Digestant türkçesi Digestant nedir

Digestant ingilizcede ne demek, Digestant nerede nasıl kullanılır?

Indigesta vitulorum : Buzağıların sindirim bozukluğu. Buzağıların inappetenzi.

Family digest magazine : Siyah kadınlar için olan aylık amerikan dergisi (evlilik, aile yaşamı, kariyer, vs. gibi konuları kapsar).

Easy to digest : Sindirimi kolay. Hazmı kolay. Sindirim sisteminde parçalanması kolay.

Hard to digest : Hazmedilmesi zor. Sindirilmesi zor. Sindirim sistemi tarfından kolayca parçalanamayan. Hazmı zor.

Digest : Düzenlemek. Özet. Hazmolmak. Parçalanmak. Kafada şekillendirmek. Öğütmek. Kavramak. Sindirilmek. Katlanmak. Dayanmak.

Digester tank : Ekşitme kuyusu. Pissuyun içindeki katı maddelerin kimyasal değişikliğe uğradığı ve sıvı ile katı maddelerin kolayca ayrıştırılabilir hale getirildiği kuyu.

Digestible dry matter : Sindirilebilir kuru madde. Hayvanlarla yemleme denemesi yoluyla ölçülen, kuru maddenin sindirilebilen ve emilen kısmı.

Digestible : Sindirimi kolay. Dijestibl. Hazmı mümkün. Sindirilebilir. Hafif.

Digester : İçinde maddelerin yumuşatıldığı veya parçalara ayrıldığı alet. Besini hazmeden. Sindireç. Hazmettirici madde. Sindiren. Pişirme kazanı. Sindirime yardımcı olan madde. Sindirici. Dijestör. Çürütücü.

 

Digestibility : Sindirilebilir olma durumu. Gübre miktarının tüketilen yem miktarına bölünmesiyle bulunan, bir yemin veya besin maddesinin tüketildikten sonra vücutta tutulan kısmı, hazmolabilirlik, hazmolma oranı, sindirim derecesi. Hazmolabilirlik. Hazmedebilir olma durumu. Sindirim için elverişli olma durumu. Dijestibilite. Sindirilebilirlik.

İngilizce Digestant Türkçe anlamı, Digestant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Digestant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deep : Dalgın. Aşırı. Ciddi. Karışık. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Karmaşık. Deniz. Dip. Tok (ses). Derin.

Yonder : Oraya. Ötede. Orada. Şuraya. Öteye. Şurada. Ötedeki. Oradaki. Şuradaki.

Extreme : Kesin. Ölçüsüzlük. Çıkmaz. Sınır. Mutlak. Uçdeğer. Son had. Aşırı. Son derece. Kenar.

Long distance : Uzun mesafe. Uluslararası konuşma (amerikan ingilizcesi). Uzun mesafe görüşmesi bağlayan telefon santralı. Uzun mesafeli. Şehirlerarası alısün. Şehirlerarası konuşma. Şehirlerarası. Şehirlerarası santral.

Faraway : Uzun. Hayal aleminde. Dalıp gitmiş. Dalmış. Uzak. Uzaklara gitmiş. (bakış) dalgın. Dalgın. Dalgın (bakış).

Far : Uzağa. Alıs. Pek çok. Bir hayli. Öteki. Çok fazla. Daha uzaktaki. İlerlemiş. Öte. Öbür.

Distance : Aralık. Uzağa koymak. Toplu cimnastiklerde, biri birinin ardı sıra durarak dizilenleri ayıran derinliğine açıklık. Uzaklık. Soğukluk. Fasıla. Geride bırakmak. Uzakta tutmak. Uzak olma. Süre.

 

Ulterior : Açığa vurulmamış. Ötedeki. Gizli. Öte yandaki. Uzaktaki. İtiraf edilmemiş. Saklı. Sonraki.

Nonadjacent : Komşu olmayan. Yakın veya ek olmayan. Bitişik olmayan.

Removed : Nakletmek. Elini çekmek. Götürmek. Ortadan kaldırmak. Kaldırıldı. Kaldırmak. Başka yere götürmek. Ayrı. Çıkarmak. Yerinden etmek.

Digestant synonyms : out of town, loosely knit, far flung, yon, dijestan, remote.

Digestant zıt anlamlı kelimeler, Digestant kelime anlamı

Close : Kapatmak. Bağlantılı. Yakın. Sonuç. Kadans. Yummak (göz). Kapamak. Avlu (okul, kilise). Son.

Near : Yakın. Teklifsiz. Yakında. Sadık (çeviri). Daha yakındaki. Yaklaşmak. Yanında. Sıkı. Yakınlaşmak. Cimri.