Devoting türkçesi Devoting nedir

Devoting ile ilgili cümleler

English: Ali is devoting himself to jellyfish research.
Turkish: Ali kendini denizanası araştırmasına adıyor.

Devoting ingilizcede ne demek, Devoting nerede nasıl kullanılır?

Devotion : Duygusal bağlılık. Düşkünlük. Özveri. Adama. Fedakarlık. Bağlılık. Teslimiyet. Takva. Sadakat. Aşıklık.

Devotional : İbadete ait. İbadete özgü. İbadetle ilgili. İbadet için kullanılan. Kısa bir ibadet. Sadakat ile ilgili. Dindar. Adak.

Devotionally : Sadakatle ilgili olarak. İbadetle ilgili olarak. Dindar bir şekilde. Kendini vererek.

Devotions : Dua. İbadet.

Self devotion : Fedakarlık. Özveri.

Devotedly : Özveriyle. Bağlılıkla. Fedakarca.

Devote to : Vakfetmek. Adamak. -e vakfetmek.

Devote oneself : Kendisini adamak. Kendini adamak. Kendisini vermek.

Devoted time : Feda edilmiş zaman. Verilmiş zaman. Adanmış zaman.

Devoted : Özverili. Bağlı. Fedakar. Merbut. Sadakatli. Adanmış. Düşkün. Sadık. Üzerine titreyen.

İngilizce Devoting Türkçe anlamı, Devoting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Devoting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abandon oneself : Kapılmak.

Assigns : Bağlamak. Feragat edilen. Saptamak. Belirlemek. Atamak. Göreve seçmek. Devredilen. Devretmek.

 

Abstracts : Özet çıkarmak. Aşırmak. Özetlemek. Soyutlamak. Çalmak. Bildiri özetleri. Damıtmak (biyoloji terimi).

Consign : Konsinye satış. Göndermek. Kesin satışı daha sonra yapılmak üzere mal gönderilmesi biçiminde gerçekleştirilen, mal bedelinin sonradan ödendiği ve tamamen güvene dayalı bir satış ve ödeme yöntemi. Tevdi etmek. Bırakmak. Sevketmek. Ürün sevk etmek. İrsal etmek.

Apply : Aletleri kullanmak. Uygun olmak. Müracaatta bulunmak. Uygun düşmek. Sürmek (merhem vb'ni). Başvuruda bulunmak. Etkili olmak. Koymak. Çaba göstermek. Aygıtları kullanmak.

Secret writing : Gizli yazışma. Görünmez yazı.

Dedicate : İthaf etmek. Atamak. Hizmete sunmak.

Devote to : -e vakfetmek.

Devoting synonyms : multiple voting, devotes, devote, allows, allotting, commits, offer, limit, accord, consecrate, allocate, confine, consecrating, ballot, appropriate, offers, accounters, allot, be caught up in, apportion, allots, given way, allow, selection, ascribe, secret ballot, steganography, devote oneself to, resign, appropriated, restricts, absorbed in, affording.

Devoting zıt anlamlı kelimeler, Devoting kelime anlamı

Split ticket : Birleşik oy pusulası. Çok partili oy pusulası.

Straight ticket : Bir partinin ilan ettiği tüm adaylara oy verme.

Compression : Basınçlandırma. Özetleme. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Kompresyon. Sıkıştırma; bir oluşum üzerine onu sıkıştıracak biçimde dışarıdan baskı yapma. sıkışma; dışarıdan baskı sonucu sıkışma; tazyik altında kalma. Tazyik. Kısaltma. Sıkıştırma. Basma. Bastırma.