Disorders türkçesi Disorders nedir

Disorders ile ilgili cümleler

English: That psychiatrist specialized in eating disorders.
Turkish: O psikiyatrist yeme bozuklukları konusunda uzmanlaşmış.

English: Some disorders can correct perfectly
Turkish: Bazı düzensizlikler mükemmel bir şekilde düzeltilebilr.

Disorders ingilizcede ne demek, Disorders nerede nasıl kullanılır?

Puerperal disorders : Puerperal bozukluklar. Doğum sonrası bozukluklar. Puerperal metritis, nekrotik vajinitis, metabolizma hastalıkları gibi doğumdan sonra görülen doğumla ilişkili bozukluklar, puerperal bozukluklar. Loğusalık rahatsızlıkları.

Affective disorder : Duygusal rahatsızlık. Duygusal düzensizlik.

Apostrophe deficit disorder : Apostrof kullanamama durumu. Apostrof açığı bozukluğu. Add.

Articulation disorder : Telaffuz bozukluğu. Çocuğun, anadilindeki bağımsız ve bileşik sesleri doğru, anlaşılır biçimde çıkaramayışı, genellikle sözcüklerin son seslerini söyleyemeyişi ya da güç sesler yerine kolayına gelen sesleri söylemesi. Seslendirme bozukluğu. Boğumlanma bozukluğu.

Bring disorder : Kargaşa yaratmak.

Create disorder : Karmakarışık etmek.

Conduct disorder : Tutum bozukluğu. Davranış bozukluğu. Tavır bozukluğu. Ruhsal çatışmalar sonucu ortaya çıkan, toplumsal yönden huzursuzluk yaratan ya da toplum kurallarını çiğneyen davranış uyumsuzluğu. Davranım bozukluğu.

 

Bring into disorder : Kargaşa yaratmak.

Brought into disorder : Kargaşa yaratmak.

Collagen footpat disorder : Taban yastığı kollajen bozukluğu. Alman kurt köpeklerinin eniklerinde taban yastıklarının zayıflığı, ülserleşmesi ve kollajen dejenerasyonu belirgin otozomal çekinik özellikte kalıtsal hastalık. kendiliğinden gerileyebileceği gibi 2-3 yıl sonra ölümcül böbrek amiloidozisi gelişebilir.

İngilizce Disorders Türkçe anlamı, Disorders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disorders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clamouring : Bağırıp çağırmak. Yaygara. Velvele. Çığlık. Gürültü etmek. Feryat. Haykırmak. Yaygara koparmak. Feryat etmek.

Malocclusion : Malokluzyon. Diş dizesi düzensizliği. Maloklüzyon. Dişlerin çapraz, önde veya geride olması durumu. sazan balığı ağzı diş yapısı (brachygnathia-üst dişler önde), turna balığı ağzı diş yapısı (prognathia-alt dişler önde). Alt ve üst çene arasındaki temas bozukluğu nedeniyle dişlerin kusurlu kapanışı. çene kapalı iken alt ve üst dişler çiğnemeyi etkileyecek biçimde birbirine temas edemez. Kapanış bozukluğu. Kusurlu kapanış.

Clamour : Yaygara koparmak. Gürültü etmek. Gürültü. Feryat. Velvele. Çığlık. Bağırıp çağırmak. Yaygara. Feryat etmek.

Learning disability : Öğrenme güçlüğü. Öğrenme özrü. Normal veya ortalama zeka üstü insanları etkileyen öğrenme veya okuma güçlüğü ile tanımlanan rahatsızlık (disleksi gibi).

 

Acholia : Kolestaz. Safra salgısının yapılamaması veya yokluğu. Safranın salgılanamaması. (gastroenteroloji)safra salgısının olmayışı. Akoli.

Bouleversement : Şiddetli huzursuzluk. Ciddi karmaşa. Kaos.

Anarchism : Anarşizm. Kural tanımazlık. Başsızlık. Birey üzerindeki her türlü zorlayıcı devlet örgütünü yadsıyan siyasal öğreti. Anarşizm yanlısı olma. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Kargaşacılık. Anarşi. Baştanımazlık.

Impacted tooth : Gömülmüş diş. Gömülü diş. Çene kemiğine kaynamış diş. (dişçilik) diş çukurunun içine gömülü diş.

Rat race : Post kavgası. Hayat mücadelesi. Hengame. İnsanların birbiriyle yarış içerisinde olduğu mücadele ortamı. Sert veya çetin mücadele. Anlamsız yarış. Koşuşturma. Sidik yarışı. Yaşam kavgası.

Cataclysms : Yerkabuğundaki ani ve aşırı değişme. Tufan. Felaket. Kıran. Afet. Yerkabuğunun ani değişmesi.

Disorders synonyms : psychological disorder, hematocolpometra, ailment, degenerative disorder, colpoxerosis, hematocolpos, immunological disorder, physiological condition, organic disorder, idiopathic disease, tropical sprue, idiopathic disorder, learning disorder, defect of speech, neurological disorder, abocclusion, dysaphia, physiological state, acute organic brain syndrome, olfactory impairment, dysosmia, haematocolpometra, glandular disorder, achylia gastrica, metabolic disorder, haematocolpos, acute brain disorder, fantods, perleche, bladder disorder, parosamia, sleep disorder, cholestasis.

Disorders zıt anlamlı kelimeler, Disorders kelime anlamı

Functional disorder : İşlevsel rahatsızlık. Etkili bir şekilde işleyememe veya davranamama. İşlevsel bozukluk.

Organized : Teşekküllü. Düzenli. Organize olmuş. Tertipli. Örgütlü. Market örgütlü piyasa. Düzenlenmiş. Organize. Kurulmuş. Teşkilatlı.

Disorders antonyms : organic disorder.