Rehearsals türkçesi Rehearsals nedir
Rehearsals ile ilgili cümleler
English: We'll begin rehearsals tomorrow.
Turkish: Provalara yarın başlayacağız.
English: Rehearsals are going well.
Turkish: Provalar iyi gidiyor.
Rehearsals ingilizcede ne demek, Rehearsals nerede nasıl kullanılır?
Finishing rehearsals : Bir oyunun seyirci önüne çıkarılmadan önceki son evresini kapsayan çalışma. bu çalışmada oyun baştan sona hiç ara vermeden alınır. oynayıştaki ya da uygulayımdaki kusurlar oyunu keserek değil, oyun sonunda yönetmen tarafından belirtilir. Akış çalışması.
Rehearsal conductor : Orkestra yönetmeninin yönlendirmesi sınırları içinde kalma koşuluyla bir orkestrayı ya da koroyu çalıştıran kişi. Çalıştırıcı.
Rehearsal on stage : İşlikte sınama. Sınama salonunda değil düzlükte yapılan, böylelikle oyuncuların ve uygulamanların, izlencenin gerçekleştirileceği yere göre hazırlanabilmelerini sağlayan sınama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Rehearsal plan : Bir oyunun sahne üstündeki çalışmasının oyun gününe dek tasarlanmış izlencesini gösteren dizelge. Çalışma dizelgesi.
Rehearsal room : Asal ve çalışma sahneleri dışında, bir oyunun hazırlanmasında kullanılan alan. Çalışma yeri.
Rehearsal script : Sınama çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla, gereksiz ayrıntılardan arınmış, söyleşmeleri, devinimleri, yeri, zamanı belirten oyunluk çeşidi. Sınama oyunluğu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Camera rehearsal : Genel sınama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının, ışık kaynaklarının, sestopların devinimlerini, oyuncuların devinimlerine göre düzenlemek için yapılan ışıklı, giysili son sınama.
Dress rehearsal : Genel çalışma (prova). ilk temsilden bir gün önce dekor, giysi, efektler, ışık gibi bütün öğelerin katıldığı prova. Genel prova. Alıcının, ışık kaynaklarının, sestopların devinimlerini, oyuncuların devinimlerine göre düzenlemek için yapılan ışıklı, giysili son sınama. Giysi denemesi. Giysi provası. Avanprömiyer. Genel çalışma. Elbise provası. Oyuncuların belli bir oyun için giyecekleri şeyleri terzi önünde prova etmeleri; oyuncuların oyundaki giysileri ile sahnede birkaç gün önce yaptıkları prova; ilk oyun. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
Costume rehearsal : Giysi denemesi. Oyuncuların belli bir oyun için giyecekleri giysilerin dekor ve ışıklama ile sahnede denenmesini içeren çalışma.
Business rehearsal : Ayrıntı çalışması. Bir oyunun başarılı bir biçimde seyirci karşısına çıkartılması için yapılan çalışmaların en önemli ve yoğun evresi. bu evrede oyun kişileri, konuşmalar, hareketler ve davranışlar üzerinde ayrıntılı bir biçimde çalışılır.
İngilizce Rehearsals Türkçe anlamı, Rehearsals eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rehearsals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Recursions : Özçağrı. Özyineleme. Yineleme.
Action replay : Tekrar (ingiltere ingilizcesi).
Walk through : Bir televizyon programının kameralar olmadan yapılan provası. Üzerinden geçmek. Oyuncuların her çekimdeki devinimleri yinelemesi, uygulamanların bu devinimleri izlemesi, yönetmenin bunlarla ilgili açıklama ve düzeltmeleri yapmasına dayanan sınama. İçinden yürüme. Şöyle bir incelemek. İnceleyerek gezmek. Gidiş yolu. Bir evden taşınılırken ev sahibinin kiracıyla beraber yaptığı kontrol. İlk prova. Oyuncuların bir oyunun sahnelerini tiyatro platformuna çıkarak yaptıkları ilk prova.
Rehearsing : Prova yapmak. Ezberden okumak. Prova yapma. Sayıp dökmek. Tekrarlamak.
Encores : Bir daha. Tekrarını istemek. Tezahürat yapmak. İstek parça. Tekrar çağırma (sahneye). Yeniden sahneye çağırmak. Bir kere daha. İsteme.
Drill : Delmek. Frez. Matkapla delmek. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Delik açmak. Herhangi bir işte kendiliğinden ve hızla doğru sonuca ulaşmayı öğrencilere kazandırmayı amaçlayan öğretim etkinliği. beden çalışmalarında temel becelerilerin elde edilmesi ve bu becerilerin pekiştirilmesi için yapılan yineleme işi. Kuyu açmak. Makine ile tohum ekmek. Talim yaptırmak. Çalıştırmak.
Bis : İkinci defa. Yine. Mükerrer. Bis. Bir daha. Birinci dünya savaşının ardından yapılan versailles antlaşmasıyla almanya'nın müttefikler'e ödeyeceği savaş tazminatları için avrupa merkez bankaları arasındaki eşgüdümü sağlamak amacıyla 1930 yılında baselde kurulan, daha sonra uluslararası para ve finansal sistemi geliştirmeyi amaçlayan ve merkez bankalarına bir banka olarak hizmet veren uluslararası örgüt. krş. basel komitesi. İki kez. Biyoloji, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. İki fosfat grubunun bir moleküle farklı pozisyonlarda bağlanması durumunu belirten ön ek. früktoz 1,6-bifosfat yerine früktoz 1,6-difosfatın kullanılması gibi. Uluslararası ödemeler bankası.
Recitals : Hikaye. Ezberden okuma. Resital. İfade. Solist konseri. Öykü. Beyan.
Practice : Denence(li). Dolap çevirmek. Entrika çevirmek. Uygulmak. Gerçekleştirmek. İş içinde ya da uygulamada eylemli olarak edinilen deneyim, bilgi ve beceri. Alıştırma. Pratik yapmak. Kuramı olan bir şeyi, düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi. Deneyim kazanmak.
Recounting : Sayıp dökmek. Nakletmek. Anlatmak.
Rehearsals synonyms : practice session, iterations, recursion, recapitulations, recitation, narration, narrations, relation, exercise, from the first, quotation, recapitulation, lecture, anew, trials, all over, recitations, pronouncement, iterance, rehash, dress rehearsal, duplication, de novo, explaining, quotations, run through, proof sheet, iterances, all overs, commentary, explicating, rehashed, recaps.

Bu kısımda Rehearsals kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rehearsals ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rehearsals anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rehearsals ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.