Devalued türkçesi Devalued nedir

  • Değerini düşürmek.
  • Devalüasyon yapmak.
  • Devalüe edilmiş.
  • Devalüe.
  • Değeri düşürülmüş.

Devalued ile ilgili cümleler

English: The dollar was devalued against the Japanese currency from 360 yen to 308 yen.
Turkish: Dolar Japon para birimi karşısında 360 Yenden 308 yene devalüe edildi.

Devalued ingilizcede ne demek, Devalued nerede nasıl kullanılır?

Devalue : Devalüasyon yapmak. Paranın değerini düşürmek. Devalüe etmek. Değerini düşürmek.

Devalues : Devalüe etmek. Devalüasyon yapmak. Değerini düşürmek. Paranın değerini düşürmek.

Devaluate : Değerden düşmek. Devalüasyon yapmak. Değerini düşürmek. Kıymetten düşmek. Devalüe etmek. Kıymetten düşürmek.

Devaluated : Devalüe etmek. Devalüe edilmiş. Değerini düşürmek. Devalüasyon yapmak.

Devaluates : Devalüasyon yapmak. Devalüe etmek. Değerden düşmek. Değerini düşürmek. Kıymetten düşürmek. Kıymetten düşmek.

Devaluation : Değerden düşme. Devalüasyon. Paranın değerini düşürme. Değerden düşürme. Değer düşürümü. Paranın değerinin düşürülmesi. Paranın değerinin düşmesi.

Mini devaluation system : Mini devalüasyon sistemi. Mini devalüasyonların benimsendiği kur sistemi.

Mini devaluation : Sık aralıklarla ve küçük oranlarda yapılan devalüasyon. Mini devalüasyon.

 

Maxi devaluation : Bir ülkenin ödemeler dengesini açık verir durumdan fazla verir bir duruma getirmek amacıyla ödemeler dengesini sağlayacak oranın üzerinde yapılan yüksek oranlı devalüasyon. Büyük devalüasyon.

Devaluations : Değerden düşme. Devalüasyon. Paranın değerinin düşürülmesi. Değerden düşürme. Paranın değerini düşürme. Paranın değerinin düşmesi. Değer düşürümü.

İngilizce Devalued Türkçe anlamı, Devalued eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Devalued ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Devaluate : Kıymetten düşmek. Kıymetten düşürmek. Devalüe etmek. Değerden düşmek.

Devaluating : Değerden düşmek. Devalüe etmek. Kıymetten düşürmek. Kıymetten düşmek.

Become cheap : Ucuzlamak. Değeri düşmek. Ucuzlatmak.

Devaluates : Devalüe etmek. Kıymetten düşmek. Kıymetten düşürmek. Değerden düşmek.

Alloy : Alaşım. Birden çok ergimiş metalin karıştırılarak soğutulmasından sonra elde edilen özdek. Alaşım hazırlamak. Birbirine karıştırmak. Metal alaşımı. Halita yapmak. Fizik, kimya, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Karışım yapmak. Alaşımlamak.

Degraded : Yozlaşmış. Alçalmış. Alçaltılmış. Ahlaki açıdan serbest. Rütbe veya konumdan aşağı düşürülmüş. Düşürülmüş. Hovarda. Alçaltıcı. Alçalt.

Adulterates : Yabancı madde karıştırarak. Hileli. Hile katmak. Karışık. İçine yabancı madde katmak. Seyreltmek. Karıştırmak. Bozmak. Saflığını bozmak.

Bastardize : Çarpıtmak saptırmak. Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Alçalmak. Lekelemek. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Dejenere etmek. Saptırmak. Yozlaşmak. Kötüleştirmek.

 

Bastardise : Yozlaştırmak. Kötüleştirmek. Saptırmak. Piç ilan etmek. Yozlaşmak. Bir dili bozmak. Alçaltmak. (britanya ingilizcesi) piçleştirmek. Lekelemek. Bir çocuğu piç olarak duyurmak.

Alloyed : Bozmak. Karışım yapmak. Alaşım yap. Alaşım hazırlamak. Alaşım halinde. Alaşımlı.

Devalued synonyms : bastardizing, devaluing, low, bemean, devalues, devaluated, alloying, attenuate, bastardizes, become cheaper, alloys, adulterating, attenuates, devalue, debased, adulterate.

Devalued zıt anlamlı kelimeler, Devalued kelime anlamı

High : Yüksek. Büyük vites. Direnmek. Pikap. Rekor. Öfkelenmek. Zirve. Necip. Yüksek basınçlı bölge.