Dischargers türkçesi Dischargers nedir

  • Kıvılcım siperi.
  • Ön depo.

Dischargers ingilizcede ne demek, Dischargers nerede nasıl kullanılır?

Discharger : Kıvılcım siperi. Ön depo.

Discharge a debt : Borç ödemek. Borcu ödemek. Tediye etmek.

Discharge bridge : Boşaltma köprüsü.

Discharge circuit : Boşalma devresi.

Discharge coefficient : Boşaltım katsayısı. Boşaltma katsayısı. Boşalım katsayısı. Deşarj katsayısı. Boşalma katsayısı. Verdi katsayısı.

Discharge pipe : Akıntı borusu. Boşaltma borusu. Taşma borusu. Atık borusu. Deşarj borusu. Boşaltım borusu. Tahliye borusu.

Discharge oneself : İçini boşaltmak. Yükünü atmak. Deşarj olmak.

Discharge papers : Terhis belgeleri. Tezkere.

Discharge hormones : Hormon salgılamak.

Discharge of mortgage : İpoteğin fekki. İpoteğin kaldırılması. Tutunun kaldırılması. Taşınmazı üzerinde tutu bulunan bir kimsenin borcunu ödemesi sonucunda, tapu kütüğüne, taşınmaz üzerindeki tutu sınırlamasının son bulduğunu belirten bir belirtkenin konması.

İngilizce Dischargers Türkçe anlamı, Dischargers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dischargers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Occurrence : Olay.

Eruption : Püskürme. Erupsiyon. Coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kabarma. Patlak verme. Magmanın, az ya da çok miktarda gazlarla yeryüzüne çıkması. Diş çıkması. Patlama. Yanardağ püskürmesi. Fışkırma.

 

Eject : Fışkırtmak. Çıkartmak. Uçaktan atlamak. Çıkarmak. Kovmak. Kapı dışarı etmek. Boşaltmak veya deşarj etmek. Fırlatmak. Defetmek. Dışarı atmak.

Detonation : Ateşleyici. Detonasyon. Vuruntu. İnfilak. Patlatma. Çok hızlı, düzensiz ve gürültülü bir kimyasal değişim sonucu ısı, ışık ve gazların çevreye yayılması. Ateşleme. Motor vuruntusu. Çok hızlı yanma.

Disperse : Yaymak. Kaçışmak. Saçmak. Gidermek. Dağıtmak. Yayılmak. Ayrılmak. Ayırmak. Dağılmak. Açılmak.

Happening : Vuku. Doğaçlama. Vaka. Vaki. Arız. Hadise. Olay. Olma. Olmak.

Force out : Dışarı çıkmaya zorlamak.

Electrical discharge : Elektrik boşalımı. Boşalma. Bir yoğunlaçta biriken elektrik yükünün bir dış devreye verilmesi. bir pilde biriken kimyasal erkenin elektrik erkesine dönüşmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektriksel boşalma.

Distribute : Türkümlere ayırmak. Sürmek (boya). Dağıtımını yapmak. Gruplara ayırmak. Tevzi etmek. Bölüştürmek. Dağıtmak. Vermek. Saçmak. Dağılmak.

Explosion : Parlama. Kudurma. Magmadaki gazların birdenbire yeğin gürültüyle patlaması. Patlama. Ateş alma. Bir yanardağın birden, çok yeğin ve çok yıkıcı biçimde etkinliğe geçmesi. Artış. Çok hızlı, düzensiz ve gürültülü bir kimyasal değişim sonucu ısı, ışık ve gazların çevreye yayılması. Galeyan. Yanardağ patlaması.

Dischargers synonyms : occurrent, natural event, volley, discharger, blowup, dot, squeeze out, play, spread, dust, squirt, volcanic eruption, scatter, sprinkle.

 

Dischargers zıt anlamlı kelimeler, Dischargers kelime anlamı

Gather : İltihaplanmak. Kazanmak. Dermek. Toparlanmak. Büzmek. Seçmek. Kendini toplamak. Biriktirmek. Toplamak. Bir araya getirmek.

Convict : Kabullendirmek. Suçlu bulmak. Suçlu çıkarmak. Yargılı. Suçunu ispat etmek. Suçlandırmak. Hükümlü. Mahkum. Hüküm giydirmek.