Radius nedir, Radius ne demek

Radius; Gitar, Anatomi, Veteriner, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Gitar terimi olarak anlamı:

Telli çalgılarda, değeri arttıkça klavyenin o derece düz ve değeri azaldıkça klavyenin o derece bombeli olduğuna işaret eden klavye yüzeyinin eğim çapı.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Döner kemik, ön kol kemiği.

Zooloji'deki anlamı:

[Bakınız: döner kemik, radyus].

Radius kısaca anlamı, tanımı

Radi : [Bakınız: Razı]

Telli çalgılar : Telli sazlar.

Ön kol kemiği : Ön kolun iskeletini oluşturan iki uzun kemikten dışta olanı.

Döner kemik : Ön kolun önünde ve iç tarafında yer alan uzun kemik, radius, önkol kemiği. (karşılık: radius),Ön kolun iki kemiğinden baş parmak doğrusundan olan olup kol kemiği ile el bileği kemikleri arasında bulunur, önkol kemiği.

Kol kemiği : Kolun omuz başından dirseğe kadar olan bölümündeki tek ve uzun kemik, pazı kemiği, karaca kemiği.

Bombeli : Şişkinliği, kabarıklığı olan.

Değeri : Kıymet, paha.

Klavye : Parmaklarla hareket ettirilen piyano, org vb. çalgılarda veya yazı ve hesap makinelerinde değişmez bir eksen çevresinde inip kalkabilen, istenilen işe göre düzenlenmiş bazı mekanizmaları çalıştıran kaldıraç kollarının, tuş sıralarının bütünü.

Ön kol : Kolun dirsekle bilek arasındaki bölümü.

İşaret : Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet.

 

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

Radyus : Döner kemik. Böcek kanadının en önemli damarı. 3.Kuş teleklerinde tüy ekseninden ayrılan ramus adlı dallar üzerindeki ikinci dallar. (radius),Teleklerde, tüy ekseninden ayrı ramus adlı dallar üzerindeki ikinci dallar.

Telli : Teli olan. Teller takınmış, telle süslenmiş.

Çalgı : Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman. Müzik topluluğu. Çalgı çalma, müzik.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

Bombe : Şişkinlik, kabarıklık.

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

İşare : İşaret.

Döner : Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen. Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılmış olan kebap, döner kebap.

Diğer dillerde Radius anlamı nedir?

Osmanlıca Radius : klavye çapı