Disassociate türkçesi Disassociate nedir

  • Bkz.dissociate.
  • Birbirinden ayırmak.
  • İletişimini kesmek.
  • Bağını koparmak.
  • Ayırmak.
  • Kesmek.
  • Bağlarını koparmak.

Disassociate ile ilgili cümleler

English: Vera had to disassociate herself from her former best friends, who got into drugs.
Turkish: Vera, uyuşturucu alan onun eski en iyi arkadaşlarından bağını kesmek zorunda kaldı.

Disassociate ingilizcede ne demek, Disassociate nerede nasıl kullanılır?

Disassociate oneself from : -den kendini ayırmak. -le ilişiğini kesmek.

Disassociated : Kesmek. Birbirinden ayırmak. Bağını koparmak. Bağlantısız. İletişimini kesmek. Bağlantısı kopmuş. Ayırmak.

Disassociates : Kesmek. Bağını koparmak. İletişimini kesmek. Ayırmak. Birbirinden ayırmak. Bağlarını koparmak.

Disassociating : Bağlarını koparmak. Kesmek. Ayırmak. Bağını koparmak. Birbirinden ayırmak. İletişimini kesmek.

Disassociation : Kopma. Ayırma. Ayrılma. Kendini ayırma. İlişiği kesme. Disasosiyasyon.

İngilizce Disassociate Türkçe anlamı, Disassociate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disassociate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break : Parçalanmak. Dalmak. Paydos. Kırılma. Patlamak. Bozmak. Parçalamak. Ara vermek. Kesme. Ağarmak.

Part : Ayrılmak. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Tarakla ayırmak. Taraf. Bölmek. Kısımlara ayırmak. Yan. Fasıl. Görev.

 

Break up : Dağılıp parçalanmak. Sona ermek. Üzmek. Sinirsel çöküntü yaşamak. Ufalamak. Yolları ayrılmak. İlişkiyi kesmek. Bitirmek. Bozulmak (nişan). Tatil olmak.

Allowing : Vermek. İzin verilen. Kabul etmek. Koyvermek. İndirim yapmak. Hesaba katmak. Fikrinde olmak. Düşünmek. İmkan vermek.

Appropriate : Tensip etmek. El koymak. Kendine ayırmak. Özelleştirmek. Mülk edinmek. Uygun. Sahipsiz birşeyi almak. Tahsis etmek. Tasarruf etmek. İç etmek.

Allow : Sağlamak. İtiraf etmek. İzin vermek. İmkan vermek. Hoş görmek. Bırakmak. Müsaade etmek. Fikrinde olmak. Göz önüne almak.

Belt up : Çenesini kapatmak. Sus. Emniyet kemerini takmak. Kes sesini.

Abandons : Vazgeçmek. Boşlamak. El etek çekmek. Viran hale getirmek. Terketmek. Bırakmak. Yüzüstü bırakmak. Terk etmek. Yarıda kesmek.

Cut the painter : İlgiyi kesmek. Yuvadan ayrılmak. İlişkiyi kesmek. Bağları koparmak. Ayrılmak. İpleri koparmak. İlişkisini bitirmek. İlişkiyi bitirmek. Arkadaşlığı bitirmek.

Disassociate synonyms : allocate to, disassociating, arrest, abstract, abridging, abstracts, amputate, assuages, disassociated, abridges, pull up stakes, disjoint, allocates, separate, tell apart, amputating, abridge, allows, barged, disconnect, disconnects, uncouple, abandon, allot, allots, allocating, block, appropriates, uncoupling, divorce, barge, amputates, allotting.

Disassociate ingilizce tanımı, definition of Disassociate

Disassociate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To disconnect from things associated. To dissociate. To disunite.