Discriminating power türkçesi Discriminating power nedir

  • Ayırma gücü.
  • Bir test maddesinin, kimi özellikleri bakımından kişiler arasında ayırım yapabilme niteliği.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Discriminating power ingilizcede ne demek, Discriminating power nerede nasıl kullanılır?

Discriminating : Seçici. Ayıran. Farkı görebilen. Ehil. Değişen. Ayrıcalık yapan. Ayırıcı. Ayırt eden. Fark eden. Fark gözeten.

Power : Yeti. Güçlülük. Kuvvet. Yetki. Bilgisayar, hukuk, fizik, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Güç sağlamak. Otorite. İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş. görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği. Hegemonya. Vekaletname.

Discriminating cinegoer : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema sanatını, kültürünü benimsemiş, sinemaya bundan dolayı bağlı olan izleyici. sinemayı bilerek seven izleyici. Sinemasever.

Discriminatingly : Ayrıcalık yaparak. Titizce. Ayırıcı bir biçimde. Ayrım yaparak. Seçici bir şekilde. Ayırıcı bir şekilde. Çözümsel bir şekilde. Analitik bir şekilde. Seçici bir biçimde.

A world power : Dünya çapında bir güç.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

 

İngilizce Discriminating power Türkçe anlamı, Discriminating power eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discriminating power ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Resolution : Dokunun iyileşmesi. Azim. Önerge. Ayırma duyarlılığı. Ara kararı. Patolojik bir sürecin şiddetinin azalması, hafiflemesi veya kısmen normale dönmesi. yangısal reaksiyonların şiddetinin yavaşlaması veya bir şişkinliğin kaybolması veya yumuşaması gibi. çözünürlük. Yasa tasarısı. Seçme gücü. Teklif. Çözüm.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

Academy : Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksek okul. Okul. Akademi. Medrese. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Yüksekokul. Bilim adamları topluluğu.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak. Yetiştirim. Ünsiyet. Ülfet.

 

A priori knowledge : A priyori bilgi. Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri. Başarı testi.

Achromatopsia : Renk körlüğü. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Akromatopsi.

Abulia : Abulya. İstenç yitimi. İstem yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Abuli. Kayıtsızlık. İrade kaybı. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İrade yitimi.

Discriminating power synonyms : abnormal child, ability group, academic year, academy of economic and commercial sciences, abstract reasoning, abstract intelligence, academic preparation.