Depressors türkçesi Depressors nedir

  • Aşağı çeken kas.
  • Bir şeyi aşağı bastırmak için kullanılan alet (örneğin dil basacağı).
  • Vücudun bir bölümünü aşağı doğru çeken kas.
  • Can sıkan.
  • Bastırıcı (tıp).
  • Can sıkan veya üzen kimse veya şey.
  • Aşağı çeken.
  • Aşağı bastıran.

Depressors ingilizcede ne demek, Depressors nerede nasıl kullanılır?

Depressor muscles : Herhangi bir yapıyı indirici kas. z.balıklarda yüzgeç ışınlarını geriye doğru yatıran kaslar. Balıklarda yüzgeç ışınlarını geriye doğru yatıran kaslar. Depresör kaslar.

Musculus depressor labii inferioris : Alt dudağı aşağı çeken kas. Alt çene kemiğinden çıkıp alt dudakta sona eren, köpekte bulunmayan kas, muskulus depressor labi inferiyoris.

Tongue depressor : Dil pensi. Dil basacağı. Dil bastırıcı. Abeyslang.

Depressor : Bir şeyi aşağı bastırmak için kullanılan alet (örneğin dil basacağı). Aşağı bastıran. Depressor. Aşağı çeken kas. Bastırıcı (tıp). Can sıkan. Aşağı çeken. Vücudun bir bölümünü aşağı doğru çeken kas. Can sıkan veya üzen kimse veya şey.

Vasodepressor : Vazodepresör. Damarları genişleten. Kan basıncını düşüren veya damar iç boşluğunu genişleten. Kan damarlarını genişleten. Kan damarlarını genişleticisi. Damar genişleticisi.

Depressed economy : Kriz içindeki durgun ekonomi.

 

Depressed demand : Mal kıtlığı veya yokluğu yüzünden tamamı karşılanamayan istemin hükümet politikalarıyla baskı altına alınması. Baskı altına alınmış talep. Bastırılmış istem.

Depressants : Yatıştırıcı madde. Baskılayıcı. Depresan. Yatıştırıcı. Bastırgan. Müsekkin.

Depressant : Baskılayıcı. Müsekkin. Yatıştırıcı. Bastırgan. Depresan. Yatıştırıcı madde.

Depress : Moralini bozmak. Durgunlaştırmak. Düşürmek. Neşesini kaçırmak. Keyfini kaçırmak. İndirmek. Sıkmak. Kısmak. Azaltmak. İçini karartmak.

İngilizce Depressors Türkçe anlamı, Depressors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Depressors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Depressor : Sıkıştıran. Aşağıya çeken, bastıran.

Device : Resim. Nisan. Araç. Donanım. İstence. İstek. İşaret. Yol. Bilgi üretmek üzere seçilen yordamların öngördüğü işlemleri yerine getirmeye yarayan kullanak ya da olanak. Aparat.

Depressing : Düşürme etkisi yapma. Moral bozucu. Üzücü. Hüzünlü. İç karartıcı. Acıklı. Bunaltıcı. Kasvet verici. Kasvetli.

Haunting : Güç unutulan. Kafaya takılan. Unutulmaz. Dadanma. Zor unutulan. Rahatsız edici. Akıldan çıkmayan.

Striated muscle : İskelet kası. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kas telleri üzerinde enine çizgiler gösteren ve çalışması isteme bağlı kas dokusu tipi. iskelet kası. Vücut kaslarının önemli bir bölümünü oluşturan, uzun silindirik kas tellerinden yapılan, iyi gelişmiş çapraz çizgiler içeren ve istemli çalışan, kas lifleri arasında anatomik ve işlevsel bir bağlantı olmayan ve yalnız sinir yoluyla etkin olan kas dokusu tipi, iskelet kası. Çizgili kas.

 

Skeletal muscle : Kemiği hareket ettirmek için kemiğin iki ucuna bağlı olan kas. İstemli, çizgili kas. İskelet kası. İskelet kas. Çizgili kas.

Tedious : Yorucu. Usandırıcı. Can sıkıcı. Bezdirici. Meşakkatli. Bıktırıcı. Sıkıcı.

Tongue depressor : Abeyslang. Dil bastırıcı. Dil pensi. Dil basacağı.

Depressors synonyms : depressor muscle.