Democracies türkçesi Democracies nedir

Democracies ile ilgili cümleler

English: President Barack Obama praised Poland as an example for aspiring democracies in the Middle East and elsewhere.
Turkish: Başkan Barack Obama Orta Doğuda ve başka yerde demokrasileri isteyenler için örnek olarak Polonya'yı övdü.

Democracies ingilizcede ne demek, Democracies nerede nasıl kullanılır?

Democracy : Halkerki. Elerki. Siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal -ekonomik özellikleri ne olursa olsun bütün yurttaşların eşit sayıldığı toplumsal örgütleniş biçimi. Demokrasi. Demorkasiyle yönetilen ülke. Demokratlık. Halkın seçtiği temsilcilerce yönetilen ülke veya devlet. Tabandan-gelmecilik. Demokratik parti.

Christian democracy : Hıristiyan demokrasisi. Kilise ile bağlantılı siyasi partilerin gücünün yükselişi.

Command democracy : Güdümlü demokrasi. Güdümlü demokrası.

Economic democracy : İktisadi karar sürecine tüm bireylerin katılabilmesi ve fırsat eşitliğine sahip olması. Ekonomik demokrasi. İktisadi demokrasi.

Industrial democracy : Sanayi demokrasisi. Endüstriyel demokrasi. Çalışanların firma düzeyinde karar sürecine ve sorumluluğun paylaşımına katılımı. İşçilerle ilgili alınacak kararlara yasal olarak işçilerin de katılımının sağlanması.

 

Democratic front for peace and equality : Barış ve eşitlik için demokratik cephe. Aşır sol temsilcilerden oluşan israilli siyasi bir parti.

Democratic : Demokrat. Demokratik. Demokrasiye uygun. Demokratik partiye ait.

Pluralistic democracy : Çoğulcu demokrasi. Katılımcı demokrasi.

Democratic centralism : Demokratik merkeziyetçilik.

Democrat : Demokratik. Halkçı. Demokrat. Demokratik partili. Elerkçi. Halkerkçi.

İngilizce Democracies Türkçe anlamı, Democracies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Democracies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Democratic party : Abd'deki en büyük iki siyasi partiden biri (daha solcu olan parti).

Free country : Özgür ülke. Totaliter rejim tarafından yönetilmeyen ülke. Kişinin seçme ve ifade özgürlüğü olan ülke.

Democracy : Halkın seçtiği temsilcilerce yönetilen ülke veya devlet. Sosyal eşitlik. Demorkasiyle yönetilen ülke. Tabandan-gelmecilik. Halk yönetimi. Siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal -ekonomik özellikleri ne olursa olsun bütün yurttaşların eşit sayıldığı toplumsal örgütleniş biçimi. Halkerki.

Democratic government : Bir ülkenin halkı tarafından yönetilen hükümet. Halkın kendi kendini yönettiği idare şekli. Demokratik hükümet. Demokratik yönetim.