Korkmak nedir, Korkmak ne demek

"Korkmak" ile ilgili cümle

  • "Sabaha karşı aşağı indi, aralık kapıdan korka korka babasına baktı." - R. N. Güntekin
  • "Karanlık yerde insan korkmaz mıydı?" - S. F. Abasıyanık

Yerel Türkçe anlamı:

Ürünler sararmaya yüz tutmak.

Korkmak kısaca anlamı, tanımı:

Korktuğu başına gelmek : Düşünülen kötü durum gerçekleşmek.

Korktuğuna uğramak : Korktuğu başına gelmek.

Korkma : Korkmak işi.

Gözü korkmak : Daha önce geçirdiği kötü bir denemeden sonra birinden veya bir şeyden zarar gelebileceği kanısına varmak.

Kendi gölgesinden korkmak : Çok korkak olmak, bir sakınca söz konusu olmayan işlere girişmekten bile korkmak.

Korku : Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara.

Duymak : Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. İşitmek, ses almak. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek. Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek.

 

Ürkmek : Bir şeyden korkup sıçramak, tevahhuş etmek. Ağaç meyve vermemek. Şaşkınlık ve korku duymak. Çekinmek.

Dehşet : Olağanüstü. Bir tehlike veya korkunç bir şey karşısında duyulan ürküntü, yılgı. Olağanüstü şeyler karşısında şaşma anlatan bir söz.

Kapılmak : Sürüklenmek. Birine güvenip boş bulunarak aldanmak. Kapma işine konu olmak. Bir kimseye tutulmak, bağlanmak, aşırı sevgi duymak. Bir şeyin veya kimsenin güçlü etkisinde kalmak.

Kaygı : Üzüntü, endişe duyulan düşünce, tasa. Genellikle kötü bir şey olacakmış düşüncesiyle ortaya çıkan ve sebebi bilinmeyen gerginlik duygusu.

Endişe : Kuşku. Tasa, kaygı. Korku. Düşünce.

Etmek : Herhangi bir değerde olmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Bulmak, erişmek. Eşit değer kazanmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Kötülükte bulunmak. Bir işi yapmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak.

Çekinmek : Saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak. Bir şey sürünmek.

Sakınmak : Korumak, esirgemek, gözetmek. Herhangi bir korku veya düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak durmak, içtinap etmek. Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak.

Saygı : Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram.

Cesaret : Güç veya tehlikeli bir işe girişirken kişinin kendinde bulduğu güven. Atılganlık. Yüreklilik, yiğitlik, yürek ve göz pekliği. Cüret.

 

Edememek : Yeterli olmamak. yapamamak, yapmadan duramamak.

Korkmak ile ilgili Cümleler

  • Biraz korkmak normaldir.
  • Korku filmlerini izleyip korkmak için sinemaya gidiyoruz.
  • Köpekten korkmak için bir sebep yok, o tamamen zararsızdır.
  • Korkmak için hiçbir neden yok.
  • Neyden korkmak zorundayım?
  • Korkmak için hiçbir sebep yok.
  • Gereksiz risk almak, ağaca çıkmaktan korkmak, ölmekten korkmak; insanları sevmek, hiçbir şeyden korkmamak. Sence bunlar birbiriyle bağlantılı kelime öbekleri mi?
  • Beni korkmakla suçlamadan önce siz kendi gerçek adlarınızı buraya yazamıyorsunuz bile.
  • Keşke benden korkmaktan vazgeçsen.
  • Korkmak mı o da ne?
  • Korkmak zorunda değilsin.

Diğer dillerde Korkmak anlamı nedir?

İngilizce'de Korkmak ne demek? : v. be afraid, be afraid of, be frightened, be appalled, dread, fear, flinch, get a fright, have a fright, take fright, funk, quail, scare, be scared of, shy, sweat blood

Fransızca'da Korkmak : avoir la frousse, avoir peur (de), appréhender, avoir les foies, s'effrayer, craindre, se dégonfler

Almanca'da Korkmak : v. Angst haben, befürchten, besorgen, erschrecken, fürchten, grauen, grausen, scheuen, zagen, zurückschrecken

Rusça'da Korkmak : v. бояться, пугаться, страшиться, тр`усить, дрожать, ужасаться, опасаться, беспокоиться, испугаться, забеспокоиться