Fables türkçesi Fables nedir

Fables ingilizcede ne demek, Fables nerede nasıl kullanılır?

Animal fables : Hayvanların ana karakterler olduğu ahlakla ilgili hikayeler. Hayvan masalları.

Old wives fables : Kocakarı masalları. Halk masalları.

Fabless : Fabrika düzeyindeki işleri başka firmalara yaptıran (firma). Mikroçip tasarlayan ancak ürünleri kendi sahip olduğu fabrikada değilde anlaşmalı yüklenicilerce üretilen bir şirketle alakalı.

Aetiological fable : Nedenli öykünce. Hayvanların yaratılış ve yaşantılarıyla, hayvan yaratıcının özellik ve niteliklerini anlatan öykünce türü. bk. öykünce, nedenli saga.

Animal fable : Hayvanların ana karakterler olduğu ahlakla ilgili hikayeler. Büyük çoğunlukla, insansal özellikler yüklenen hayvanlarla ilgili imgesel olayları konu alan ve dinleyenler üzerinde aktöresel kimi etkiler yapan halk anlatısı, bk. hayvan masalı, küme, hayvan sagası. Hayvan öyküncesi. Hayvan masalları.

Fable : Masal. Hikaye. Söylence. Boş laf etmek. Kıssa. Uydurmasyon. Meşhur. Efsane. Fabl. Öykü.

Moral of a fable : Kıssadan hisse.

The crow fable : Ünlü öykü. Tanınmış masal. İyi bilinen masal. Karga masalı.

Fabled : Fabllaştırılmış. Efsanevi. Meşhur. Uydurma. Hayali. Esatiri.

 

Affableness : Hoşluk. Naziklik. Samimiyet. Nezaket. Dostanelik. Arkadaşlık.

İngilizce Fables Türkçe anlamı, Fables eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fables ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tale : Öykülü masal. Kukla masalı. İnsanoğlunun evren, dünya, yaşam, doğa, toplum ve kendisiyle ilgili tarihsel oluşum, düşün, istek ve izlenimlerinin az ya da çok değişikliğe uğrayarak ağızdan ağıza geçme yoluyla çağımıza ulaşan geleneksel anlatı örnekleri, bk. öykülü masal, küme masal, sevi masalı, yiğitlik masalı, kurtarım masalı. Palavra. Sayı.

Invented : Bulgulanmış şey. İcat edilmiş. Uydurma. Uyduruk. İcat edilen. Bulgucunun ortaya koyduğu ve yeniliği olan sonuç.

False : Düzmece. Sahte. Hileli. Yanlış. Sadık olmayan. Tümdengelimci bir dizgede yapılan çıkarım ya da ulaşılan vargıların önsayıtlara aykırılığı. İki yüzlü. Falsolu.

Artificial : Yapmacık. Yapma. Takına. Yalancı. Takma. Taklit. Doğadaki benzerleri örneksenerek insanlarca yapılmış, üretilmiş olan. Sahte. Suni. Yapay.

Gestes : Davranış. Tutum. Eylem. Jest. Biçim. İş.

Celebrated : Ünü yayılmış. Tanınmış. Şöhretli. Namlı. Ünlü. Bilinen. Topluma mal olmuş. Kutlanan. Adlı sanlı.

Proverbial : Herkesçe bilinen. Dillere destan. Atasözü türünden. Konuşulan. Atasözünde geçen. Ünlü. Çok kişi tarafından bilinen. Atasözü gibi. Atasözü olmuş.

Recital : İfade. Tekli gösteri. Hesap. Rapor. Ezberden okuma. Seyirci önünde tek bir sanatçı ile düzenlenen gösteri. Solist konseri. Nakletme. Beyan.

Calendar : Zamanı yıllara, mevsimlere, aylara ve günlere ayırmak için uygulanan dizge. zaman ve zaman sırası ile ilgili bilgileri kapsamak üzere düzenlenen türlü biçimdeki yazılar. Dallık. Bilgisayar, coğrafya, uzay, tarih alanlarında kullanılır. Sicil. Mahkeme günü. Kaydetmek. Zaman akışını, gökbilim açısından, gün, hafta, ay ve yıl olmak üzere aralıklara ayıran, bunları belirleyip saptayan düzen. Takvime girmek. Yıllık. Kütük.

 

Fables synonyms : actuarial table, array, tabular array, statistical table, fabling, illustrious, history, concoction, recitals, twaddles, deceits, twaddled, contents, reded, famously, artificialness, flimsier, correlation table, narrations, myths, mythos, fish story, anecdotes, false pretense, screen story, ability, novel, fabrication, periodic table, storying, fairytale, palavers, claptrap.

Fables zıt anlamlı kelimeler, Fables kelime anlamı

Inability : Acizlik. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Beceriksizlik. Olanaksızlık. Yeteneksizlik. Güçsüzlük. Acziyet. Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu. Yapamama. İktidarsızlık.

Unable : Yapamayacak durumda. Yapamıyacak durumda. Gücü yetmez. Liyakatsiz. İktidarsız. Yapamaz. Olanaksız. Elinden gelmez. Aciz.

Incompetent : Eksik. Yetersiz. Kabiliyetsiz. İstidatsız. Beceriksiz. Beceriksiz (kimse). Ehliyetsiz. Yetkisiz. Na-ehil. Gereken yetenekte olmayan.