Occurrence türkçesi Occurrence nedir

Occurrence ile ilgili cümleler

English: This is a daily occurrence.
Turkish: Bu bir günlük olay.

Occurrence ingilizcede ne demek, Occurrence nerede nasıl kullanılır?

Occurrence frequency : Bilişimsel dilbilimde ve bilgi erişimde, bir sözcük, bir anahtar-sözcük ya da herhangi bir damga dizgisinin bir örüdeki geçiş sayısının, örüyü oluşturan benzer birimlerin toplam geçiş sayısına oranı. Geçiş sıklığı.

Co occurrence : Birlikte gerçekleşme. Eşdizimlilik. Birliktelik. Birlikte bulunma.

Common occurrence : Vaka-i adiye.

Occurrences : Kez sonra. Oluş. Olduktan sonra bitir. Olay. Olma. Çıkma.

Nonoccurrence : Olmama. Meydana gelmeme. Meydana gelmem. Vuku bulmama.

An error occurred : Yanlış hesaplama yapıldı. Hata oluştu. Bir yanlış yapıldı.

Errors occurred : Hatalar oluştu. Yanlış giden şey. Meydana gelen hatalar.

Reoccurrences : Yeniden meydana gelme. Yeniden olma.

Occurred : Görülmek. Cereyan etmek. Ortaya çıkmak. Olmak. Akla gelmek. Meydana gelmek. Çıkmak. Oluşmak.

Reoccurrence : Yeniden meydana gelme. Yeniden olma.

İngilizce Occurrence Türkçe anlamı, Occurrence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Occurrence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Avalanche : Dağdan aşağı hızla ve kontrolsüz inen kar ve buz kütlesi. Çığ sesi vermeye yarayan aygıt. bu, iki ayak arasına konulmuş, elle döndürülebilen, 69 cm. çapında, tahtadan yapılmış, sekizgen bir silindirdir. silindirin içine konulmuş tahta toplar döndükçe dağdan yuvarlanan çığ sesi elde edilir. Dağların yüksek ve dik yamaçlarında, kimi kez yüzeysel olarak, kimi kez de dipten sökülerek yamaç aşağı apansızın yuvarlanan ve giderek büyüyen kar kitlesi. Heyelan. Çığ saptırıcı yapılar. Çığ düşmek. Çığ. Çığ aygıtı.

 

Manna from heaven : Talih kuşu. Gökten gelen refah. Beklenmedik şans. İçerilmemiş teknolojik gelişme durumunda solow artığını açıklamak için kullanılan kavram. Beklenmedik zenginlik. Devlet kuşu. Devletkuşu. Gökten inen nur.

Supervention : Mevcut bir hastalığa ilaveten başka bir hastalığın meydana gelmesi.

Crash : İflas bayrağını çekmek. Düşmek (kaza sonucu). Sabahlamak. Gürültü etmek. Gürültüyle çarpmak. Gürültüyle düşmek. Sahnede çarpma sesi. Kırılma. Gürlemek. İflas etmek.

Gold rush : Altın akını. Devletkuşu. Beklenmedik zenginlik. Altına hücum. Talih kuşu. Beklenmedik şans. Gökten gelen refah. Devlet kuşu.

Bonanza : Bolluk. Zengin maden. Zengin. Refah. Beklenmedik zenginlik. Zengin maden yatağı. Beklenmedik kazanç. Çok karlı iş. Zengin maden damarı. Kazanç kaynağı.

Destiny : Alın yazısı. Kader. Yazı. Nasip. Çarkıfelek. Yazgı. Felek. Kısmet. Talih.

Conclusion : Yargı. Vargı. Ceza. Karar. Bir araştırma ve irdelemede elde edilen sonuç. Hüküm. Netice. Sonuç. Anlaşma. Sonuç bölümü.

Interruption : Kesiklik. Kesilme. Ara. Yarıda kesme. Sözünü kesme. Durgu. İnkıta. Durdurma. Kesinti.

 

Trouble : Bela. Problem. Zahmet vermek. Bulandırmak. Sorun. Zahmet etmek. Tedirgin etmek. Canını sıkmak. Üzmek. Dert etmek.

Occurrence synonyms : occurrent, recurrent event, periodic event, computer error, sympatry, allopatry, treat, reverse, setback, circumstance, motion, irruption, fortuity, boom, chance event, marvel, outbreak, affair, impinging, success, episode, natural event, thing, business, error, accompaniment, windfall, cases, convergence, one off, failure, burst, event.

Occurrence zıt anlamlı kelimeler, Occurrence kelime anlamı

Success : Sonuç. Başarı. Başarma. Sükse. Başarılı kimse. Başarım. Başarılı olan kimse. Başarılmış iş. Muvaffakiyet. Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü.

Disappearance : Gaiplik. Kaybolma. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının saptadığı bir konunun, alıcı durdurulup görüş alanından çıkarılarak çevirime devam edildiği durumlarda bu konunun birdenbire ortadan yitmiş görünmesine dayanan sinema hilesi. Ortadan kaybolma. Yok olma. Yitim. Yitimlik. Ortadan kalkma. Kayboluş.

Appearance : Şemail. Gösteriş. Dış görünüş. Olay. Dışyüz. Zuhur. Görünme. Kılık kıyafet. Kılık. Belirme.

Occurrence antonyms : allopatry, sympatry, ending, failure, beginning, absence.

Occurrence ingilizce tanımı, definition of Occurrence

Occurrence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A coming or happening. As, the occurence of a railway collision.