Dillemek nedir, Dillemek ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Kilitlemek.
Aleyhte bulunmak, kötülemek.
Bir şeyi diline dolayıp yaymak.
Bir kimsenin zenginliği, malı ve kendisi hakkında hasetle konuşmak: Görmemiş insanların yanında malımız dillendiğinden her şeyimizi kaybettik.
Azarlamak, darılmak.
Bir şeyi çok istemek: Kız için dilledi dilledi elinde ne varsa hepsini yedi.
Teknik terim anlamı:
Bir kimse hakkında dedikodu yapmak, bir kimseyi çekiştirmek, zemmetmek.
Dillemek anlamı, kısaca tanımı
Çekiştirmek : Uçlarından tutarak ayrı yönlere doğru çekmek. Tekrar tekrar çekerek koparmak. Bir kimsenin kötü taraflarını uzun uzadıya sayıp dökmek
Çekiştirme : Çekiştirmek işi.
Kilitlemek : Anahtarla kilidi kapamak. Bir nesne veya bir kimseyi kilitli bir yere kapamak. Karşılıklı çıkıntı ve girintileri olan şeyleri birbirine geçirmek, kenetlemek. Sıkıca tutmak. Kapatmak.
Kötülemek : Biri veya bir şey için olumsuz, aşağılayıcı, hoş olmayan sözler söylemek. Nesnelerin niteliği bozulmak, kalitesi bozulmak. İnsanın sağlığı bozulmak.
Azarlamak : Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek.
Kilitleme : Kilitlemek işi.
Zemmetmek : Yermek, kınamak, kötülemek, çekiştirmek.
Darılmak : Hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak, gücenmek, küsmek, ilgiyi kesmek. Azarlamak, paylamak. Gücenmek, kırılmak, alınmak, incinmek.
Dedikodu : Başkalarını çekiştirmek ve kınamak üzere yapılmış olan konuşma, kov, gıybet, kılükal.
Konuşmak : Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.
Görmemiş : Birdenbire ulaştığı iyi duruma uymayan, görgüsüzce davranan.
Kötüleme : Kötülemek işi.
Zemmetme : Zemmetmek işi.
Azarlama : Azarlamak işi, paylama.
Hakkında : İlgili olarak, üzerine.
Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.
Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.
Kendisi : Kendisi.
Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.
İstemek : İstek duymak, arzulamak. Görmek istediğini bildirmek. Evlenmek dileğinde bulunmak. Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek. Gerek olmak.
Diğer dillerde Dilkurtları anlamı nedir?
İngilizce'de Dilkurtları ne demek ? : tongue worms

Bu kısımda Dillemek nedir? Dillemek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dillemek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dillemek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.