Derange türkçesi Derange nedir

  • Kafasını karıştırmak.
  • Düzenini bozmak.
  • Dengesini bozmak.
  • Altüst etmek.
  • Çıldırtmak.
  • Düzen bozmak.
  • Rahatsız etmek.
  • Dengeyi bozmak.
  • İhlal etmek.
  • Karıştırmak.

Derange ile ilgili cümleler

English: You are deranged.
Turkish: Sen dengesizsin.

English: Ali looks deranged.
Turkish: Ali dengesiz görünüyor.

English: Ali is deranged.
Turkish: Ali dengesizdir.

Derange ingilizcede ne demek, Derange nerede nasıl kullanılır?

Deranged : Bozuk. Dengesiz. Deli. Meczup. Karıştırılmış. Karışmış.

Derangement : Geçimsizlik. Düzensizlik. Akıl hastalığı. Deranjman. Dengesizlik. Karıştırma. Delilik. Karışıklık.

Derangements : Deranjman. Karışıklık. Geçimsizlik. Düzensizlik. Akıl hastalığı. Dengesizlik. Karıştırma. Delilik.

Deranges : Çıldırtmak. Düzen bozmak. Altüst etmek. Karıştırmak. Rahatsız etmek. Kafasını karıştırmak. Dengesini bozmak. İhlal etmek. Düzenini bozmak. Dengeyi bozmak.

Mental derangement : Delilik. Zihinsel karışıklık. Akli karışıklık. Akıl hastalığı.

Preponderance : Baskınlık. Preponderans. Sayıca fazlalık. Üstünlük. Hakim olma. Kanıt üstünlüğü. Ağır basma. Sayı ve kuvvet üstünlüğü. Çoğunluk.

Hinderance : Engelleme. Engel. Önüne geçme. Erteleme. Set. Mani (hindrance olarak da yazılır).

 

Sunderance : Ayırma. Ayrılma. Kopma. Ayırmak.

Have the preponderance over : -den daha önemli olmak. -den daha güçlü olmak. -den daha büyük güce sahip olmak. Üzerinde üstünlüğü var.

Equiponderant : Eşit ağırlıklı.

İngilizce Derange Türkçe anlamı, Derange eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Derange ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bedevils : Çileden çıkartmak. Şaşırtmak. Bozmak. Delirtmek.

Adulterate : Değerini düşürmek. Bozmak. Saflığını bozmak. Hile katmak. Yabancı madde karıştırarak. Yabancı madde katmak. İçine yabancı madde katmak. Hileli. Seyreltmek.

Drive crazy : Deli etmek. Delirtmek.

Bemuse : Sersemletmek (argo terim). Serseme çevirmek. Şaşırtmak. Aklını karıştırmak. Sersemletmek.

Disarray : Dağınıklık. Karışıklık. Darmadağın etmek. Bozmak. Tarumar etmek. Düzensiz kıyafet. Düzensizlik. Kargaşa. Kargaşaya itmek.

Ail : Sıkıntıya sebep olmak. Rahatsız olmak. Zayıflamak. Sıkıntıya sebep vermek. Sıkıntıya sebebiyet vermek. Hastalanmak. Sıkmak. Güçsüzleşmek. Sıkıntıya neden olmak.

Bollixed : Yok etmek. Batırmak. Bozmak. Berbat etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. İçine etmek.

Agitate : Dalgalandırmak. Kamuoyunu kışkırtmak. Galeyana getirmek. Yaygara koparmak. Üzmek. Çalkalanmak. Acı vermek. Sarsmak. Başkaldırmak. Ortalığı karıştırmak.

Bothering : Baş belası olmak. Sıkmak. Can sıkmak. Musallat olmak. Üzülmek. Sinir etmek. Müziç. Dert vermek. Sinir bozmak. Daraltmak.

Discomposed : Bozmak. Bozunuma uğramış. Şaşırtmak. Bozulmuş.

Derange synonyms : throw out of kilter, bepuzzle, adulterates, annoys, disturb, derogated, disarranging, perturb, bait, bother, blend, overbalancing, ensorcel, derogate from, disorganise, contravene, contravening, confound, admixing, bedevilling, cluttering, rock the boat, bug, drive somebody up the wall, contravenes, bedeviling, derogates, drive somebody to distraction, commit a sin, amalgamates, drive somebody wild, besiege, badgered.

 

Derange zıt anlamlı kelimeler, Derange kelime anlamı

Order : Ada yazılı. Bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, tanrıya ulaşma, yollarından herbiri: mevlevi tarikatı, sen jan tarikatı gibi. İntizam. Öğelerin, belirlenmiş kurallara göre yerleşim durumu. sıra kavramının tersine, her düzen doğrusal olmak zorunda değildir. Ismarlama. Hal. Düzenlik. Usul. Bir özdeği ya da dizgeyi oluşturan atomlar, moleküller gibi altkümelerin belli koşullar altında, doğa yasalarına uygun olarak birbirlerine göre dizilişlerine verilen genel ad. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, hukuk, fizik, kimya, iktisat, tarih, ekonomi, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Derange ingilizce tanımı, definition of Derange

Derange kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To disturb the proper arrangement or order of. To put out of place, order, or rank. To disarrange. To throw into disorder, confusion, or embarrassment. To disorder. As, to derange the plans of a commander, or the affairs of a nation.