Depreciating türkçesi Depreciating nedir

Depreciating ingilizcede ne demek, Depreciating nerede nasıl kullanılır?

Depreciatingly : Küçük düşürerek. Ucuzlatarak. Kötüleyici bir şekilde.

Depreciation : Madensel paralarda bulunan değerli maden niceliğini azaltma. bazı özdeklere değeri çok düşük bazı özdekler katılması. Değer azalması. Eskime payı. Bir taşınmaz malın, işlevsel ve ekonomik eskime ve bozulma gibi nedenlerle, değerinde azalma olması. bk. yıpranma. taşınmaz mal değerindeki bu azalmanın, malvarlığından düşülmesi ya da karşılığının para olarak hesaplanması. Değeri düşme. Aşınma payı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yıpranma. Aşınma. Katıştırma.

Depreciation account : Değer düşmesi hesabı. Amortisman hesabı.

Depreciation accounting : Aşınmalara ilişkin payların işlendiği sayışım. Aşınma payı sayışımı. Amortisman hesabı.

Depreciation allowance : Amortisman indirimi. Tenzilat. Amortisman payı. Eskime nedeniyle bir varlığın değerinde yapılan indirim. İndirim.

Depreciation base : Aşınma payına dayanak olan tümdeğer. Amortismana tabi değer. Amortismana tabi maliyet. Aşınma payı değeri. Amortismana temel olan değer. Amortisman esası.

 

Depreciation unit : Amortismana tabi kıymet. Üzerinde aşınma payı uygulanan değer. Aşınmaya bağlı değer. Amortismana tabi birim. Amortisman birimi.

Depreciation rate : Amortisman oranı. Aşınma payı oranı. Tenzilat oranı. Yasalarca ya da özel düzenlemeler gereğince, aşınma payı için ayrılması gereken yüzde oranı.

Depreciation of rates : Amortisman oranları. Değer düşüşü oranları.

Depreciation reserve : Aşınma payı karşılığı. Birikmiş amortisman. Aşınma karşılığı ayrılan ödenek. Amortisman karşılığı. Amortisman ihtiyatı.

İngilizce Depreciating Türkçe anlamı, Depreciating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Depreciating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Belittles : Küçük görmek. Küçültmek. Aşağılamak. Alçaltmak. Beğenmemek. Kötümsemek.

Decreasing : Düşen. Eksilen. Alçalan. Azaltan. Mütenakıs. Küçülen. Azalış. Azalan.

Disprize : Alay etmek. Devalüe etmek. Hor görmek (eski kullanım). Dalga geçmek.

Abase : Gözden düşmek. Gururunu kırmak. Aşağılamak. Kibrini kırmak. Alçaltmak. Küçültmek. Yerin dibine sokmak. Hürmetten salmak.

Affront : Gücendirmek. Aşağılamak. Kabalık etmek. Duygularını incitmek. Tahkir etmek. Hakarette bulunmak. Hakaret. Kırmak. Hakaret etmek.

Belittle : Alçaltmak. Küçük görmek. Beğenmemek. Kötümsemek. Aşağılamak. Küçültmek.

Demean : Davranmak. İndirgemek. Terbiyeli olmak. Davranış sergilemek. Küçültmek. Alçaltmak (birisini). Alçaltmak.

Degrade : Onurunu kırmak. Rütbesini indirmek. İndirgemek. Gerilemek. Çözünmek. Aşınmaya uğramak. İki paralık etmek. Kepaze etmek. Aşağılamak. Küçültmek.

 

Mark down : Fiyat kırmak. Düşürmek. Fiyat düşürmek. Fiyatını indirmek. Kaydetmek. İndirmek. Not etmek. Fiyatını düşürmek.

Downscale : Düşürmek. Boyut küçültmek. Daha az pahalılaştırmak. Ölçek küçültmek. Azaltmak.

Depreciating synonyms : debases, depreciatory, depreciated, adulterating, bring into contempt, demeaned, adulterates, contemned, cheap, contempts, attenuate, defying, cheapens, diminish in value, fall in value, bemean, contemn, bastardize, demeans, cheapen, bastardise, condescend, bastardizes, attenuates, affronted, alloying, affronts, deprecate, depreciate, cheapened, abased, debase, depreciates.

Depreciating zıt anlamlı kelimeler, Depreciating kelime anlamı

Increasing : Artan. Giderek artan. Yükseltme. Artırıcı. Artırma. Artağan. Çoğalan. Artış.