Dimm türkçesi Dimm nedir

  • Dual in-line memory module.
  • Dual in-line memory module (çifte hat bellek modülü).
  • 64-bir kanal kullanan bilgisayarların ana kartlarına bağlı rastgele erişim belleği çipleri (ram) grupları içeren baskılı devre kartı.

Dimm ingilizcede ne demek, Dimm nerede nasıl kullanılır?

Dimmable : Ayarlanabilir ışık şiddetine sahip. Kısılabilir.

Dimmed : Soluk. Kısık. Karartılmış. Donuk. Kararmış. Cilasız. Mat. Koyulaşmış. Daha az temiz hale getirilmiş.

Dimmed command : Soluk komut.

Dimmed eyes : Donuk gözler. Mat gözler. Donuk bakış.

Dimmed icon : Soluk simge.

Dimmish : Belli bir ölçüde karanlık. Belirli bir ölçüde bulanık. Belli bir ölçüde bulanık.

Dimmorphous : İki şekilli.

Dimmer : Işık azaltıcı cihaz. Daha donuk. Azaltıcı. Karartıcı. Dizi dirençlere bağlı çok sayıdaki kanallardan gelen elektrik akımım azaltıp çoğaltabilen aygıt. bunların çok çeşidi olmakla birlikte, temelde üç türü vardır : karşı dirençli karartıcı, özdönüştürücü karartıcı, bilgisayarlı karartıcı. Işık kısıcı reosta. Ayarlı kısıcı.

Dimmer switch : Karartma düğmesi. Işığı kısan komütatör. Selektör. Karartma ayarlı anahtar.

Dimmer board : Karartıcı tablosu. Karartıcının denetim düğmelerinin ve göstergelerinin bulunduğu yer.

 

İngilizce Dimm Türkçe anlamı, Dimm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dimm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Subdued : Bastırılmış. Çok sessiz. Zorlanmış. Sönük. Davranışlarında aşırı yumuşak. Sakin. Düşük. Munis. Uslu. Yumuşak.

Radius : Döner kemik. böcek kanadının en önemli damarı. 3.kuş teleklerinde tüy ekseninden ayrılan ramus adlı dallar üzerindeki ikinci dallar. İspit. Telli çalgılarda, değeri arttıkça klavyenin o derece düz ve değeri azaldıkça klavyenin o derece bombeli olduğuna işaret eden klavye yüzeyinin eğim çapı. Erim. Bir çemberin çevresi üzerindeki noktalarının özeğe uzaklığı. Önkol kemiği. Çevre (daire). Radyan. Biyoloji, fizik, gitar alanlarında kullanılır. Radyus.

Gauge : Tartmak. Basınç, çap, akım, alan gibi doğabilimsel niceliklerin ölçümünde ya da denetiminde kullanılan araç. Ölçümlemek. Kıstas. Değerlendirmek. Kapsam. Hacim. Kriter. Ölçmek. Kalibre.

Caliber : Kalibre. Kabiliyet. Kapasite. Kalite. Çap. Yetenek. Ölçü.

R : R harfi. İlgileşim katsayısı. İstatistikte bir deneysel tasarım sembolü. Röntgenin simgesi. İngiliz alfabesinin on sekizinci harfi. Radikalin simgesi. Direncin simgesi.

Diameter : Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Diyametre. Çapı. Çap. Bir çemberin özeğinden geçen bir doğrunun çemberi kestiği iki nokta arasındaki uzaklık. Kutur. En. Kalınlık.

Windage : Rüzgar yönünü değiştirmek için yapılan ekleme. Hareket eden bir nesne ile havanın çarpışması. Bir geminin rüzgara maruz kalan tarafı. Rüzgar saptırma. Bir geminin rüzgara maruz olan yüzeyi. Rüzgarlama. Nişan ve vuruş noktaları arasındaki yatay farkı ortadan kaldırmak için yapılan nişangah ayarı.

 

Length : Uzunluk. Taşınabilir geri lambaları. Süre. Parça. Boy. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Müddet. Bir filmin uzunluk birimiyle (metre ya da ayak) belirtilen boyu. Metres in length. Perde ya da pano arkalarında kullanılan yukardan aşağıya dizilmiş lambalar.

Calibre : Çap. Ayarlamak. Kalibre. Yetenek. Kalite. Kapasite. Kabiliyet. Ölçü.

Dark : Gizli. Gölge. Çepel. Koyu. İzbe. Akşam. Karanlık. Esmer. Siyaha yakın. Belirsizlik.

Dimm synonyms : bore.

Dimm zıt anlamlı kelimeler, Dimm kelime anlamı

Light : Aydınlanmak. Yanmak. Işık saçmak. Nur. Aydınlık. İnmek (attan veya arabadan). Gerçekleşmek. Soba yakmak. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut. Yakmak.

Distinct : Farklı. Aşikar. Muhakkak. Seçik. Bariz. Şüphesiz. Bağımsız. Belirgin. Başka. Ayrı.