Elmas nedir, Elmas ne demek

Elmas; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Yerin derinliklerinde bulunan, billurlaşmış arı karbon.
  • Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş
  • Bu taşlarla yapılmış.
  • Elmastıraş.

"Elmas" ile ilgili cümle

  • "Bazı nadir inciler, elmaslar vardır ki onların biri yalnız saltanat tacı olabilir." - A. H. Müftüoğlu
  • "Elim değmişken elmas kılıcımla canını cehenneme yollayayım." - T. Oflazoğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Pembe renk.

Eflatun renk.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Mineral. (Kendine özgü güçlü parıltı (elmas parıltısı), gri, kahverengi (sık bulunan renkler); mavi, yeşil, kara sarı, kırmızı (seyrek bulunan renkler), en arı halde renksiz; sertlik 10 (en sert mineral), yoğunluk 3.5-3.53; kubusal.)

Elmas isminin anlamı, Elmas ne demek:

Kız ismi olarak; Mücevher olarak kullanılan saydam, değerli taş. Çok sevgili ve değerli.

İngilizce'de Elmas ne demek? Elmas ingilizcesi nedir?:

diamond

Fransızca'da Elmas ne demek?:

diamant

Elmas hakkında bilgiler

Elmas, bilinen en sert maddelerden biridir ve değerli bir taştır. Karbon elementinin bir modifikasyonu grafit, diğeri ise elmastır.

Elmasın saf karbon olduğu ilk olarak Fransız kimyacı Lavoisier tarafından keşfedilmiştir. Lavoisier, elması yakmış ve yanma gazının sadece karbondioksit olduğunu görünce elmasın karbon olduğu hükmüne varmıştır.

 

En belirgin özelliği sertliğidir. Mineralojide kullanılan mohs sertlik göstergesinde en yüksek rakamla (10) gösterilir. Bu, diğer bütün mineralleri çizebilmesi demektir. Sertliğinden dolayı endüstriyel aletlerde kullanılması büyük önem kazanmıştır. Keza dayanıklılığından ve ışığı çok iyi kırmasından dolayı kıymetli bir zîynet eşyâsıdır. Elmas mineralinin her cihetteki sertliği aynı değildir. Fakat X ve Gama ışınları ile en sert yönüne doğru yönlendirilerek, aletlerde kesici olarak kullanılması sağlanır. Endüstriyel kullanım amaçlı yapay elmas üretilir, fakat elmasın yapay ya da doğal olduğu kolayca anlaşılır ve yapay olanının ziynet eşyası olarak bir değeri yoktur.

Elmas, ametalik özellikler gösterir. Erime noktası 3547°C’dir. Yoğunluğu yaklaşık 3,5 gr/cm³tür. Havada 850°C’de yanar. Havasız ortamda 1500°C’de grafite dönüşür. Oda sıcaklığında hiçbir madde etki etmez. Florla 750 °C’de, karbon tetra florür (CF4) bileşiğini meydana getirir. Diğer halojenlerle birleşmez. Elmas izometrik bir sistemde kristallenir. Her karbon atomu kendisini çevreleyen dört karbon atomuyla düzgün dörtyüzlü meydana getirecek şekilde bağlanmıştır. Daha doğrusu iki tâne kare tabanlı piramidin taban tabana gelmiş şekli görünümündedir. 12 yüzlü ve kübik kristal yapıları da vardır. Kristallerin rengi beyaz, kahverengi, siyah veya renksiz olabilir. Mineralin içinde yabancı atom mevcudiyeti de söz konusu olabilir. Fakat her 10.000 karbon atomu başına ancak bir tâne yabancı atom bulunur. Hattâ güzel tabiî elmasta 100.000 atom başına ancak 1 tane yabancı atom bulunur.

 

Elmas ile ilgili Cümleler

  • Ali çok değerli bir elmas yüzük çaldı.
  • Elmas için ne kadar para aldın?
  • Ali Mary'ye elmas bir yüzük verdi.
  • Elmas saf görünüyor.
  • O, odasına döndüğünde elmas yüzük gitmişti.
  • Elmas yüzüğümü kesinlikle geri istiyorum.
  • Ali bir elmas ve bir zümrüt arasındaki farkı bilmiyor.
  • Elmasa 5,000 dolar değer biçildi.
  • Elmas doğal olarak serttir.
  • O, elması sergi salonuna getirdi.
  • Elmas 1873 yılında bir çocuk tarafından keşfedildi.
  • Elmas gerçek gibi görünüyor.
  • Burak elması zengin bir iş adamının karısından çaldığını iddia etti.
  • Ali bunun bir elmas olduğunu söyledi.

Elmas anlamı, tanımı:

Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).

Değerli : Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar.

Elmas gibi : Çok iyi, çok değerli.

