Discants türkçesi Discants nedir

  • Parça halinde şarkı söylemek.
  • Ahenkleştirmek.
  • En ince kadın veya çocuk sesi.
  • Şarkı söylemek.

Discants ingilizcede ne demek, Discants nerede nasıl kullanılır?

Discant : Şarkı söylemek. Ahenkleştirmek. En ince kadın veya çocuk sesi. Parça halinde şarkı söylemek.

Discal : Diskal.

Discalceate : Yalınayak.

Discalced : Yalınayak. Ayakları çıplak. Sandal giyen.

Discard : Gözden çıkarmak. Kurtulmak. Iskartaya çıkarmak. Ayırmak. Bir köşeye atmak. Kovmak. İhraç etmek. Boş kağıt oynamak. Atmak.

Discards : Atılanlar. Kurtulmak. Terketmek. Boş kağıt oynamak. Iskartaya çıkarmak. Ayırmak. Kağıt atmak. Iskartaya ayırmak. Bir köşeye atmak.

Discarding : İmha etme. Göz ardı etme. Atma. Iskartaya çıkartma.

Discard all : Tümünü at.

Discases : Soyunmak.

Discarded packet : Bozulan paket.

İngilizce Discants Türkçe anlamı, Discants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Descant : En yüksek sesle şarkı söylemek. Beste. Melodi. Hararetle okumak. Birkaç sesle okunan parçada en yüksek ses. En yüksek sesten şarkı söylemek. Nağme. En yüksek ses. Hararetli okuma.

Deep : Ciddi. Yoğun. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Dalgın. Aşırı. Karmaşık. Karışık. Derin. Karanlık.

 

Yonder : Öteye. Şurada. Şuraya. Ötedeki. Oradaki. Oraya. Orada. Şuradaki. Ötede.

Incant : Ton vermek. Ezberden okumak. Sayıp söylemek. Makamlı okumak. Anlatmak.

Ulterior : Uzaktaki. Gizli. İtiraf edilmemiş. Sonraki. Açığa vurulmamış. Ötedeki. Saklı. Öte yandaki.

Far : Ötedeki. Öbür. -den uzak. Uzağa. Çok fazla. (pek) çok. Aşırı. Bir hayli. İlerlemiş. Uzun.

Harmonize : Akord etmek. Ahenkli olmak. Uyum sağlamak. Düzen vermek. Bağdaştırmak. Uymak. Uyumlaştırmak. İmtizaç etmek. Uyumlu olmak.

Harmonise : Düzen vermek. Armonisini yapmak. (müzik terimi) ahenk yapma. Uzlaştırmak. Ahenk içinde çalmak. Uyum sağlamak. Uyuşmak. Birbirine uymak. Ahenk içinde şarkı söylemek. Uymak.

Reconcile : Uzlaştırmak. Razı etmek. Aralarını bulmak. Arabuluculuk etmek. Barıştırmak. Ara bulmak. Kiliseyi yeniden temizlemek. Uzlaşmak. Bağdaştırmak.

Discants synonyms : loosely knit, out of town, have a sing, remote, chanted, descants, distance, descanting, yon, harmonizes, long distance, reconciles, removed, faraway, incanting, chant, sang, descanted, sing a song, nonadjacent, discant, sings, far flung, extreme, chants, sing.

Discants zıt anlamlı kelimeler, Discants kelime anlamı

Close : Kadans. Sonuç. Son. Yakın. Yummak (göz). Kapatmak. Kapanmak. Avlu (okul, kilise). Göğüs göğüse kavga. Geçit.

Near : Yakında. Samimi. Yanında. Yaklaşmak. Yakın. Cimri. Teklifsiz. Soldaki (araba veya at). Yakınlaşmak. Sıkı.