Dil sürçmesi nedir, Dil sürçmesi ne demek

"Dil sürçmesi" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bir dil sürçmesi sonucu, bu tartışmayı yarım saat kadar yürütmüşüm." - S. İleri

Bilimsel terim anlamı:

Söz ya da yazıyle belirtilmek istenen bir düşüncede, kimi sözcüklerin istenmeden araya girmesi ve anlamı kökünden değiştirmesi. (Ruhsal çözümcülere göre bu sözde yanılgı, bilinçaltında tutulmaya uğraşılan bir duygu, dilek ya da düşüncenin ortaya çıkışıdır.)

İngilizce'de Dil sürçmesi ne demek? Dil sürçmesi ingilizcesi nedir?:

slip of the tongue or of the pen

Dil sürçmesi hakkında bilgiler

Sürçülisan (sü'rçülisan; [Türkçe] sürç + [Arapça] lisân), dil sürçmesi.

Karagöz oyununda meddahın yanlışlıkla seyircileri incitecek laf söylemesi olarak seyirlik oyunlarda kullanılan bir terimdir. Sürçülisanda bulunan Karagözcü ya da meddah, oyunu izleyen kişilerde doğabilecek herhangi olumsuz bir çağrışımı önlemek amacıyla gösterinin sonunda "Her ne kadar sürçülisan ettikse affola!" şeklinde bir cümle söylemektedir. Karagözcülerden biri olan Kasımpaşalı Hafız, III. Selim'in karşısında karagöz oynatırken sürçülisanda bulunduğundan ötürü oyunu yarıda bırakarak mesleği bırakmıştır.

 

Dil sürçmesi ile ilgili Cümleler

  • Bu bir dil sürçmesiydi.
  • Bu bir tür dil sürçmesi olmalı.

Dil sürçmesi tanımı, anlamı:

Sürçülisan : Dil sürçmesi.

Söyleme : Söylemek işi.

Sürçme : Sürçmek işi.

Yanlı : Yandaş.

Çıkma : Çıkmak işi. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Eski, kullanılmış. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Çıkmış.

İstenme : İstenmek işi.

Konuşma : Konuşmak işi. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans. Görüşme, danışma, müzakere.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Karagöz : Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu. Güldürüp eğlendiren kimse. Bu oyunda halk görüşünü ve duyuşunu veren kimse. İzmaritgillerden, 25-30 santimetre uzunluğunda, enli, boz renkli, beyaz etli bir balık (Sargus sargus).

Oyun : Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Kumar. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Hile, düzen, desise, entrika.

 

Ağızdan : Ağız yoluyla. Sözlü olarak.

Yanlış : Biçimsel düşünme yasalarına uymayan, düşünülen şeyle uyuşmayan. Hatalı bir biçimde. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata. Bir kurala, bir ilkeye, bir gerçeğe uymayan, aykırı olan, hatalı.

Söz : Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte.

Bir : Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bir kez. Sayıların ilki. Aynı, benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Beraber. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Tek. Sadece.

Etme : Etmek işi.

Diğer dillerde Dil sürçmesi anlamı nedir?

İngilizce'de Dil sürçmesi ne demek? : n. slip of the tongue, Freudian slip

Fransızca'da Dil sürçmesi : lapsus linguae

Almanca'da Dil sürçmesi : n. Versprecher

Rusça'da Dil sürçmesi : n. ляпсус (M), оговорка (F), обмолвка (F)