Denominative türkçesi Denominative nedir

  • Ad veren.
  • Addan türeme biçim.
  • Tesmiye eden.
  • İsim veya sıfattan türemiş kelime (gramer).
  • İsim veya sıfattan türemiş sözcük.

Denominative ingilizcede ne demek, Denominative nerede nasıl kullanılır?

Denominative noun : Addan türeme ad. Ad kök veya gövdelerinden, addan ad yapma ekleriyle türetilen ad: başlık<baş+lık, yazlık<yaz+lık, ağaçlık<ağaç+lık, denizci<deniz+ci, gemici<gemi+ci, denizcilik<deniz+ci+lik, yurttaş<yurt+daş, farça<fars+ça, japonca<japon+ca, erkekçe<erkek+çe, gizlice<gizli+ce, gelincik<gelin+cik, akıllı<akıl+lı, sürekli<sürek+li, uykusuzluk<uyku+suz+luk, sabahleyin<sabah+leyin vb.

Denominative verb : Addan türeme fiil. Ad kök veya gövdelerinden, addan fiil yapma ekleriyle türetilen fiil: bekleş-<bek+le-ş-, dertleş-<dert+le+ş-, susa-<su+sa-, oyna-<oy(u)n+a+, aldat-<al+da-t-, ağar-<ağ+ar-, onar-<on+ar-, tozut-<toz+u-t- vb.

Denominating : İsim koymak. Adlandırmak.

Denomination : Unvan. İsim. Cins. Adlandırma. Çeşit. Mezhep. Ölçü. Tarikat. Nominal değer. Değer birimi.

Denominational : Tarikatsal. İsme ait. Mezhebe bağlı. Mezheplere ait. Sınıfsal. Zümresel. Tarikata bağlı. Mezhepsel.

Interdenominational : Mezheplerarası. Mezhepler arası.

Undenominational : Mezhepsiz. Din ayrımı gözetmeyen.

 

Denominationally : Mezhepçi veya tarikatçı bir şekilde. Mehhepçi veya tarikatçı bir şekilde. Bir mezhebe veya tarikata göre.

Nondenominational : Mezhep farkı gözetmeyen. Bir mezhebe bağlı olmayan. Tarikata bağlı olmayan.

Denominate : Göstermek. Demek. Belirtmek. Ayırmak. Adlandırmak. İsim koymak. İsim vermek. Ad vermek. İsimlendirmek.

İngilizce Denominative Türkçe anlamı, Denominative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Denominative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Worshiper : İbadetçi. İbadet eden. Tanrı'ya tapan kimse. Tapınan kimse. Hayra kalan. Allah'a tapınan kimse. İbadet eden kimse. Tapınan. Dua eden kimse. Tapan kimse.

Worshipper : Allah'a tapınan kimse. Mümin. Tapan kimse. İnanan. İbadet eden kimse. İbadetçi. Tapınan kimse. İbadet eden.

Family : Canlı organizmaların sistematik sınıflandırılmasında benzer cinslerin bir araya gelmesiyle oluşan kategori, familya. Akraba. Akrabalar. Hamile. Ev halkı. Kodak. Sülale. Ev. Şecere. Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği birlik anlamında kulandan bir terim. canidae: köpekgiller familyası gibi.

Fold : Katlamak. Katmanların dalga biçiminde büküntüsü. Bükülmek. Devşirmek. Bükmek. Ağıla kapamak. Sarmak. Kat. Coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kıvırmak.

Faithful : Güven veren. Bağlı. İnançlı. Vefakar. Aslına uygun. İçten. Sadakatli. Mümin. Dinine bağlı. İmanlı.

Communion : Duygu-düşünce alışverişi. Sohbet. İştirak. Aynı düşüncede olma. Cemaat. Düşünce. Paylaşma. Duygu ortaklığı. Stanislavski oyunculuk dizgesinde, oyuncuların birbirleriyle kurdukları duygu ve düşünce bağı. oyuncular arasındaki dürüst, sürekli alışveriş seyircinin dikkatini canlı tutar ve seyirciyi sahnedeki olayın bir parçası durumuna getirir. Katılma.

 

Category : Bölüm. Sınıf. Grup. Kategori. Ulam. Nesnel gerçekliğin ve bilginin en genel ve temel özelliklerini, yanlarını ve ilişkilerini yansıtan temel kavramların, her biri. Tür. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kesim. Nitel bölüm.

Believer : İnanan. İman sahibi. İmanlı. Destekçi. Mümin. Yandaş. İnançlı. Taraftar olan. İman eden kimse.

Congregation : Cemaat. Senato toplantısı. Topluluk. Dinsel örgüt. Toplantı. Toplama. Toplanma.

Class : Canlıların sınıflandırmasında takımların bir araya gelmesiyle oluşturulan taksonomik grup. Birşeyi belirli bir grubun içinde saymak. Sınıflandırmak. Sınıf. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Belli bir yerde toplanarak bir ya da birkaç öğretmenin gözetim ve yönetimi altında ders gören öğrenci kümesi. bir eğitim kurumuna aynı zamanda yazılan ve bu eğitim kurumunu aynı zamanda bitirmeleri beklenen öğrenci kümesi. bk. derslik. kimi yönlerden birbirine benzeyen birtakım olay ya da gözlemler. Derslik. Kategorize etmek. Saymak. Bilgisayar, eğitim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Denominative synonyms : nongovernmental organization, ngo, protestant denomination.

Denominative zıt anlamlı kelimeler, Denominative kelime anlamı

Unspecified : Kesinlikle belirtilmemiş. Belirsiz. Özellikle belirtilmemiş. Belirtilmemiş. Açıkça belirtilmemiş.

Elective : Seçmeli ders. İsteğe bağlı. İntihaplı. Elektif. Seçmeli. Seçilen. Seçimle elde edilen (bir makam). Seçilmiş. Seçimle ilgili. Seçimli.

Denominative ingilizce tanımı, definition of Denominative

Denominative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Denominative verb. Conferring a denomination or name. A denominative name or term.