Diktats türkçesi Diktats nedir

Diktats ingilizcede ne demek, Diktats nerede nasıl kullanılır?

Diktat : Dikta. Yazdırma. Kazanan tarafından yenilene zorla kabul ettirilen anlaşma. Dikte.

Diktyoma : Diktiyom.

Dikanophase : İkiçekirdeklieyre.

Dikarion : İkiçekirdekli.

Dike : Set yaparak korumak. Etrafına set çekmek. Set. Şedde. Sevici kadın. Süslemek. Duvar. Kanal. Hendek açmak. Hendek.

Diketone : Diketon. İki keton içeren kimyasal bileşim (kimya).

Geeldikkop : Koyunlarda görülen bir hastalık. Bazı bitkileri yemeye takiben ışığa karşı duyarlılaştırmanın neden olduğu güney afrika'da koyunlarda görülen akut fotodinamik bir hastalık (akut sarılık ve ciddi yüz ödemi ile tanımlanan). Koyunlarda görülen akut fotodinamik bir hastalık.

Diked : Ark. Kazmak. Hendek açmak. Şedde. Set yaparak korumak. Suyolu. Set çekmek. Etrafına set çekmek. Kanal. Süslemek.

Diker : Bent işçisi.

Diking : Hendek açmak. Set yaparak korumak. Süslemek. Hendek açma. Toprak setle koruma. Set çekme. Set çekmek.

İngilizce Diktats Türkçe anlamı, Diktats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diktats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Printed : Basılı. Basma. Matbu. Basılmış. Yazdırılmış. Tab edilmiş. Yazdırma tarihi.

 

Order : Rütbe. Düze. Bir özdeği ya da dizgeyi oluşturan atomlar, moleküller gibi altkümelerin belli koşullar altında, doğa yasalarına uygun olarak birbirlerine göre dizilişlerine verilen genel ad. Satın alma işleminden önce bu yönde yapılmış olan sözlü ya da yazılı istem. Yargı. İntizam. Tarikat. Sipariş etmek. Yol. Türküm.

Mandate : Şart koşmak. Buyruk. Emir. Emirname. Manda altına almak. Manda. Mazbata. Dünya savaşından sonra, kimi az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek bir düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya dek uluslar birliği (cemiyet-i akvam) adına yönetmek üzere kimi büyük devletlere verilen vekillik. Zorlamak.

Dictations : İmla. Dikte edilen yazı. Dikte etme. Emir. Yazım.

Dictamen : Emir.

Bring down : Azaltmak. Yaralamak. Değerini düşürmek. Düşürmek. Yıkmak. İndirmek. (yönetimi) düşürmek. Sürdürmek. Vurup indirmek. Devirmek.

Inflict : Atmak. Çarptırmak. Yüklemek. Zorlamak. Yamamak. Çektirmek. Uğratmak. Vermek. Acı vermek. Vurmak.

Autocratical : Otokratik. Zorba. Despot.

Autocratic : Müstebit. Otokratik. Otokrat. Zorba. Despot.

Diktats synonyms : prescribe, diktat, visit, dictation, impose, principle.