Disconnected türkçesi Disconnected nedir

Disconnected ile ilgili cümleler

English: I called Tom, but his number's been disconnected.
Turkish: Tom'u aradım ama bağlantısı kesildi.

English: Reputations are volatile. Loyalties are fickle. Management teams are increasingly disconnected from their staff.
Turkish: Şöhretler gelip geçici. Sadakatler değişken. Yönetim ekipleri gittikçe elemanlarından daha kopuk.

English: We were disconnected.
Turkish: Biz ayrılmıştık.

Disconnected ingilizcede ne demek, Disconnected nerede nasıl kullanılır?

Disconnected call : Bağlantısı kesilmiş çağrı.

Disconnected set : Bağlantısız küme.

Disconnected space : Bağlantısız uzay.

Extremely disconnected set : Aşırı bağlantısız küme.

Be disconnected : İrtibatı kesilmek. İrtibat kesilmek.

Disconnectedness : Bağlantısız olma durumu. Kopukluk. Bağlı olmama durumu. Tutarsızlık. Kesiklik. Bağlantısızlık.

Disconnect network registry : Ağ kayıdı bağlantısını kes.

Disconnect a phone : Telefonu kesmek. Telefon bağlantısını kesmek.

End capture if disconnected : Bağlantı kesilirse yakalamayı sonlandır.

Disconnect network resources : Ağ kaynaklarından ayrıl.

 

İngilizce Disconnected Türkçe anlamı, Disconnected eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disconnected ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disengaged : Devreden çıkmış. Boşta. Bağlı değil. Boş. Serbest. Tutulmamış.

Halting : Aksayan. Tereddütlü. Kekeleyen. Aksak. Ara ara konuşan. Tereddüdlü. Topallayan. Duraksamalı. Duraksayan.

Adulterates : Yabancı madde katmak. Hileli. Saflığını bozmak. Hile katmak. Seyreltmek. Karıştırmak. Yabancı madde karıştırarak. İçine yabancı madde katmak. Bozmak.

Clipping : Kesilen şey. Haritalama. Kırkım. Terslik. Kırpılan şeyler. Kupür (gazete). Kırpıntı. Kupür. Kırpma.

Cutaway : Kesiğe sahip gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip gitar. Bonjur. Oyuk. Kesikli. Ceket. Caketatay. Üst perdelere daha rahat ulaşılabilmesi için gövde ile sapın birleştiği kısmın altına açılan oyuk.

Disjointed : Darmadağın. Tutarsız (söz). Parçalarına ayrılmış. Birleştiği yerden çıkmış. İpe sapa gelmez.

Elided : Yutmak. Atlamak. Çıkartılmış. Kısaltımış. Yuvarlamak. Telaffuz ederken atlanmış (harf veya hece).

Discrete : Kesikli. Göze çarpan. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Soyut. Belirli. Diskrit. Münferit. Ayrık. Farklı. Ayrı.

Interception : Ele geçirme. Kesme. Yolunu kesme. Dinleme. Tutma. Tevkif. Yakalama. Alıkoyma. Önleme. Engelleme.

Choppier : Çırpıntılı. Dalgalı. (rüzgar) değişken. Değişken. Durmadan yön değiştiren. İstikrarsız. (deniz) çırpıntılı. Yön değiştiren (rüzgar). Değişen.

Disconnected synonyms : desultory, diffusely, adulterated, nonaligned, amorphous, double minded, lowlifes, on hook, assorted, holdup, asunder, unjointed, dedicated, daggy, contradictory, disintegrated, bedraggled, befogged, choppy, broken off, broke, absconded, clarty, curdled, estoppage, adulterating, assigned, hewn, ruptured, vagabonded, left off, oppilation, abstracted.

 

Disconnected zıt anlamlı kelimeler, Disconnected kelime anlamı

Legato : Bağlı çalma. Legato. Birleşik. Akıcı (müzik terimi). Bağlı.

Coherent : Yapışıcı. Kolay anlaşılır. Tutarlı. Mantıklı. Kolayca anlaşılan. Koherent. Kararlı girişim örnekçesi oluşturmak için, girişen dalgaların kaynaklarında evre birliği sağlanmış olması. Ahenkli. İnsicamlı.