Distillable türkçesi Distillable nedir

  • Damıtılabilir.
  • Yoğunlaşma ve buharlaşma yoluyla arıtılabilir.
  • Damıtmaya tabi tutulabilir.

Distillable ingilizcede ne demek, Distillable nerede nasıl kullanılır?

Distillate : Distile. Öz. İmbikten çekilmiş sıvı. Distilat. Damıtılmış sıvı. Damıtma ile elde edilen sıvı. Damıtık. Damıtılan.

Distillates : Öz. Damıtılmış sıvı. Damıtıklar.

Distillation : Taktir. Anafikir. Saflaştırma. Damıtma. Damıtık madde. Ham protein analiz yönteminin ikinci basamağı. bir sıvıyı önce buhar durumuna getirme ve daha sonra soğutarak yeniden sıvı haline getirerek temizleme. Damıtım. Öz. İmbikten çekme.

Distillation apparatus : Damıtma aygıtı.

Distillation column : Damıtma kolonu. Damıtma sütunu. Damıtma kulesi. Arıtma kulesi.

Cereals distillation concentrated solution : Hububat damıtma yoğunlaştırılmış çözünürleri. Bir hububat tanesi veya karışımının maya fermantasyonunda oluşan etil alkolün damıtma yoluyla alınmasından sonra ele geçen damıtma sulu kalıntısının ince fraksiyonunun, yarı katı duruma gelinceye kadar yoğunlaştırılmasıyla elde edilen bir yan ürün.

Dry distillation : Ayrışımlı damıtım. Kuru distilayon. Kuru damıtma. Organik maddelerin havasızlık ve sıcaklıkla ayrıştırılması veya parçalanması (kok kömür petrol ve gaz gibi ürünler ortaya çıkarır). Bitki ya da hayvan kökenli bir özdeği, kapalı bir kapta, ısıyla bozundurarak çıkan gaz ve sıvı ürünlerin toplanması.

 

Azeotropic distillation : Azeotrop damıtma. Eşkaynar damıtma. Azeotropik damıtma.

Fractional distillation : Fraksiyonlu distilasyon. Fraksiyonlu destilasyon. Tikel damıtım. Karışık bir sıvıyı, değişik kaynama noktalarında birkaç sıvıya ayırarak damıtma. Kesimli damıtma. Ayrımsal damıtma. Fraksiyonlu damıtma. Çok bileşenli bir karışımın her kaynama sıcaklığında ya da belli sıcaklık aralıklarında, değişik ürünlerin alınıp, ayrı ayrı toplanarak damıtılması. örn. yeryağından, benzin, gazyağı, yağyakıtlar vb. ayrı kesimler olarak elde edilmesi. Kademeli damıtma. Kaynama noktaları değişik sıvılardan oluşan bir karışımı uçunlaştırarak değişik birleşenlerini ayırma işlemi, anlamdaş ayırıcı damıtım.

Distillatory : Damıtmaya tabi tutan. Temizleyen. Yoğunlaşma ve buharlaşma yoluyla arıtan. Damıtan.

İngilizce Distillable Türkçe anlamı, Distillable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Distillable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Word : Kısa görüşme. İfade etmek. Mesaj. Bir veya birden çok heceli ses öbeklerinden oluşan, aynı dili konuşan kişiler arasında zihinde tek başına kullanıldığında somut veya soyut bir kavrama karşılık olan yahut da somut ve soyut kavramlar arasında geçici ilişkiler kurmaya yarayan dil birimi. somut kelime: ağaç, taş, kedi vb. soyut kelime: sevinç, üzüntü, kaygı, çalışkanlık vb. ilişki için: gibi, göre, dolayı, kadar, karşı, üzerinde vb. Laf. Belli bir amaç için bir birim olarak düşünülmesi uygun düşen bir damga dizgisi. Bilgisayar, bilişim, gramer alanlarında kullanılır. Kısa konuşma. Kelime. Bilgi.

 

Disyllable : İki heceli sözcük. İki heceli kelime. Çift hece.

Liquid : Moleküllerin bir birlerine göre devinim yapabildikleri, ancak tektürel yapışma kuvvetleri etkisiyle değişmeyen oylumu bulunduğu kabın biçimiyle sınırlanmış, özgün nitelikleri olan evre. Likit. Mayi. Sıvı madde. Seviye. Hemen paraya çevrilebilir. Akışkan. Akıcı. Berrak. Islak.

Fineable : Cezalandırılabilir. Bir ceza verilebilir. Süzülebilir.

Distillation : Damıtık madde. Ana fikir. İmbikten çekme. Anafikir. Damıtma. Taktir. Damıtım. Ham protein analiz yönteminin ikinci basamağı. bir sıvıyı önce buhar durumuna getirme ve daha sonra soğutarak yeniden sıvı haline getirerek temizleme. Saflaştırma.

Distillable ingilizce tanımı, definition of Distillable

Distillable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, alcohol is distillable. Capable of being distilled. Especially, capable of being distilled without chemical change or decomposition. Olive oil is not distillable.