Occurrences türkçesi Occurrences nedir
Occurrences ingilizcede ne demek, Occurrences nerede nasıl kullanılır?
Reoccurrences : Yeniden olma. Yeniden meydana gelme.
Occurrence frequency : Bilişimsel dilbilimde ve bilgi erişimde, bir sözcük, bir anahtar-sözcük ya da herhangi bir damga dizgisinin bir örüdeki geçiş sayısının, örüyü oluşturan benzer birimlerin toplam geçiş sayısına oranı. Geçiş sıklığı.
Co occurrence : Birliktelik. Birlikte gerçekleşme. Birlikte bulunma. Eşdizimlilik.
Common occurrence : Vaka-i adiye.
Occurrence : Olay.
Errors occurred : Hatalar oluştu. Meydana gelen hatalar. Yanlış giden şey.
Reoccurrence : Yeniden meydana gelme. Yeniden olma.
An error occurred : Hata oluştu. Bir yanlış yapıldı. Yanlış hesaplama yapıldı.
Occurred : Meydana gelmek. Akla gelmek. Ortaya çıkmak. Olmak. Oluşmak. Cereyan etmek. Görülmek. Çıkmak.
Occurred to him : Anımsadı. Hatırladı. Aklına geldi.
İngilizce Occurrences Türkçe anlamı, Occurrences eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Occurrences ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contact : Bağlantı kurulan kimse. İle temasa geçmek. İrtibat. İki ayrı kültürel çevreye ilişkin halkbilim ürün ve olaylarının canlı ya da cansız taşıyıcılar yardımıyla karşı karşıya gelmeleri, bk. değini kuramı. İlişki kurmak. Değdirme. Temas kurmak. Değini. Temasa geçmek. Bir ya da birçok elektrik çevrimini bütünlemek için düzenlenmiş özel ulama yeri.
Marvel : Şaşmak. Harika. Mucize. Hayret. Hayret etmek. Şaşılacak şey. Olağanüstü şey. Garipsemek.
Gravy : Sos. Etin pişerken saldığı su. Beklenmedik şans. Salça. Yemek sosu. Et suyu. Talih kuşu. Açıktan para. Beklenmedik zenginlik. Gökten gelen refah.
Cantilever : Manivela. Destek. Dirsek. Konsol yapmak. Sundurma. Konsol. Dirsekli. Dirsekli bir kol.
Contingence : Şans. Temas. Bitişme. Olasılık. Değme.
Success : Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. Başarılmış iş. Başarılı kimse. Başarma. Başarım. Muvaffakiyet. Sonuç. Başarılı olan kimse. Başarı. Sükse.
Reverse : Yerlerini değiştirmek. Döndürmek. Geriye doğru döndürmek. Ters yönde dönmek. Tersine dönmek. Bozmak. İptal etmek. Tersyüz etmek. Ters yüz etmek. Geri gitmek.
Sound : Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. bir nesnenin titreşimlerinin havada dalgalar halinde işitme duyumuza etki yapmasıyla ortaya çıkan ses. Öttürmek. Söylemek. Sondalamak. Sağlam. Sağlıklı. Derine dalmak (balina). Oturaklı. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunun herhangi bir noktasındaki boğumlanması ile oluşan ve yayılarak kulakta, bir ünlü olarak veya bir ünlü ile birlikte algılanan titreşim: a, m, n, y, s.
Formation : Bir kayaç katman (litostratigrafi) birimi; belli bir ya da birkaç kayaç cinsinin egemen olması ya da yapılışında göze çarpan özelliğiyle, altından ve üstünden ayırt edilebilen oluşum. Türetme. Belli bir varlık kazanma, oluşma süreci. herhangi bir varlığın zamanla belli bir biçime ve yapı özelliğine kavuşması. kişinin belli bir eğitim sürecinde kazandığı niteliklerin tümüne verilen ad. Biçimlenme. Buzsul büyültmede oluşan temel yapının belirlediği biçime girme. Oluşum. Yapım. Biçimlenim. Düzen. Teşkil.
Apparitions : Görünme. Harry potter'da kişinin kendini bir yere teleport etmesi. Cilve. Tayf. Görüntü. Çıkıverme. Hayalet.
Occurrences synonyms : recurrent event, periodic event, sympatry, occurrent, allopatry, computer error, conclusion, flash, wonder, reversal, occasion, example, corbels, accompaniment, maturation, union, annotations, godsend, contingent, modification, outbreak, casus, fact, concomitant, incident, contingents, advents, affair, genesis, processions, covings, fate, outburst.
Occurrences zıt anlamlı kelimeler, Occurrences kelime anlamı
Success : Sonuç. Başarım. Başarılı olan kimse. Başarılmış iş. Sükse. Başarılı kimse. Başarı. Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. Muvaffakiyet. Başarma.
Disappearance : Kaybolma. Ortadan kalkma. Yalın veya ekler ile genişletilmiş olan kelimelerin ön, iç ve sonlarında bulunan seslerden birinin, çeşitli etkenlerle yitirilmesi olayı. bunlar ön ses düşmesi, iç ses düşmesi ve son ses düşmesi diye gruplandırılabilir: || ısıcak > sıcak, ısıtma > sıtma, uyukla- > yukla- «uyumak, uyuklamak», dirilik > dirlik, ilerile-> ilerle-, aşıla- > aşla-, oyuna- > oyna-; küçükcük > küçücük, yanakcık > yanacık, ufakcık > ufacık, ufakrak > ufarak, çabukcak > çabucak; oğulan > oğlan, çiftçi > çifçi, üstçavuş > üsçavuş, astteğmen > asteğmen, rastgele > rasgele, kelgen > gelen, kelgüçi > gelici vb. Gözden kayboluş. Gözden kaybolma. Yitimlik. Yok olma. Yitiklik. Ses düşmesi. Ortadan kaybolma.
Appearance : Gösteriş. Belirme. Görünüş. Ortaya çıkma. Görünüm. Görünme. Dışyüz. Dış görünüş. Şemail. Zuhur.
Occurrences antonyms : allopatry, sympatry, ending, failure, beginning, absence.

Bu kısımda Occurrences kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Occurrences ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Occurrences anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Occurrences ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.