Expansionism türkçesi Expansionism nedir
- Yayılma politikası.
- İktisat alanında kullanılır.
- Yayılmacılık.
- Genişlemecilik.
- Ekspansiyonizm.
- Bir ülkenin iktisadi etkinliğini veya sınırlarını genişletmeye dayanan öğreti.
- Genişleme politikası.
Expansionism ingilizcede ne demek, Expansionism nerede nasıl kullanılır?
Expansionist : Genişleme ve gelişmeyi savunan (özellikle bölgesel genişleme). Genişlemeci. Yayılma politikası yanlısı. Yayılmacı.
Expansionists : Genişlemeci. Yayılmacı. Yayılma politikası yanlısı. Genişleme ve gelişmeyi savunan (özellikle bölgesel genişleme).
Expansion board : Harici kart. Genişletme kartı. Anakarta irtibatlanan ve çeşitli faaliyetlerin icrasına izin veren kart.
Expansion board : Genişletme kartı. Harici kart. Genişleme kartı. Anakarta irtibatlanan ve çeşitli faaliyetlerin icrasına izin veren kart.
Expansion bus : Genişleme kartı ve bilgisayarı birbirine bağlayan bilgisayar parçaları arasında veri transferi için elektronik kanal. Harici giriş kanalı. Genişletilmiş veri iletim kanalı.
Expansion path curve : Faktör fiyatları veri iken, farklı her toplam maliyet düzeyinde işletmenin seçeceği eniyi faktör bileşimlerinin geometrik yeri, diğer bir deyişle üretici denge noktalarının birleştirilmesiyle elde edilen eğri. faktörlerin marjinal teknik ikame oranlarının sabit olması durumunda genişleme yolu eğrisi, eş-eğim doğrusuna dönüşür. Genişleme yolu eğrisi.
Expansion card : Anakarta irtibatlanan ve çeşitli faaliyetlerin yapılmasını sağlayan kart. Genişletme kartı. Harici kart.
Expansion by cofactors : Eşçarpanlarla açılım.
Expansion ratio : Artma oranı. Genleşme oranı. Genişleme oranı.
Expansion in a series : Seri açılımı. Dizili açılımı.
İngilizce Expansionism Türkçe anlamı, Expansionism eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Expansionism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Doctrine : Öğreti. Doktrin. İlke. Mezhep. Nazariyat. Prensip. Düstur. Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve inakların tümüne verilen ad. inan ya da inanca dayanak olan ilke ya da ilkeler dizisi. Akide.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Expansionism synonyms : philosophical system, ism, ability to pay approach, a shift in demand, a change in supply, a group shares, a shift in individual demand, philosophy, abnormal budget, school of thought, diffusionism, a type mutual funds.

Bu kısımda Expansionism kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Expansionism ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Expansionism anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Expansionism ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.