Denominating türkçesi Denominating nedir

Denominating ingilizcede ne demek, Denominating nerede nasıl kullanılır?

Denomination : Çeşit. Birim. Nominal değer. Mezhep. İsim. Sınıf. Tarikat. Zümre. Cins. Değer birimi.

Denominational : Mezhepsel. Sınıfsal. Mezhebe bağlı. Mezheplere ait. İsme ait. Zümresel. Tarikatsal. Tarikata bağlı.

Denominational value : İtibari kıymet. Nominal değer. İtibari değer.

Denominationalism : Mezhepçilik. Tarikatlara ayırmacılık. Tarikatlara bölme eğilimi. Tarikatçılık. Nispi temsil usulünü benimseyen politika.

Denominationally : Mehhepçi veya tarikatçı bir şekilde. Bir mezhebe veya tarikata göre. Mezhepçi veya tarikatçı bir şekilde.

Denominations : İsim. Herkesin tanıyıp benimsediği ve mal alırken aradığı markalar. Mezhep. Adlandırma. Unvan. Değer birimi. Çeşit. Zümre. Birim. Tanınma adları.

Nondenominational : Bir mezhebe bağlı olmayan. Mezhep farkı gözetmeyen. Tarikata bağlı olmayan.

Denominated : Adlandırılmış. İfade edilmiş. Bağlanmış. Adlandırılan. İsim koymak. Cinsinden ifade edilmiş. Adlandırmak. İsmi konmuş.

Interdenominational : Mezhepler arası. Mezheplerarası.

Denominative : İsim veya sıfattan türemiş kelime (gramer). İsim veya sıfattan türemiş sözcük. Addan türeme biçim. Tesmiye eden. Ad veren.

 

İngilizce Denominating Türkçe anlamı, Denominating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Denominating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Designates : Belirlemek. Görevlendirmek. Seçmek. Göstermek. Atamak. Tayin etmek. Uygulamak. Tanımlamak. İşaret etmek.

Believer : İnanan. Destekçi. İman sahibi. Mümin. İmanlı. Yandaş. İnançlı. İman eden kimse. Taraftar olan.

Communion : Aynı düşüncede olma. Stanislavski oyunculuk dizgesinde, oyuncuların birbirleriyle kurdukları duygu ve düşünce bağı. oyuncular arasındaki dürüst, sürekli alışveriş seyircinin dikkatini canlı tutar ve seyirciyi sahnedeki olayın bir parçası durumuna getirir. Komünyon. Görüş birliği. Katılma. Birlik. Duygu-düşünce alışverişi. Duygu ortaklığı. İştirak. Paylaşma.

Name : Ünlü kimse. Atamak. Ad vermek. Adlandırılmak. Ün. Ünlü kişi. Ad koymak.

Intitle : Hak tanımak. Yetki vermek. Bir şey hakkı vermek veya hak iddia etmek. İsim vermek. Sıfatlandırmak (örn., kitap, resim, vs.).

Baptises : Vaftiz etmek. (britanya ingilizcesi) vaftiz etmek. Suya batırarak vaftiz törenini (kiliseye kabulü gösteren hıristiyanlık töreni) gerçekleştirmek. Vaftiz ederek isim vermek. Bir kimseye vaftiz töreni sırasında isim vermek (baptize olarak da yazılır).

Christen : Ad koymak. Vaftiz etmek. Açılışını yapmak. İlk kez kullanmak. İlk defa kullanmak.

Call : Dava açmak. Adlandırılmak. Lakap takmak. Aramak. İddia etmek. Uyandırmak. Çağrıda bulunmak. Adamla getirtme. Bağırmak. Aramak (telefon).

Baptize : Vaftiz ederek isim vermek. İlk denemeyi yapmak. Vaftiz etmek.

 

Baptising : Vaftiz ederek isim vermek. (britanya ingilizcesi) vaftiz etmek. Bir kimseye vaftiz töreni sırasında isim vermek (baptize olarak da yazılır). Suya batırarak vaftiz törenini (kiliseye kabulü gösteren hıristiyanlık töreni) gerçekleştirmek. Vaftiz etmek.

Denominating synonyms : ngo, nongovernmental organization, protestant denomination, worshipper, congregation, denominates, baptized, baptise, worshiper, entitle, dub, denominate, intitling, denominated, entitling, fold, christens, dubs, dominant, designate, entitles, faithful, baptizes, baptizing, ascendent, designating, ascendant, christened.

Denominating zıt anlamlı kelimeler, Denominating kelime anlamı

Subordinate : Ast. Başkasının emrinde olan kimse. Tabi kılmak. Madun. Desteklemek. Tabi etmek. Bağlamak. Daha az önemli saymak. Tali bir hale koymak. Alt.

Submissive : Ram. Alçakgönüllü. İtaatli. Eslek. Uysal. Teslimiyetçi. İtaatkar. Boyun eğen. Ağızsız.