Detecting türkçesi Detecting nedir

Detecting ingilizcede ne demek, Detecting nerede nasıl kullanılır?

Detecting element : Sensör. Hissedici. Değer verici.

Detecting instrument : Algılayıcı alet. Sezici alet.

Error detecting code : Hata sezen kod.

Insulation fault detecting instrument : Yalıtım kaçağı göstergesi.

Voice detecting program : Ses algılama programı. Ses tanımlama programı. Sesleri bilgisayar aracılığıyla tanımlamak için tasarlanmış program.

Detection : Bulunuş. Demodülasyon (radyo terimi). Bulma. Keşif. Algılama. Sezim. Suçluyu ortaya çıkarma. Ortaya çıkarma. Ekonomi, fizik alanlarında kullanılır. Bir telsiz alıcısında, gelen bir elektriksel imlemin kiplendiği taşıyıcı dalgadan ayrılması. yüklü parçacıkların sayaçlarla yüze çıkarılması.

Detective film : Polisiye film. Karanlık bir olayın aydınlığa kavuşturulması, suçlunun ortaya çıkarılması temeline dayanan film türü. bunu sağlamak için ortaya karanlık bir olay sürülür (bir öldürme, bir soygun, bir kaybolma, vb.); bu olayla yakın ilgisi bulunan kimseler tanıtılır; bu kişilerin kuşkulu olabilecek yönleri belirtilir; olayın aydınlatılmasına yarayacak bazı ipuçları verilir. olaylar sıkı bir mantık çerçevesinde gelişir, sonunda bir çözüme ulaşılır. Polis filmi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Mine detecting : Mayın araştırma.

Voice detecting : Ses algılayan. Sesleri bilgisayar aracılığıyla tanımlama teknolojisi. Ses tanımlayan. Ses algılayıcı.

Detective : Polis hafiyesi. Dedektif gibi. Hafiye. Polisiye. Dedektif.

İngilizce Detecting Türkçe anlamı, Detecting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Detecting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Insight : İçgörü. Anlama. Bir şeyin iç yüzünü çabuk kavrama yeteneği. Kavrama. İçyüzünü anlama. Bir şeyin iç yüzünü kavrama. Anlayış. Sezgi. Bir görüşmede görüşmecinin bilinçsiz ve örtük anlatımları kavrama ve bunları bilinç düzeyine çıkarma yeteneği.

Sensations : Merak. His. Duyum. Duyu. Duygu. Hissetme. Sansasyon. Heyecan verici şey. Algı.

Detection : Belirleme. Bir telsiz alıcısında, gelen bir elektriksel imlemin kiplendiği taşıyıcı dalgadan ayrılması. yüklü parçacıkların sayaçlarla yüze çıkarılması. Ortaya çıkarma. Suçluyu ortaya çıkarma. Sezim. Demodülasyon (radyo terimi). Buluş. Tespit. Bulunuş.

Sensing : Hissetme eylemi. Kıymetlendirme. Atım kıymetlendirmesi. Kavrama. Hissetme. Anlayış. Algı. İdrak.

 

Reconnoitring : Keşif. Keşif yapmak. Araştırma yapmak. İnceleme yapmak.

Flair : Sezgi. Özel yetenek. Zarafet. Kabiliyet. İçgüdü. Seziş. Doğal yetenek. Beceri. Yetenek.

Knowledgeability : Bilgili olma niteliği. Kavrama. Farkına varma yeteneği. Anlayışlılık. Zeka.

Explorement : Keşif. Keşifte bulunma.

Realisations : İdrak. Teeyyüt. Farketme. Anlama. Kavrayış. Tasavvur. Gerçekleşim. Paraya çevirme. Gerçekleştirme.

Finds : Bulgu. Bulunan şey. Buluş. Keşif.

Detecting synonyms : police work, police investigation, detective work, inklings, obtainment, realizing, realisation, flairs, knowledgeableness, exploring, exposal, discernment, anagnorisis, find, inventions, procurement, establisher, scouting, espials, divinations, feelin, realising, invention, procuring, locating, anticipations, percipience, exposals, realization, inkling, scoutings, detections, uncovering.