Dingildemek nedir, Dingildemek ne demek

  • Sallanmak, oynamak.
  • Korkmak, kuşkulanmak

"Dingildemek" ile ilgili cümle

  • "Siyah esvaplılar, siyah çarşaflıları dingildeyen iskeleden vapura ite ite çıkardılar." - H. E. Adıvar

Dingildemek kısaca anlamı, tanımı:

Dingil : Kaba saba. Tekerleklerin merkezinden geçen ve taşıtın altına enlemesine yerleştirilmiş mil, eksen, aks. Aptal, salak.

Dingi : Bir çifte kürekli küçük patalya.

Sallanmak : Salıncak, hamak vb.nde kendini sallamak. Vaktini boş ve yararsız işlerle uğraşarak geçirmek, oyalanmak, savsaklanmak. Bir şey belli noktasından bir yere bağlı kalmak şartıyla, o noktanın iki tarafına aynı doğrultuda ve sürekli olarak gidip gelmek. Güçlü bir biçimde sarsılmak, titremek. Bağlı bulunduğu yerde gevşek duruma gelip yerinden oynamak, kımıldamak. Makamından veya bulunduğu durumdan uzaklaşmak, yerini bir başkasına bırakmak tehlikesiyle karşılaşmak.

Oynamak : Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Değişiklik göstermek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Tiyatro eseri sahneye konmak. Tehlikeye düşürmek. Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Film gösterilmek. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Sarsılmak, yeri değişmek. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek. Kımıldamak, hareket etmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak.

 

Korkmak : Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Kaygı duymak, endişe etmek. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak.

Kuşkulanmak : Kuşku içinde bulunmak, kuşku duymak, şüphelenmek.

Diğer dillerde Dingildemek anlamı nedir?

İngilizce'de Dingildemek ne demek? : to rattle, to wobble

Almanca'da Dingildemek : v. wanken, schwingen, wackeln

Rusça'da Dingildemek : v. шататься, дрожать