Elmastıraş : Ucu elmaslı, kalem biçiminde cam keskisi, elmas. (elma'stıraş) Üzeri elmas gibi yontulmuş (iyi tür cam, billur).

Kara elmas : Maden kömürü. Kayaları delmekte kullanılan siyah elmas, karbonado.

Camcı elması : Ucundaki küçük, dönebilen elmas parçası ile camı çizerek kesmeye yarayan alet.

Elma : Gülgillerden, çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç (Pirus malus). Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi.

Elmasiye : Dondurulmuş meyve suyundan yapılmış olan bir pelte türü.

Elmaslı : Elmas takmış olan.

Amasya elması : Bir yüzü kırmızı diğer yüzü ise sarı yeşilimsi bir renk taşıyan, ince kabuklu, hoş kokulu, uzun süre saklanabilen bir tür elma.

Amerikan elması : Bu ağacın badem biçiminde çekirdekli, armuda benzer yemişi. Antep fıstığıgillerden, Amerika'da yetişen bir ağaç, bilader ağacı (Anacardium occidentale).

Dağ elması : Yabani elma.

Ferik elması : Ferik.

Fil elması : Turunçgillerden, Hindistan'da yetişen bir ağaç (Feronia elephantum). Bu ağacın yenilen meyvesi.

Japon elması : Japonya'ya özgü bir tür bitki.

Kabak elması : Amasya elmasının daha iri ve aşılı olanı.

Kiraz elması : Kırmızı, küçük ve sert bir tür elma.

Misket elması : Ankara ve çevresinde yetiştirilen, Amasya elmasının daha küçük ve daha tatlı olanı.

Pamuk elması : Pamuk telleri ve tohumla dolu bir kapsülden oluşan pamuk bitkisinin meyvesi.

Şeytan elması : Tatula.

Yer elması : Bu bitkinin besin olarak yararlanılan kök sapı. Birleşikgillerden, kök sapları yumru durumunda olan bir bitki (Helianthus tuberosus).

Derinlik : Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Karanlık, bilinmeyen dönem. En duyarlı nokta. Yanaşık veya dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Bir konunun veya durumun özü.

Billur : Koç yumurtası. Bazı cisimlerin aldıkları geometrik biçim. Bu maddeden yapılmış. Duru, temiz ve akıcı. Kesme cam, kristal.

Mücevher : Değerli süs eşyası.

Saydam : Açık seçik, belirgin. Üzerindeki resim ve şekilleri beyaz bir zemin üzerine yansıtmak amacıyla tepegöze konan şeffaf, ışığı geçiren kâğıt veya madde, slayt. İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf, transparan. Asetat. Sayısal ortamda hazırlanmış, yansıtım aygıtında kullanılmaya özgü pozitif görüntü, slayt, diyapozitif.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Sert : Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Titizlikle uygulanan, sıkı. Gönül kırıcı, katı, ters. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

Madde : Molekül. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Para, mal vb. ile ilgili şey. Bir cismi oluşturan öge, öz. Duyularla algılanabilen nesne. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Elmas balığı : Amerika Birleşik Devletleri’nin doğu kısmındaki berrak bol taşlı derelerde ve göllerde yaşayan, boyları doğal ortamlarda 10 cm, akvaryumlarda 6 cm olabilen, solungaç kapağında birkaç pul dizisi bulunan akvaryum balığı, elmas levreği.

Elmas kuşu : Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, çiçek gagalayangiller (Dicaeidae) familyasından, sırtı ak, kanatları kırmızı lekeli olan küçük bir tür. (Pardalotus punctatus):Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının çiçek-gagalayangiller (Dicaeidae) familyasından bir kuş türü. Sırtı ak, kanatları kırmızı lekeli olan küçük bir kuştur.

Elmas levreği : Elmas balığı.

Elmas pitonu : Pullu sürüngenler (Squamata) takımının, pitongiller (Pythonidae) familyasından 2 m kadar uzunlukta, Avustralya'da yaşayan bir tür. (Python spilote): Pullu-sürüngenler (Squamata) takımının pitongiller (Pythonidae) familyasından bir sürüngen türü. Uzunluğu 2 m. Avustralyada yaşar.

Elmaseki : Sivas ilinde, Suşehri ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Elmasımsı : Elması andıran, elmasa benzeyen, elmas gibi.

Elmasırtı : Bingöl şehrinde, Yenibaşak nahiyesine bağlı bir bölge.

Elmasuyu : Elâzığ şehrinde, Sivrice belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Diğer dillerde Elmas anlamı nedir?

İngilizce'de Elmas ne demek? : [Elmas] n. diamond, rock, glass cutter, diamond cutter

Fransızca'da Elmas : diamant [le]

Almanca'da Elmas : n. Diamant

Rusça'da Elmas : n. алмаз (M), бриллиант (M)

adj. алмазный, бриллиантовый