Diffusionism türkçesi Diffusionism nedir

  • Yayılmacılık.
  • Yüksek kültürlerin ve uygarlıkların bir ana kaynaktan göçler ve yayılmalar sonucu oluştuğunu ileri süren görüş; bu görüş çevresinde toplanan kimselerin bağlı bulunduğu okul.
  • Halkbilim ürünlerinin yalnızca yayılım oluşumuna uygun bir biçimde toplumlar arasında yayıldığını savunanların ileri sürdükleri kuram. bk. yayılım.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Yayılımcılık.
  • Ekinsel gelişmeyi geniş ölçüde bir ekinden bir başkasına türlü ekin özelliklerinin geçmesi süreci ile açıklayan insanbilim okulu.

Diffusionism ingilizcede ne demek, Diffusionism nerede nasıl kullanılır?

Diffusion barrier : Yayınım engeli. Difüzyon seti. Difüzyon bloğu. Difüzyon engeli.

Diffusion bonding : Difüzyonlar bağlama. Difüzyon bağlama. Yayınımlı tutturma. Yayınımlı bağlama.

Diffusion capacity : Bir zardan 1 mmhg basınç farkıyla bir dakikada geçen gaz hacmi. Difüzyon kapasitesi.

Diffusion cell : Difüzyon hücresi.

Diffusion coating : Yayınımlı kaplama. Difuzonla kaplama. Yayınım örtüsü.

Diffusion column : Yayınım dikeci. Difüzyon kolonu. Işınsal doğrultuda bir sıcaklık bayırlığının sürekli tutulduğu düşey borulu aygıt. boru içine konulan uçun durumundaki bir özdeği yerdeşlerine ayırtmakta kullanılır.

 

Diffusion constant : Yayınım değişmezi. Difüzyon sabitesi.

Diffusion feed water : Difüzyon besleme suyu.

Diffusion potential : Difüzyon potansiyeli.

Diffusion index : Yayılım indeksi.

İngilizce Diffusionism Türkçe anlamı, Diffusionism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diffusionism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affection : Düşkünlük. Hastalık. Muhabbet. Duygusal yakınlık. Eğilim. Şefkat. Sevgi. Duygulanım. Alaka.

Achievement motive : Başarma güdüsü. Başarı güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü.

Imperialism : İktisat, tarih alanlarında kullanılır. Emperyalizm. Emperyalist. İmparatorluk. [lat. imperium "büyük devlet"ten] bir devletin sınırlarını genişletme siyasası. bir devletin sınırları içine ya da erki altına aldığı ülke ve ulusları sömürme siyasası. Bir ülkenin sömürü amacıyla başka bir ülkeyle eşitsiz değişime dayalı ticaret yaparak ya da başka yollarla o ülkeyi siyasi ve iktisadi egemenliği altına alıp yayılması veya yayılmak istemesi. uluslararası sermaye dışsatımıyla tanımlanan, sanayi sermayesi ile banka sermayesinin birleşip mali sermayeyi oluşturduğu kapitalizmin en yüksek aşaması. İmparatorluk sistemi.

Adaptive behavior : Adaptif davranış. Uyumcu davranış. Uyarlamacı davranış. Uyumlayıcı davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış.

Age distribution : Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Yaş dağılımı.

 

Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.

Acculturation : Kültürel etkileşim. Kültürel uyum. Kültürleşme. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültür etkileşimleri. Ekinsel yozlaşma. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci.

Agnation : Soydaşlık. Akrabalık. Baba tarafından akrabalık. Hısımlık. Akrabalık (baba tarafından). Akrabalık (baba taraf.). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi.

Expansionism : Ekspansiyonizm. Genişleme politikası. Genişlemecilik. Yayılma politikası. Bir ülkenin iktisadi etkinliğini veya sınırlarını genişletmeye dayanan öğreti.

Alienation : Dengesizlik. Uzaklaşma. Soğutma. Yabancılaşma. Yabancılaştırma. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Devretme. Yabancı emek.

Diffusionism synonyms : agression, acclimatation, aesthetical ideal, age group, aesthetic, all round development of individual, abilities, adjustment in marriage.