Deprived türkçesi Deprived nedir

Deprived ile ilgili cümleler

English: A toothache deprived me of sleep.
Turkish: Bir diş ağrısı beni uykumdan mahrum etti.

English: Criminals are deprived of social rights.
Turkish: Suçlular sosyal haklardan mahrum edilirler.

English: Anger deprived him of his reason.
Turkish: Kızgınlık, gerekçesinin görülmesini engelledi.

English: He deprived my little sister of all her toys.
Turkish: Küçük kız kardeşimin tüm oyuncaklarını sakladı.

English: A traffic accident deprived him of the use of his left hand.
Turkish: Bir trafik kazası onu sol elini kullanmaktan mahrum etti.

Deprived ingilizcede ne demek, Deprived nerede nasıl kullanılır?

Deprived child : Sevgiden yoksun çocuk.

Deprived childhood : Zorluk ve ihtiyaç içinde geçen çocukluk. Zor çocukluk. Yoksunluk içinde çocukluk.

Deprived him of : Onun -sı hakkını reddetti. -yı yapmaktan onu alıkoydu. Onu -nden mahrum bıraktı.

Deprived of : -dan yoksun. -den mahrum.

Deprived of civil rights : Medeni haklardan yoksun bırakmak.

Be deprived of : -si olmamak. Yoksun kalmak. -den mahrum olmak. -den yoksun olmak. Yoksun olmak. Mahrum olmak.

Deprive oneself : Kendinden ödün vermek.

Deprived persons : Sosyal haklardan mahrum kişiler.

 

Deprived youth : Mahrum gençlik. İhmal edilmiş gençlik. Yoksun gençlik. Dezavantajlı gençlik.

Deprive of : Mahrum etmek. -den etmek. Mahrum bırakmak. -den mahrum etmek. Yoksun bırakmak. Kaybettirmek.

İngilizce Deprived Türkçe anlamı, Deprived eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deprived ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indigents : Fakir. Züğürt. Sefil.

Hard up : Cebi delik. Beş parasız. Meteliğe kurşun atan. Meteliksiz. Züğürt. Zor durumda kalmak. Darda. Zararına. Eli darda.

Bereft : Karşılıksız aşk acısı çeken. Karşılıksız aşk acısından muzdarip. Matemli. -sız. Terkedilmiş. Kaybetmiş. Elinden almak. -siz. Yaslı. Yakınını veya sevdiğini kaybetmiş.

Distressed : Yıpranmış. Üzüntülü. Dertli. Fakir. Şanssız. Sıkkın. Talihsiz. Endişeli. Sıkıntılı.

Dependent : Bağlı. Bağımlı. Asılı. Bkz.dependant.

Destitute : Fakir. Mahrumiyet. Sefil. Boynu bükük. Çulsuz. Aç biilaç. -den yoksun.

Have a weak chest : Eli darda. Göğsünden rahatsız olmak. Bünyesi zayıf olmak.

Emptiest : Önemsiz. İçeriksiz. Anlamsız. Aç. En boş. Boş. Boşuna.

Emptier : Boş. Boşaltıcı. Boşuna. Daha boş. İçeriksiz. Anlamsız. Aç. Önemsiz.

Deprived synonyms : shorn of, pauper, empty, incapacitated, hand to mouth, disadvantaged, impoverished, dependant, needier, beggarly, crinkly, destitute of, badly off, indigent, needer, down and out, devoid of, shorn, necessitous, in need of, underprivileged, needy, unprovided, crinklier, crinkliest, in need, neediest, bankrupt in, debarred, bereft of, paupering, devoid, almsman.

Deprived zıt anlamlı kelimeler, Deprived kelime anlamı

Privileged : Şereflendirilmiş. Ayrıcalıklı. Ayrıcalık tanınmış. İmtiyazlı. Öncelikli. Mümtaz. Nasipli. Muaf. İltimaslı. Seçkin.