Diamant türkçesi Diamant nedir

Diamant ingilizcede ne demek, Diamant nerede nasıl kullanılır?

Diamante : Pırıltılı. Bir kumaş veya giysi parçasına dikilen küçük ve parlak süs (suni elmas veya parlak pul). Elmaslı. Bu süslerle kaplı kumaş.

Diamantiferous : Elmas verimli. Elmaslar veren.

Diamantine : Baklava dilimi şekilli. Baklava dilimi gibi olan. Diamantin. Elmaslara benzeyen. Elmaslardan oluşan.

Indiaman : Hindistan ingiltere arası ticari gemi. (eskiden) hindistan-ingiltere arasında sefer yapan ticaret gemisi.

Diamagnet : Manyetik alan içine konulduğunda 90 derece açıyla dönme yapan madde.

Diameter of pipe : Boru çapı.

Diameter transversa : Enine çap. Pelvis boşluğu girişinin enine çapları. dorsal, intermedyer ve ventral olmak üzere üç tanedir, diameter transversa.

Diametral : Çapsal. Bir çap oluşturan.

Diamagnetism : Zayıf mıknatıslılık. Diyamanyetizm. Diyamanyetizma. Ters dizilmıknatıslılık. Diyamıknatıslılık. Diyamagnetizm. Geçirgenliği bir vakumunkinden daha az olan maddelerin özellikleri (fizik). Manyetik maddelerin manyetik alan içinde 90 derece açıyla sıralanışı. Ters dizilmıknatıslık.

Diameter conjugata : Eğik çap. Symphysis pelvina'nın ön ucundan promontorium’a uzanan eğik hat, diameter konjugata.

İngilizce Diamant Türkçe anlamı, Diamant eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Diamant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glass cutter : Cam kesen usta. Cam elması. Cam kesici alet. Cam keskisi. Elmastıraş. Camkeser. Camcı elması. Cam kesici. Camcı.

Diamonding : Karo. Baklava biçimi. Baklava biçimli. Elmastan. Baklava şekli. Beysbol oyun alanı. Baklava. Camcı keskisi.

Diamond cutter : Elmastıraş. Elmas keski. Elmas uçlu keski.

Far flung : Yaygın. Çok yayılmış. Uzaklarda yaşayan. Ücra. En uzak. Geniş.

Far : Uzağa. Alıs. Aşırı. Pek çok. Çok fazla. Ötedeki. Çok. Uzakta. Öteki. Uzak.

Yon : Oradaki. Ötedeki. Şurada. Ötede. Orada. Şuradaki.

Long distance : Şehirlerarası konuşma. Şehirlerarası santral. Şehirlerarası. Uzun mesafeli. Şehirlerarası alısün. Uzun mesafe görüşmesi bağlayan telefon santralı. Uluslararası konuşma (amerikan ingilizcesi). Uzun mesafe.

Distance : Soğukluk. İki kılıçoyuncusu arasında bulunması gereken en elverişli açıklık. Perspektif. Uzakta tutmak. Uzak olma. Toplu cimnastiklerde, biri birinin ardı sıra durarak dizilenleri ayıran derinliğine açıklık. Uzağa koymak. Uzaklık. Ara. Aralık.

Diamond : Baklava biçimli. Camcı keskisi. Beysbol oyun alanı. Baklava biçimi. Mineral. (kendine özgü güçlü parıltı (elmas parıltısı), gri, kahverengi (sık bulunan renkler); mavi, yeşil, kara sarı, kırmızı (seyrek bulunan renkler), en arı halde renksiz; sertlik 10 (en sert mineral), yoğunluk 3.5-3.53; kubusal.). Elmastan. Karo. Baklava.

Yonder : Şuraya. Oradaki. Şurada. Orada. Ötede. Ötedeki. Şuradaki. Öteye. Oraya.

Diamant synonyms : out of town, loosely knit, remote, nonadjacent, ulterior, removed, extreme, faraway, deep.

Diamant zıt anlamlı kelimeler, Diamant kelime anlamı

Close : Bağlantılı. Avlu (okul, kilise). Çevirmek. Kapamak. Geçit. Son. Kapatmak. Kapanmak. Yakın. Yummak (göz).

Near : Yakınında. Sıkı. Samimi. Soldaki (araba veya at). Sadık (çeviri). Bitişik. Teklifsiz. Yanında. Yakında. Daha yakındaki.