Disrober türkçesi Disrober nedir

  • Giysilerini çıkaran kimse.
  • Elbisesini çıkaran kişi.

Disrober ingilizcede ne demek, Disrober nerede nasıl kullanılır?

Disrobers : Giysilerini çıkaran kimse. Elbisesini çıkaran kişi.

Disrobe : Soyunmak. Soymak. Elbisesini çıkarmak. Giysisini çıkarmak. Resmi giysisini çıkarmak. Çıkarmak (resmi giysisini).

Disrobed : Çıkarmak (resmi giysisini). Elbisesini çıkarmak. Giysisini çıkarmak. Soymak. Soyunmak. Resmi giysisini çıkarmak.

Disrobes : Çıkarmak (resmi giysisini). Soymak. Giysisini çıkarmak. Elbisesini çıkarmak. Soyunmak. Resmi giysisini çıkarmak.

Disrobing : Örtüsünü kaldırma. Soyma (giysi vb). Ortaya çıkarma. Meydana çıkarma. Giysilerini çıkarma. Kaplamasını kaldırma. Kapağını sökme. Soyunmak. Soyunma.

Disregarded : İhmal etmek. Saymamak. Takmamak. Saygısızlık etmek. Aldırmamak. Önemsememek. İhmal edilen. Hiçe saymak. İhmal edilmiş.

Disroot : Yerinden çıkarmak. Kökünden sökmek.

Disregards : Takmamak. Önem vermemek. Iska geçmek. İtibar etmemek. Umursamamak. Aldırmamak. Saymamak. İhmal etmek. Riayet etmemek. Hiçe saymak.

Disregardful : Umursamaz. Saygısız. Aldırmaz.

Disraeli : Benjamin disraeli (1804-1881). Eski başbakan. İngiliz devlet adamı ve yazar.

İngilizce Disrober Türkçe anlamı, Disrober eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disrober ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Wise up : Bilmek. Haberi olmak. Haber vermek. Haberdar etmek.

Instantiate : Kanıt göstermek. Kanıt göstererek bir iddiada bulunmak. Örneklerle desteklemek. Somutlaştırmak. Kanıt sunmak. Örnek ile desteklemek. Delil göstererek bir iddiada bulunmak. Savunulan savı örnek vererek desteklemek. Değerleri olan bazı değişkenleri yerine koyarak daha spesifik bir şekilde tanımlı bir nesne üretmek (bilgisayar programlaması).

Ascertain : Doğrusunu öğrenmek. Soruşturmak. Saptamak. Tayin etmek. Meydana çıkarmak. Belirlemek. Aslını öğrenmek. Araştırmak. Anlamak. Öğrenmek.

Pick up : Radyoda duymak. İyileşmek. Arabaya almak. Elde etmek. Arabayla almak. Almak (bir yere gelip veya gidip birini). Hız kazanmak. Toparlamak. Tutuklamak. Toplamak.

Notice : İlan. Duyuru. Eleştirmek (kitap). Uyarı. Bildirme. İhtar. İhbarname. Süre (tanınan). Bildiri. Önemsemek.

Hear : Onaylamak. Yargılamak. Dava görmek. Duymak. İfadesini almak. Mektup almak. Öğrenmek. Dinlemek. Kulak vermek. Dikkatle dinlemek.

Catch : Kapmak. Tutuşmak. Tutunmak. Yetişmek. Sıkışmak. Top tutma. Carpmak. Aldatmaca. Baskın yapmak. Topu tutma.

Trip up : Hata yapmak. Çelme takmak. Yalanını yakalamak. Yanlış yapmak. Şaşırtmak. Ayağına çelme takmak. Hata yaptırmak. Çelme atmak. Yanıltmak. Ayağını çelmek.

Trace : İzlemek. Tasarlamak. Üzerine şeffaf bir kağıt koyup kopyasını çıkarmak. İzinden gitmek. Bulmak. İz sürmek. Ortaya çkmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. İzini sürmek. İz.

Learn : Öğrenmek.

Disrober synonyms : get the goods, get a line, get word, disrobers, spy, see, sense, observe, detect, witness, sight, get wind, find out, catch out, find.

 

Disrober zıt anlamlı kelimeler, Disrober kelime anlamı

Obey : Tanımak. Uymak. İtaat etmek. -e uymak. Biat etmek. Denileni yapmak. Sadakat göstermek. Riayet etmek. Söz dinlemek. Dinlemek.

Accept : Katlanmak. Normal karşılamak. Eyvallah demek. Hazmetmek. Kabullenmek. Kabul etmek. Evet demek. Onaylamak. Almak. Anlamak.

Keep quiet : Rahat durmak. Sessiz olmak. Sessiz kalmak. Susmak. Uslu durmak.

Disrober ingilizce tanımı, definition of Disrober

Disrober kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, disrobes.