-n ve benzerleri || Duyulan geçmiş zamanın hikâyesi: oku-muş-tu-m, oku-muş-tu-n ve benzerleri || gelecek zamanın hikâyesi: oku-y-acak-tım, oku-y-acak-tı-n ve benzerleri || şartın hikâyesi: oku-sa-y-dı-m, oku-sa-y-dı-n ve benzerleri || istek şeklinin hikâyesi: oku-y-a-y-dı-m, oku-y-ay-dı-n ve benzerleri || gereklilik şeklinin hikâyesi: oku-malı-y-dı-m, oku-malı-y-dı-n vb.

Hikaye mastarı : Bazı dillerde bir şey hikâye edilirken geçmiş zaman kipi yerine kullanılan mastar.

Hikaye sorusu : [Bakınız: Soru]. (Söz sanatı terimi) Bir şey anlatılırken sırf ifadeye kuvvet vermek veya beklenmedik bir olay karşısında kalındığını anlatmak için kullanılan soru. “Bugün yolda yağmura tutulmaz mıyım!” gibi.

Hikaye şimdikiliği : Geçmiş bir şey anlatılırken bazen kullanılan şimdiki zaman şekli. Tam kaçacakları vakit yakalanıyorlar gibi.

Hikayeci : Dinlemece uyduran veya hikâye yazan kimse. Hikâye yazan, öykücü.

Hikayeci aşık : Halk öyküleri de anlatan saz ozanlarına verilen ad.

Hikayecik : Kısa veya özlü anlatımı olan hikâye, fıkra, anekdot.

Hikayecilik : Hikâyecinin yaptığı iş, öykücülük.

Hikayeleme : Anlatı. Edebiyat bakımından, olayların anlatılma işi.

Hikayelemek : Anlatmak.

Hikayeleştirme : Hikâyeleştirmek işi.

Hikayeleştirmek : Hikâye durumuna getirmek.

Hikayeli : Hikâyesi olan.

Hikayemsi : Hikâyeyi andıran, hikâyeye benzeyen, hikâye gibi.

Hikayesiz : Hikâyesi olmayan.

Hikayetlemek : Hikâye etmek, hikâye halinde anlatmak.

İstek kipinin hikayesi : -A ve -SA ekleriyle karşılanan ve gerçekleşmesi "istek" biçiminde tasarlanan bir oluş ve kılışın geçmiş zamana aktarılarak anlatılması. Ek ayrılığına göre -A-y-dI ve -sA idi, -sA-y-dI olmak üzere iki türü vardır: bak-a-y-dım, bak-a-y-dın, bak-a-y-dı, bak-sa-y-dık, bak-sa-y-dınız, bak-sa-y-dılar gibi. || Dün bir aralık gazete okuyayım, dedim. Demez olaydım. (A. Rasim, Gülüp Ağladıklarım, s. 206). || Gelip de bir bulunaydın geçenki vaz'ında / Kalırdı parmağın, Allah bilir ki ağzında (M. A. Ersoy, Safahat, s. 209). Haber salaydık, gidip alıp geleydik vara yolsuz düşeydik! (K. Tahir, Devlet Ana, s. 163). — Keşke buralarda vazife almış olsaydım, demiş idi (F. R. Atay, Zeytindağı, s. 90). Ah ne güç işti bu… Şöyle bir siper alacağı bir yer bulsaydı (A. H. Tanpınar, Abdullah Efendi'nin Rüyaları, s. 62) Şimdi mutlak peşimizdedir. Keşke bunu yapmasaydık, dedi (Y. Kemal, İnce Memed, s. 218) vb.

Koşuklu hikaye : İçinde ezgi ile söylenmek üzere nazımlı parçalar bulunan hikâye.

Şimdiki zaman kipinin hikayesi : -Iyor ve -mAktA ekleri ile karşılanan ve içinde bulunulan zamanda sürmekte olan bir oluş ve kılışı geçmişe aktararak anlatan birleşik kip: al-ıyor-du-m, al-ıyor-du-n, al-ı-yor-du; al-makta-y-dı-m, al-makta-y-dınız, al-maktay-dı-lar gibi. || Gidiyordum, gurbeti gönlümde duya duya / Ulukışla yolundan Orta Anadolu’ya (F. N. Çamlıbel, Han Duvarları, s.11). Suyun yüzüne bakmıyordum, doğrudan içine, canına, cennetine bakıyordum (H. Balıkçısı, Deniz Gurbetçileri, s. 47). Bunu Âbidin de söylüyordu geçende (O.V.Kanık, Bütün Şiirleri s.65). Evet, ne demekteydi? (....) olaydı, ayak kapana kaptırılmayaydı Kerim Can (K. Tahir Devlet Ana, s. 484). O ne yapılması gerektiğini daha şimdiden bilmekte idi. Kadının içi titremekteydi (O.Kemal, Hanımın Çiftliği s.337-338) vb.

Hayat hikayesi : Bir kişinin hayatı boyunca geçirdiği önemli olaylar ve evrelerin bütünü. Öz geçmiş.

Hikaye birleşik zamanı : Yalın zamanlı bir fiilin geçmişte yapıldığını anlatan, idi -di ekiyle kurulan kip.

Uzun hikaye : Ayrıntılı olayları ve kişi kadrosu geniş olan hikâye türü, uzun öykü. Bir konu anlatılmak istenmediğinde geçiştirmek amacıyla söylenen bir söz. Anlatması uzun sürecek olan, ayrıntıları çok konu.

Yılan hikayesi : Uzayıp giden, bir türlü sonuca bağlanamayan sorun.

Diğer dillerde Hikaye anlamı nedir?

Fransızca'da Hikaye nedir ? : nouvelle