Radyus nedir, Radyus ne demek

Radyus; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Döner kemik.

Böcek kanadının en önemli damarı. 3.Kuş teleklerinde tüy ekseninden ayrılan ramus adlı dallar üzerindeki ikinci dallar.

Zooloji'deki anlamı:

(radius),Teleklerde, tüy ekseninden ayrı ramus adlı dallar üzerindeki ikinci dallar.

Radyus tanımı, anlamı

Döner kemik : Ön kolun önünde ve iç tarafında yer alan uzun kemik, radius, önkol kemiği. (karşılık: radius),Ön kolun iki kemiğinden baş parmak doğrusundan olan olup kol kemiği ile el bileği kemikleri arasında bulunur, önkol kemiği

Tüy ekseni : Kuşlarda tüyün kök ve gövdeden meydana gelen eksen parçası. Skapus. (scapus,Kuşlarda tüyün kök ve gövdeden meydana gelen eksen parçası.

Telekler : İzmir ilinde, Emiralem bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.

Dallar : Fürû' (bk. çocuklar, torunlar...).

Radius : Telli çalgılarda, değeri arttıkça klavyenin o derece düz ve değeri azaldıkça klavyenin o derece bombeli olduğuna işaret eden klavye yüzeyinin eğim çapı. Döner kemik, ön kol kemiği. [Bakınız: döner kemik, radyus].

 

Önemli : Önemi olan, mühim, ehemmiyetli. Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemi olan, stratejik.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Telek : Kuşların gövde, kanat ve kuyruğunda bulunan, uçma, örtü ve kuyruk telekleri olarak üçe ayrılan, çeşitli renklerde kalın eksenli tüy.

Ramus : Kuş teleklerinde tüy ekseninden iki tarafa ayrılan kollar. Dal, kol. Teleklerde tüy ekseninden iki tarafa ayrılan kollar.

Kanad : Defter, kitap yaprağı.

Dalla : Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Damar : Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.

Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

 

Döner : Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen. Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılmış olan kebap, döner kebap.

Eksen : Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Çizgi. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Dingil.

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

Dama : Karelere ayrılmış zemin üzerinde on altı taşla iki kişi arasında oynanan oyun.

Diğer dillerde Radyus anlamı nedir?

İngilizce'de Radyus ne demek ? : radius, barbule