Densitometers türkçesi Densitometers nedir

Densitometers ingilizcede ne demek, Densitometers nerede nasıl kullanılır?

Densitometer : Bir ışılyaprakta ışık, x-ışınları, gama ışınları vb. etkenlerin oluşturdukları izgenin gölge yoğunluğunu ölçmeye yarayan aygıt. Gölgeölçer. Karalıkölçer. Bir negatifin yoğunluğunu ölçen alet (fotoğrafçılık). Geçmede karalık ve yansımada karalık ölçmelerine yarayan bir tür ışıkölçer. Yoğunluk ölçer. Kararma ölçer. Yoğunlukölçer. Dansitometre.

Microdensitometer : Hassas yoğunlukölçer.

Densitometre : Ürinometre. Dansitometre.

Densitometry : Yoğunlukölçümü. Kalabalık ölçümü. Yoğunlukölçüm. Densitometri. Alıcıdaki ışıklamanın, basım ışığının, açındırma işlemlerinin denetlemesinde yararlanmak üzere, görüntünün yoğunluğunu ölçme işi. Yoğunluk ölçümü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Densitometers Türkçe anlamı, Densitometers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Densitometers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Measure : Derece. Dikkatle bakmak. Ayarlamak. Ölçme jüyesi. Nispet. Oran. Ölçüsünü almak. Önlem. Ölçü birimi. Tüze önlemi.

 

Measurement : Bir ya da daha çok kişiye ilişkin bir değişken niteliğin niceliğini ya da derecesini saptama ve sayısal olarak belirtme işi. öğrencilerin belli bir alan ya da konudaki gelişme ve başarılarını uygun araçlar ve yöntemler uygulayarak sayısal sonuçlarla belirleme işi. Bir değişken taşıdığı özelliği belirtmek için yapılan bir işlem. Mesaha. Ölçme. Bir ölçme aracıyla nesneler ve özellikler arasında nitel ve nicel ayrımlar yapma. Ölçü. Özdeğin türlü görünümlerini ve bunların niteliklerini karşılaştırabilmek ve dolayısıyla niceliklerini belirleyebilmek amacıyla nesnelere, ilişkin olduğu niteliğe uygun belli kurallara göre sayı verme işlemi. Türlü toplumsal olguların özelliklerini uygun ölçü araçları kullanarak sayısal olarak saptamaya yönelik bir bilme süreci. En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Measuring : Ölçme. Ölçü. Ölçüm. Değer biçme.

Spindle : Mil. İğ iplikleri. Kirmen. Asitmetre. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. İş. Eğirmen. Uzamak. Bir iplik uzunluk ölçüsü.

Hydrometer : Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Su sayacı. Asit ölçer. Sıvıölçer. Suölçer. Elektrolitin yoğunluğunu ölçerek akımsakların doluluğunu belirten aygıt. Bir sıvının özgül ağırlığının ölçülmesine yarayan aygıt. (dibi ağırca, dereceli bir yuvağın yüzdürülmesine dayanır.). Su yüksekliği göstergesi. Nemçeker.

 

Mensuration : Ölçü bilimi. Mensurasyon. Ölçme işlemi. Ölçme. Mesaha. Hastada oluşan fiziksel değişimlerin niteliğini ve niceliğini anlamak için yapılan bir muayene, mensurasyon.

Densi tometer : Yoğunlukölçümünde kullanılan aygıt. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Pycnometer : Yoğunluk şişesi. Bir sıvının yoğunluğunu ve genleşme katsayısını ölçmeye yarayan araç. Piknometre. Yoğunluk ölçeri.

Densitometer : Geçmede karalık ve yansımada karalık ölçmelerine yarayan bir tür ışıkölçer. Bir ışılyaprakta ışık, x-ışınları, gama ışınları vb. etkenlerin oluşturdukları izgenin gölge yoğunluğunu ölçmeye yarayan aygıt. Karalıkölçer.

Densitometers synonyms : microphotometer, desimeter, measuring system, areometer, densimeter, measuring device, densitometre, spindled, aerometer, spindles, measuring instrument, density meter.