Discases türkçesi Discases nedir

Discases ingilizcede ne demek, Discases nerede nasıl kullanılır?

Discase : Soyunmak.

Discased : Soyunmak.

Discal : Diskal.

Discalceate : Yalınayak.

Discalced : Ayakları çıplak. Sandal giyen. Yalınayak.

Discarding : Göz ardı etme. Atma. İmha etme. Iskartaya çıkartma.

Discarded packet : Bozulan paket.

Discarded : Reddedilmiş. Iskarta. Gereksiz. Atılan. Atılmış. İmha edilmiş. Göz ardı edilmiş.

Discards : Bir köşeye atmak. Ayırmak. Terketmek. Boş kağıt oynamak. Kurtulmak. Iskartaya çıkarmak. Atılanlar. Iskartaya ayırmak. Kağıt atmak.

Discard : Gözden çıkarmak. Kovmak. Kağıt atmak. Başından atmak. Atmak (çıkarmak gibi). Boş kağıt oynamak. Iskartaya ayırmak. İhraç etmek. Terketmek.

İngilizce Discases Türkçe anlamı, Discases eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discases ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Filariasis : Filaryaların neden olduğu enfeksiyonlar. Filaryozis. Filaryaz. Filana enfestasyonu. (tıp) filaria (parazit türü) tarafından sebep olunan hastalık.

Pyknosis : Piknoz. Çekirdek büzüşmesi. Kütleşme.

Goiter : Guatr. Guvatr. Sıraca. Tiroidin büyümesi. Cedre. Guşa. Tiroit bezinin tümör veya yangıya ilgili olmaksızın her türlü büyümesi ve bunun sonucu ortaya çıkan klinik hastalık tablosu, struma, tirosel.

 

Blackwater : İngiltere'de yerleşim yeri. İrlanda'da yerleşim yeri. Missouri eyaletinde şehir. Glokom. Karasu.

Deficiency disease : Vitaminsizlik hastalığı. Vitamin eksikliği rahatsızlığı. Gıda eksikliği hastalığı. Yetersiz beslenme sonucu rahatsızlık. Zafiyet.

Anthrax : Antraks. Şarbon hastalığı. Şirpençe. Tüm hayvan türlerinde görülen, insanlara da bulaşabilen, bacillus anthracis veya bu bakterinin sporları tarafından oluşturulan, septisemi ve ani ölümlerle, vücut deliklerinden koyu katran görünümünde kan sızması, kanın pıhtılaşma yetersizliği ve dalağın aşırı derecede büyümesiyle belirgin bulaşıcı ve insanlara da bulaşabilen ölümcül hastalık, paçavracı hastalığı, antraks, hlk. dalak, dalak büyümesi, iç ağrısı, karabohça, kara çıban, gece yanığı, kara kabarcık, talagu, çabuk öldüren ağu, çoban çıbanı. Şarbon. Karakabarcık.

Handle : Eline almak. Ellemek. Taşınabilir alıcıların elde sağlamca tutulabilmesi için altta bulunan çıkıntısı. Kullanmak. Başa çıkmak. Sıkıştırma milini çeviren kol. (meseleyi) ele almak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kıvırmak. Ele almak.

Strips : Striptiz yapmak. Soymak. Çıkarmak. Açmak. Sütünü iyice sağmak. Örtüsünü kaldırmak. Şeritler. Boşaltmak. Tahliye etmek. Kazımak.

Endemic : Belirli bir yere özgü hayvan. Yöresel hastalık. Yaygın. Yerel bitki örtüsü. Belirli bir yere özgü hastalık. Belirli bir topluluğa özgü hastalık. Endemik. Bir bölgeye özgü, yerel olan. belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen hastalık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sık görülen.

 

Discases synonyms : ozena, marseilles fever, skin disorder, endemic disease, phlebotomus, exanthema subitum, hereditary disease, pseudorubella, plant disease, liver disease, pycnosis, autoimmune disorder, respiratory illness, disease of the neuromuscular junction, roseola infantum, roseola infantilis, genetic abnormality, ozaena, thyromegaly, fibrocystic disease of the breast, hereditary condition, disease of the skin, boutonneuse fever, milk sickness, respiratory disease, onychosis, mucocutaneous lymph node syndrome, kenya fever, inherited disorder, fibrocystic breast disease, meniere's disease, cystic mastitis, congenital disease.

Discases zıt anlamlı kelimeler, Discases kelime anlamı

Wellness : Sağlıklı olma durumu. Sıhhatli olma durumu. Zindelik. İyilik. İyi durumda olma. Kuvvetlilik. Güçlülük. Sağlıklılık. İyi olma durumu. Sağlıklı olma.

Healthy : Sağlıklı. Sıhhatli. Sağlığa yarar. Büyük. Demir gibi. Sağlığa yararlı. Kuvvetli. Önemli. Yararlı. Esen.