Depositing türkçesi Depositing nedir

  • Emanet eden.
  • Para yatırma.
  • Saklama amacıyla para yatırma işi.
  • Bir bankaya para yatırma.
  • Yatıran.

Depositing ingilizcede ne demek, Depositing nerede nasıl kullanılır?

Redepositing : Yeniden yatırmak.

Deposition : Coğrafya, tarih, ekonomi alanlarında kullanılır. Bk. tortu, tortulaşma. Yazılı ifade. Görevden alma. Tortu tabakası. Tanıklık etme. Lığlaşma. Yeminli ifade verme. Emanet etme. Tahttan indirmek.

Deposition from the cross : İsa'nın çarmıhtan indirilişi.

Deposition rate : Döküntü oranları. Depozisyon hızı. Bırakım hızı. Birikinti oranları.

Depositional : Azletmeye özgü. Yemin altında verilen ifadeyle ilgili. Görevden alma ile ilgili.

Depth of deposition : Bırakım derinliği. Bırakıntı derinliği. Depozisyon derinliği. Tortu derinliği.

Idiopathic calcium phosphate deposition : Beş-yedi haftalık danua ırkı köpeklerde boyun omuru gövdesinde şekil bozukluğu, omur eklemleri arasında, iç organlarda seröz ve sinovyal zarlarda kalsiyum birikiminden kaynaklanan parapleji ve eş güdüm bozukluğuyla belirgin, aynı anneden doğan eniklerin yaklaşık üçte ikisinin etkilendiği otozomal kalıtsal bozukluk. İdiopatik kalsiyum fosfat çöküntüsü.

Electrolytic deposition : Elektrikli bırakım. Elektrolitik depozisyon.

Antiredeposition agent : Kir taşıyıcı madde.

 

Electrical deposition : Üşerçözüşüm olayından yararlanarak altüşek olarak kullanılan bir metal nesneyi, ince bir metal katmanı ile kaplama, anlamdaş üşerçözüksel kaplama. Elektrikli bırakım. Elektrikli depozisyon. Elektriksel kaplama.

İngilizce Depositing Türkçe anlamı, Depositing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Depositing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Investment : Sağlanan gelir. Verme (sorumluluk veya yetki vb'ni). Dışderi. Yatırım. Atama. Abluka. Plasman. Tayin. Envestisman.

Examination : Teftiş. İnceleme. Dinleme. Hukuk, eğitim, gümrük, veterinerlik alanlarında kullanılır. Türlü gümrük işlemlerinin uygulanması için, malların ya da yolcuların yetkili gümrük görevlisince incelenip yoklanması, a. bk. gümrük yoklaması. Sorguya çekme. Denetleme. Kontrol. Sınav. Soruşturma.

Depositor : Emanet eden kimse. Mevduat sahibi. Banka veya finansal aracı kurumda mevduat hesabı bulunan gerçek veya tüzel kişi. Para yatıran. Yatırımcı. Tevdi eden. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bankaya yatırım yapan, para ödeyen kişi. Para yatıran kimse.

Lodgments : Verme. Sunma. Bildirme. Arzetme. Emaneten verme. Tevdi. Yerleşme.

Lodgements : Yerleşme. Arzetme. Emaneten verme. İkamet etme. Bildirme. Emaneten teslim etme. Sunma. Verme.

Lodgement : Emaneten verme. Yerleşme. Emaneten teslim etme. Sunma. Verme. Arzetme. İkamet etme. Bildirme.

Warehousing : Ardiyecilik. Büyük mağazacılık. Ambarlama. Depolamak. Depoculuk. Depoya koyma. Mağazalama. Depo etme. Ambarda saklamak. Malları antrepoya koyma.

Consigner : Konsinyatör. Gönderici. Teslim eden. Malı gönderen.

 

Investments : Tayin. Yatırım. Ektoderm. Pay ve borç belgitleri cüzdanı. Kuşatma. İştirakler. Yatırımlar. Bir bankanın, bir kuruluşun ya da ortaklığın iyesi bulunduğu paraları ve değerli kağıtları kapsayan cüzdan. Dışderi.

Placement : Bankanın kredi vermesi. Yerleştirme. Plasman. Paranın gelir getirici bir alacağa, taşınır ya da taşınmaz değerlere bağlanması. bk. mali yatırım. Koyma. Yatırım. Yerine koyma. Ismarlama.

Depositing synonyms : repositing, deposit, reposition, placements, storage, lodgment, interrogation, buildup, interrogatory.