Diphase türkçesi Diphase nedir
- Çift fazlı.
- İki fazlı.
- İkifazlı.
- İki evreli.
- İkili evre.
- Difazlı.
Diphase ingilizcede ne demek, Diphase nerede nasıl kullanılır?
Diphase emulsion cleaner : İkievreli sütsü temizleyici. İki fazlı subye temizleyici.
Diphasic : İki fazlı. Difazik. Difazlı. İki evreli.
Diphenhydramine : Histamin h1-almaç engelleyicisi, ödem oluşumunu engelleyici, taşıt tutması hastalığında kullanılan ve öksürük merkezini de baskılayarak öksürük kesici etkiye neden olan antihistamik bir ilaç. Anti alerjik ilaç olarak kullanılan kimyasal bir bileşim. Difenhidramin. Difenidramin.
Diphenil p phenilendiamine : Difenil-fosfo-fenilendiamin. Bir çeşit antioksidan.
Diphenoxylate : Difenoksilat. Meperidin türevi, opioit benzeri etkiye sahip, ishal kesici bir ilaç.
Diphenylmethane : Difenilmetan. Anksiyolitik etkisi zayıf olan ve barbitüratlar kadar fazla kullanılmayan ayrıca antikolinerjik etkileri de olan hipnosedatif ilaçların bir grubu.
Diphenyl : Organik sentezlerde kullanılan hidrokarbon (kimya). Difenil.
Diphosphate : İki grup fosfat içeren fosfat (kimya). Difosfat.
Diphosphatidyl glycerol : Difosfatidil gliserol. Başlıca bitkilerde bulunan ve hayvanlarda kardiyolipin şeklinde görülen, iki molekül fosfotidik asitle birleşen gliserolün yağ asitleri ile yaptığı ester.
Dipherodone : Diperodon. Etkisi oldukça uzun olan fenil üretan türevi bir yerel anestezik.
İngilizce Diphase Türkçe anlamı, Diphase eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Diphase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Form : Biçim. Atlarda ayağın korona bölgesinde oluşan kemik üremeleri. Yazılı biçim. Bilgisayar, hukuk, fizik, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Şekillenmek. Biçimlendirmek. Şekil. Toplumsal olguların kurucu öğeleri arasındaki iç bağlantı, örgütleniş yöntemi ve etkileşme düzeni. Oluşturmak. Parmak ekzostozları.
Sign : Bulgu. İşaret. Halkın düşün, duyu, istek ve olayları anlatmak amacıyla kullandığı, çivi, tahta, kemik, taş, demir, boya, kalem, damga, ateş, bıçak ve daha birçok araçlar yardımıyla yaptığı simgesel nesnelerin tümü. bk. simge. İfade etmek. Artı, eksi, kökiki (karekök) +,-,(...), gibi işlemleri belirleyen biçimsel yazım. Bir yanıtlayıcının soru çizinliğinde yanıtını dile getirmek üzere yaptığı belirtim ya da kimliğini belirtmek üzere kullandığı simge. Burç. İma etmek. İşaret vermek. Tabela.
Sandfly fever : Kum sineği ateşi. Akdenizin kıyı bölgelerinde, orta asyada, orta doğuda, orta ve güney amerikada, bunyaviridae ailesindeki phlebovirusların neden olduğu, phlebotomus papatasii ve lutzomyia cinsi kum sinekleriyle taşınan, akut seyirli, kendi kendini sınırlayan, grip benzeri ateşli hastalık, papatasi ateşi, üç gün ateşi. Tatarcık humması.
Pappataci fever : Tatarcıklarla bulaşan ve akdeniz çevresi ülkelerinde görülen, virüslü, evecen, bulaşıcı, dang humması benzeri hastalık; üç gün humması. Tatarcık humması.
Inherited disease : Kalıtsal bozukluk. Ebeveynlerden evlatlarına genetik olarak aktarılan hastalık. Genetik bozukluk. Kalıtsal hastalık.
Aspergillosis : Aspergillozis. Asperjiloz. Aspergillus familyasına ait mavi küfün neden olduğu hayvan hastalığı. Aspergillozis (bir hayvan hastalığı).
Dispersion medium : Dağıtıcı faz. Dağılma ortamı. Dağıtım aracı. Dağıtma azı. Dağınım ortamı. Bir özdeğin asıltı büyüklüğünde dağıldığı sürekli ortam. Serpinme ortamı. Kolloit sistemde, bir maddenin parçacıklarının süspansiyon biçiminde dağılmasını sağlayan ortam. Dağılım ortamı.
Illness : Sayrılık. İllet. Çor. Maraz. Rahatsızlık. Hastalık.
Malignance : Habislik. Kötülük.
Periarteritis nodosa : Periarteritis nodoza. Poliarteritis nodoza.
Diphase synonyms : respiratory illness, boutonneuse fever, hereditary disease, skin disorder, thyromegaly, phlebotomus, cystic breast disease, marseilles fever, cystic mastitis, kenya fever, pseudorubella, inflammatory disease, dispersing phase, meniere's disease, liver disease, autoimmune disorder, genetic abnormality, roseola infantilis, mucocutaneous lymph node syndrome, hereditary condition, ozaena, endemic disease, ozena, congenital disease, fibrocystic breast disease, disease of the neuromuscular junction, roseola infantum, inherited disorder, state of matter, industrial disease, milk sickness, pycnosis, exanthema subitum.
Diphase zıt anlamlı kelimeler, Diphase kelime anlamı
Wellness : Sıhhatli olma durumu. Sıhhat. Sağlık. İyi olma durumu. Sağlıklı olma. İyi durumda olma. Sağlıklı olma durumu. Sağlıklılık. İyilik. Güçlülük.
Dress : Giydirmek. Rendelemek. Hizalanmak. Süslemek. Pansuman yapmak (yaraya). Gece elbisesi giymek. Elbise. Temizlemek (tavuk veya balık vb'ni). Pansuman yapmak. Resmi giyinmek.

Bu kısımda Diphase kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Diphase ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Diphase anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Diphase ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.