Dill türkçesi Dill nedir
- İdiyot.
- Durakotu.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Anethum graveolens.
- Dereotu.
- Yabantırak.
- Maydanozgiller (umbelliferae) familyasından, yaprak ve dalları, salata ve yemeklere koku ve lezzet verici olarak kullanılan, meyveleri gaz söktürücü olan, 60 cm kadar boyda, sarı çiçekli, tek yıllık, otsu bitki. börek otu, tarhana otu.
- Tere.
Dill ile ilgili cümleler
English: I ate quesadillas for breakfast.
Turkish: Kahvaltı için kasadilla yedim.
English: He drives a pink Cadillac.
Turkish: Pembe bir Cadillac sürüyor.
English: Ali didn't eat dill pickles.
Turkish: Ali dereotu turşusu yemedi.
Dill ingilizcede ne demek, Dill nerede nasıl kullanılır?
Dill seed : Maydanozgiller (umbelliferae) familyasından, yaprak ve dalları, salata ve yemeklere koku ve lezzet verici olarak kullanılan, meyveleri gaz söktürücü olan, 60 cm kadar boyda, sarı çiçekli, tek yıllık, otsu bitki. börek otu, tarhana otu. Dereotu. Dereotu tohumu.
Dillies : Zevkli. Dikkate değer kimse. (argo) türü açısından özel olan şey. Kayda değer şey. Hatırı sayılır kimse. Hoş. Güzel. Kayda değer kimse.
Dilling : Yabantırak. Durakotu. İdiyot. Anethum graveolens. Tere. Dereotu.
Dills : Anethum graveolens. Yabantırak. Tere. İdiyot. Durakotu. Dereotu.
Dilly : Kayda değer kimse. Kayda değer şey. Güzel. Hatırı sayılır kimse. Hoş. Zevkli. Dikkate değer kimse. (argo) türü açısından özel olan şey.
Armadillo : Armadillo (zooloji terimi). Armadillo. Tatu (zooloji terimi). Tatou. Tespih böceği.
Cadillac : Otomobil türü. Michigan eyaletinde şehir. Kadillak.
Dillydally : (argo) oyalanmak. Geciktirmek. Ağır davranmak. Oyalanmak. Ayak sürümek. Zaman geçirmek. Sallanmak. Başka bir zamana bırakmak. Vakit öldürmek. Ertelemek.
Dilly dallying : Sallanmak. Oyalanmak. Vakit öldürmek. Oyalanma. İşi ağırdan almak.
Cadillace : (argo) sakin olmak. Halletmek.
İngilizce Dill Türkçe anlamı, Dill eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Acacia : Akasya. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Arap zamkı. Mimoza.
Aardvark : Yerdomuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Karınca yiyen.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Cresses : Crucifer. Adi suteresi. Bahçe teresi.
Herb : Nebat. Ot. Bitki. Zayıf veya güçsüz mahkum. Yabani ot. Yemeklere tat vermek için kullanılan bitki. Toprak üstü gövdeleri genelde yeşil renkli olan ve ikincil kalınlaşmanın olmadığı bitkiler. Öneri. Şifalı bitki.
A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Dill synonyms : anethum graveolens, dill weed, herbaceous plant, dills, water cress, schmuck, abductor muscle, a cells, dipsticks, whackers, abramis zone, schmoe, winter cress, dipstick, fennel, schmucks, abacus bodies, abiotic environment, garden cress, dittander, a chromosome, dill seed, a site, abiotic factor, aardwolf, anet, silly bugger, whacker, dilling, peppergrass, false fennel, watercress, aardvarks.
Dill ingilizce tanımı, definition of Dill
Dill kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To calm. Called also dillseed. To soothe, as one in pain. To still. An herb (Peucedanum graveolens), the seeds of which are moderately warming, pungent, and aromatic, and were formerly used as a soothing medicine for children.

Bu kısımda Dill kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dill ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dill anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dill ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.