Detail türkçesi Detail nedir
- Tiyatro oyununda, ana düşünceyi pekiştirici sözcük, tümce ya da eşya. dekorun küçük bir parçası.
- Detayına girmek.
- Detaylandırmak.
- Detay.
- Ayrıntılı anlatmak.
- Özel göreve vermek.
- Ayrıntısıyla uğraşma.
- Ayrıntılı olarak anlatmak.
- Özel göreve verme.
- Detaylar.
- Ayrıntı.
- Tiyatro parçasındaki ana düşünceye yardımcı olan sözcük, tümce ya da eşya.; ayrıntı (referruat); dekorun küçük bir parçası.
- Detaya girmek.
- Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır.
- Ayrıntılı plan.
- Bilgi vermek.
Detail ile ilgili cümleler
English: Ali explained in detail how to do it.
Turkish: Ali onun nasıl yapılacağını ayrıntılı olarak açıkladı.
English: He explained in detail what he had seen.
Turkish: O, ne gördüğünü detaylı olarak açıkladı.
English: I won't go into detail if you don't want me to.
Turkish: İstemiyorsan detaya girmeyeceğim.
English: I'll explain it in detail next week.
Turkish: Önümüzdeki hafta onu ayrıntılı olarak açıklayacağım.
English: Explain to me in detail how it happened.
Turkish: Bunun nasıl olduğunu bana ayrıntılı olarak açıkla!
Detail ingilizcede ne demek, Detail nerede nasıl kullanılır?
Detail card : Değişiklik kartı. Ayrıntı kartı.
Detail drawing : Ayrıntı resmi. Detay resim. Detay. Ayrıntı çizim. Bir makine bina veya yapının parçalarını gösteren ayrıntılı çizim. Detay resmi. Ayrıntı. Ayrıntı çizimi.
Detail file : Ayrıntı kütüğü. Değişiklik kütüğü. Ayrıntı dosyası. Ayrıntı sırası.
Detail of changes : Dekorun bütün ya da kısmen değiştirilmesinde kolaylık sağlamak için hazırlanan çizelge. Dekor değiştirme dizelgesi. Sahne değiştirme çizelgesi. Dekorun bütününün ya da bir bölümünün değiştirilmesinde kolaylık sağlamak için hazırlanan dizelge.
Detail of lists of income : Vergi çizelgelerinde yükümlü kişiler için uygulanacak nicelikleri aile durumları belirtilerek düzenlenen ayrıntılar. Vergi çizelgeleri ayrıntıları.
Detail printing : Ayrıntı basımı.
Hide detail : Ayrıntı gizle.
Detail report : Ayrıntı raporu.
Described in detail : Tüm ayrıntılarıyla söylenmiş veya yazılmış. Ayrıntılı bir şekilde tanımlanmış.
Fatigue detail : Angaryacılar.
İngilizce Detail Türkçe anlamı, Detail eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Detail ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Particular : Tek. Belli. Farklı. Özel. Husus. Tek tek nesnelerin sayısız çeşitlilik gösteren ya da türsel olmayan bireysel özelliklerinden her biri. bk. tümel. Dikkatli. Muayyen. Dikkate değer. Belirli.
Break news : Haberleri aktarmak. Haber aktarmak. Haberleri söylemek. Haber vermek. Haber sunmak.
Respect : Saygı duymak. Riayet. Saymak. Uymak. -e uymak. Çekit. Hürmet etmek. İlgili bulunmak. Uyma. Yön.
Acquaint : Haber vermek. Haberdar etmek. Vakıf olmak. Bilmek. Bildirmek. Tanışmak. Tanıtmak.
Circumstance : Keyfiyet. Teferruat. Durum. Formalite. Koşul. Olay. Şart. Şart(lar).
Particulars : Ayrıntılar. Teferruat. Özellikler. Tafsilat. İncelikler.
Enlarge upon : Yaymak. Tafsilata girişmek. Daha ayrıntılı bir şekilde anlatmak. Daha detaylı bilgiler vermek. Dallandırmak. Ayrıntılandırmak. Genişletmek.
Apprising : Bildirmek. Haber vermek. Haberdar etmek. Söylemek.
Apprise : Söylemek. Haber vermek. Haberdar etmek. Bildirmek.
Go into detail : Ayrıntıya girmek. Ayrıntılara girmek. Çok fazla bilgi vermek. Ayrıntıya inmek.
Detail synonyms : nook and cranny, nooks and crannies, high spot, elaborations, triviality, site plan, elaborates, apprises, layout plan, apprized, acquainting, elaborateness, clearing up, apprised, clears, component part, regard, item, details, retailed, elaborating, technicality, apprize, highlight, detail drawing, acquaints, fact, detailed plan, component, nicety, elaboration, clear up, subtlety.
Detail zıt anlamlı kelimeler, Detail kelime anlamı
Contract : Kasılmak. Kontrat. Buruşturmak. Bağıtlaşmak. Anlaşma yapmak. Kontrat yapmak. Kasmak. Sözleşme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Daralmak.
Detail ingilizce tanımı, definition of Detail
Detail kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A minor part, as, in a building, the cornice, caps of the buttresses, capitals of the columns, etc., or (called larger details) a porch, a gable with its windows, a pavilion, or an attached tower. To enumerate. A particular. A minute portion. To relate in particulars. As, the details of a scheme or transaction. An item. To particularize. To report minutely and distinctly. One of the small parts. As, he detailed all the facts in due order. Used chiefly in the plural. To specify.

Bu kısımda Detail kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Detail ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Detail anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Detail ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.