Diacetic türkçesi Diacetic nedir

  • Diasetik.

Diacetic ingilizcede ne demek, Diacetic nerede nasıl kullanılır?

Diacetic acid : Asetoasetik asit. Diasetik asit.

Diacetyl : Diyasetil. Diasetil.

Diacetylmorphine : Eroin (morfinden yapılan ve bağımlılık yaratan bir uyuşturucu). Diasetilmorfin.

Diachronic : Artzamanlı. Tarihi. Herhangi bir dil olayı ve bir kelime içindeki ses değişmelerini tarihi gelişme koşulları içinde inceleme yöntemi. söz gelişi vııı-xı. yüzyıl metinlerindeki yapırgak kelimesinin bugün yaprak, tabışkan kelimesinin tavşan biçimine dönüşmelerinin tespiti gibi. bunun karşıtı eş zamanlı yöntem’dir. Artsüremli. Art zamanlı yöntem. Diyakronik. Art zamanlı.

Diachronic linguistics : Dil ve tarihsel gelişimi bilimi. Artsüremli dilbilim. Artzamanlı dilbilim.

Diachronic method : Tarihsel yöntem. Kültürü, tarihsel gelişimi içinde, yazılı belgelere dayanarak izleyen ve inceleyen yaklaşım yolu.

Diacritic : Harfçik. Fonetik işaret. Belirten. Vurgu işareti. Ayıran (vurgu vb). Bir sesin boğumlanma açısından özellik gösteren türlerini birbirinden ayırmak için kullanılan işaret: yuvarlak a’yı düz a’dan ayırmak için (°-: å), damak n’sini diş n’sinden ayırmak için (-˜: n, ng) işaretlerinin kullanılması gibi. resmi alfabede seslerin veya hecelerin doğru seslendirilmesine yardımcı olmak üzere, harflerin altına, üstüne veya yanına konan işaret. yazı dilimizde düzeltme, kesme işaretleri ayırıcı işaretler olarak kullanılır:kar/kar, kahin, lamba, laf, neş’e, mel’un, n’oldu, n’etsin vb. Aksan. Ayırıcı işaret. Vurgu imi.

 

Diaconal : Diyakoz (papaza yardım eden kişi) ile ilgili. Diyakoza özgü.

Diachronic semantics : Anlam biliminin bir dildeki çeşitli anlam olaylarını geçmişteki değişme ve gelişme süreçleri ile karşılıklı etkileşme koşulları içinde inceleyen alt dalı. bk. anlam bilimi. Art zamanlı anlam bilimi.

Diaclase : Genellikle sert kayaç ve katmanlarda görülen; kökende var olan ya da oylum değişmeleriyle oluşan; ince, dar, ya da genişçe; yüzeysel ya da derin ayrılma yerleri. Çatlak.

İngilizce Diacetic Türkçe anlamı, Diacetic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diacetic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Philosophy : Hikmet. Gerçeğin (realitenin) tümünü, özdek ve yaşam ile ilgili türlü belirtileri neden, ilke ve erekler bakımından inceleme amacı taşıyan düşünce etkinliği. bilgi, kavram, inanç ve kuramların çözümlenmesi ve eleştirilmesinde açıklık arayan düşünme yöntemi. bir kimsenin kişisel davranış ve düşüncelerine kılavuzluk yapmaya yarayan toplu ve tutarlı görüş. genel olarak mantık, ahlak, estetik, fizikötesi ve bilgi kuramı gibi dallardan oluşan geniş bilim alanı. 5- liselerimizde okutulan ve felsefe düşünüşünün niteliği, felsefe sorunları, bilginin gelişmesi, ahlak sorunları, sanat ile felsefe arasındaki ilişkiler gibi konuları kapsayan ders. İlm-i hikmet. Evrenin oluşumu, ilk ve son nedenleri, aşkın düzenlilikleri araştıran bilgi dalı. Dünya görüşü. Yaşam felsefesi. Filozofi. Doğanın ve toplumun varoluşunun, insanın düşünme ve bilme sürecinin yasalarını, başta aktöre, sanat, siyasa olmak üzere kılgılı etkinliklerin oluşumlarını araştıran bilim. Felsefe. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

 

Sufferer : Kurban. Dertli kimse. Hasta. Kazazede. Hastası olan kimse (bir illetin). Hasar gören. Mağdur. Çeken kimse. Mustarip olan kimse (bir hastalıktan). Acı çeken kimse.

Diacetic synonyms : sick person, diseased person.

Diacetic zıt anlamlı kelimeler, Diacetic kelime anlamı

Well : Bk. sahne altı. Sahne altı üçüncü bodrum. Asansör boşluğu. Su kuyusu. Yakşı. Fışkırıp akmak. Kuyu. Apartman boşluğu. Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur.

Diacetic antonyms : uninstructive.